YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/307
KARAR NO : 2023/341
KARAR TARİHİ : 31.01.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/265 E., 2021/2049 K.
DAVA TARİHİ : 30.10.2015
HÜKÜM : Davalının İstinaf Talebinin Reddine, Davacının İstinaf Talebinin Kısmen Kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun davalının istinaf talebinin reddine, davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle takibin devamına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın faaliyet konusunun kaba inşaat yapım işi olduğunu, taraflar arasında 01/04/2014 tarihli kaba inşaat taşeronluk sözleşmesi yapıldığını, müvekkilinin sözleşme gereği edimlerini eksiksiz ve zamanında yerine getirdiğini, yapılan işin bedelinin iş bu davanın konusu olduğunu, bu nedenle davalı aleyhine icra takibi yapıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz ettiğinden takibin durduğunu, itirazın iptalini, takibin devamını, borçlunun % 20’den
aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatı ödemesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sözleşme gereği hakediş usulü çalışmakta olduğundan dolayı ne kadarlık hakediş yaptığını sunması, bunun karşılığında ne kadar ödeme aldığını beyan etmesi ve alacağını ispatlamak durumunda olduğunu, davacı yanca talep üzerine Bakırköy 3.Asliye Ticaret Mahkemesinde 2014/109 D.İş nolu dosya ile alınan raporda, davacının yaptığı işler bedelinin 793.964,91 TL+KDV; taşeronun imalat hatalarının giderilme bedelinin 29.191,76 TL+KDV; davacı adına davalı tarafından yapıldığı iddia edilen mal ve hizmet bedelinin 81.777.21 TL+KDV; davacının gecikmiş prim borcu 32.956,49 TL olduğunun eksik tespit edildiği; müvekkilince davacıya 700.000,00 TL ödeme yapıldığını kalan miktardan imalat hataları ve müvekkilince davacı adına yapılan ödemeler düşüldüğünde müvekkilinin davacıya bir borcu olmadığının ortaya çıktığını belirterek, davanın reddini ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının yaptığı iş bedelinin ¨947.036,06 olduğu, davalı tarafın ödemelerinin toplamının ¨737.470,93 olduğu, buna göre, davacının 10/03/2015 takip tarihi itibarı ile alacağının 209.565,13 olduğu, davacının hesaplanan alacağı ile ilgili temerrüt faizi hesaplanabilmesi için öncelikli olarak teminat tutarının belirlenmesi gerektiği, sözleşme kapsamına göre hesaplanan hakediş tutarının %15’inin teminat olarak sayılması kalanının ise o ayın ikinci haftasının sonunda yapılacağının kararlaştırıldığı,dosya kapsamında herhangi bir ihtar ve davalının temerrüdüne ilişkin belge bulunmadığından faiz işletilemeyeceği, buna göre davacının işlemiş faiz alacağının 4.059,84 TL olduğu belirtilerek davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalının itirazının 209.565,13 TL asıl alacak ve 4.059,84 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 213.624,97 TL üzerinden kısmen iptaline ve takibin devamına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili, davalı tarafça 29.11.2018 tarihli istinaf dilekçesi ile gerekçeli kararı uyaptan 28.11.2018 tarihinde tebliğ aldıklarını ve bu tarihten itibaren süresi içerisinde gerekçeli istinaf dilekçelerini sunacaklarını belirttiğini; gerekçeli istinaf dilekçesinin 2 haftalık süresinden sonra gönderildiğinden davalı tarafın süresi içerisinde sunduğu 29.11.2018 tarihli istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılması ve 6100 sy kanunun 355. maddesi gereği 29.11.2018 tarihli istinaf
2
dilekçesinde hiç bir istinaf sebebi gösterilmemiş olmakla istinaf taleplerinin reddi gerektiğini, aksi kabulde 13.12.2018 tarihli dilekçede belirtilen istinaf sebeplerinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın reddedilen kısmının hatalı olduğunu; 2. ek raporda iş bedeli 914.379,31 TL + %18 KDV’si de ilave edildiğinde kesin hakedişin 1.078,967,58 TL olduğu tespitinin doğru olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi 2. ek raporunda 164.888,30 TL kesintiler toplamının kesin hakedişten düşüldüğünü, imalat hataları v.s hususlarda müvekkiline bildirim yapılmadığını; bu kesintilere konu işlerin yapıldığına dair
dosyada belge olmadığını, kesintilerin kesin hakedişten mahsup edilemeyeceğini, yapılan iş bedelinin hesaplanması gerektiğini, kesin hakediş 1.078.967,87 TL den davalı tarafından ödenen 737.470,93 TL düşüldüğünde davacı müvekkili firmanın takip tarihi itibariyle alacaklı olduğu tespit edilen 341.496,94 TL yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken 209.565,13 TL üzerinden kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, faiz işletilemeyeceği yönündeki tespitin ve mahkeme kabulünün hatalı olduğunu; taşeronluk sözleşmesinin 18. maddesi gereği 14.06.2014 tarihinde kesin hesap imzalandığı ve teminat kesintisi iadesi gerektiğinden doğrudan temerrüde düşüldüğünü, toplam 341.496,94 TL alacağa 15.06.2014- 31.12.2014 için %11,75; 31.12.2014 -10.03.2015 için % 10.5 faiz oranı üzerinden 29.057,97 TL işlemiş faizin söz konusu olduğunu, aksi durumda dahi, hakedişlerde KDV hariç tutardan %15 teminat kesintisi yapılıp kalan %85 ödemenin peşin olarak yapılacağı, hakedişlerin her ayın ilk haftası düzenleneceği, aynı ayın ikinci haftası içerisinde kontrol edilerek ödemesinin yapılacağını; bilirkişi raporunda ise KDV dahil kesin hakediş bedelinden %15 teminat hesaplanarak mahkemece bu rapora göre karar verildiğini; 341.496,94 TL’den 137.156,93 TL düşüldüğünde 204.340,01 TL için 15.06.2014- 31.12.2014 dönemi için %11,75, 31.12.2014 -10.03.2015 dönemi için % 10.5 faiz oranı üzerinden 17.387,29 TL işlemiş faiz hesaplanması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılarak; davanın kabulü ile takibin 341.496,65 TL asıl alacak üzerinden devamına, 15.06.2014 tarihinden itibaren 29.057,97 TL işlemiş temerrüt faizi yönünden takibin devamına, bu mümkün değil ise 17.387,29 TL işlemiş temerrüt faizi yönünden takibin devamına, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı vekili; bilirkişi heyetince hazırlanan raporda tüm verilerin ve hesaplamaların Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/109 D.İş sayılı dosyaya ait olduğunu; bu dosyada, davacı yanın iddiaları ve tüm değerlendirmeler ışığında hesaplanan 793.964,91 TL kesin hak ediş bedeline KDV eklenmek sureti ile belirlenen rakam ile hem mahkeme hem de değişik iş dosyası ile 111.806,62 TL kesintiler toplamının müvekkili şirketçe hak edileceğinin belirlendiğini; yapılan bu tespit ile karar oluşturulması ve reddedilen kısım üzerinden kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini; davacının müvekkili ile kendisi arasında imzalanan vekalet sözleşmesi uyarınca dava değerinin %10’u üzerinden avukatlık ücreti tahsili talebine kararda yer verilmemesi ve bu talebin harcının tamamlattırılmamasının bozmayı gerektirdiğini belirterek, mahkemece kısmen kabul kararı verilen davanın asıl alacak, işlemiş faiz ve faiz oranı, yargılama masrafları ve vekalet ücreti açısından istinaf başvurusunun kabulüne; aksi kanaatte ise, davacı yanın D. İş sayılı dosyada tespit edilen raporlar da dikkate alınarak kötü niyetli olduğunun kabulü ile reddedilen bedel üzerinden %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan kesin hesap sonucunda davacının 10/03/2015 takip tarihi itibarı ile alacağının 1.078.967,87 TL- 131.931,81 TL= 947.036,06 TL- 737.470,93 TL= 209.565,13 TL olduğu, davacının 17/06/2014 tarihli ihtarname ile davalıyı 19/06/2014 tarihinde temerrüde düşürdüğünden davacının bu tarihten takip tarihine kadar olan 264 gün için alacağa
3
%10.50 oranında avans faizi talep edebileceği, yapılan hesaplama sonucu bu miktarın 209.565,13 TLx 10.50/100 x 264/360 = 16.136,52 TL olduğu anlaşıldığından 209.565,13 TL alacak üzerinden hüküm kurulmasının yerinde olduğu, ancak faiz konusunda temerrüt tarihi yanlış belirlenmek sureti ile faiz hesaplanmasının yerinde olmadığı, dava konusu alacak eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, bilirkişi incelemesi sonucu belirlendiği, likit ve hesaplanabilir olmadığından icra inkar tazminatı şartları bulunmadığından davacının inkar tazminatı talebinin; davacının reddedilen kısım için takibinde haksız
olmakla birlikte kötüniyetli olduğu ayrıca ve açıkça kanıtlanamadığından davalı yanın kötü niyet tazminatı talebinin de reddine karar verilmesi gerektiği, davacı vekilinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 23.maddesine dayalı talebinin yerinde olmadığı gibi bu talebin dava değerine ilave edilemiyeceği ve bu miktar üzerinden harç alınamayacağından davalı vekilinin bu konudaki istinaf talebi yerinde görülmediği belirtilerek davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne, yerel mahkeme kararının HMK’nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak; davanın kısmen kabulü ile itirazın 209.565,13 TL asıl alacak ve 16.136,52 TL üzerinden iptali ile, takibin bu miktar için aynı koşullarda devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine; davacının icra inkar tazminatı ve davalının kötü niyet tazminatı taleplerinin koşulları oluşmadığından reddine dair yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar
verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili;164.888,30 TL kesintiler toplamının kesin hakedişten düşüldüğünü; imalat hataları v.s hususlarda müvekkiline bildirim yapılmadığını; bu kesintilere konu işlerin yapıldığına dair dosyada belge olmadığını; kesintilerin kesin hakedişten mahsup edilemeyeceğini, davalının 15.06.2014 tarihinden itibaren temerrüde düştüğünü, bu tarihten itibaren temerrüt faizi işletilmesi gerekirken istinaf mahkemesi kararında 19.06.2014 tarihinden itibaren faiz işletilmesi yönündeki kabulün hatalı olduğunu, mahkeme kabulüne göre karşı yan vekalet ücretine fazla hükmedildiğini,asgari avukatlık ücret tarifesinin 13/3. maddesi hükmüne göre lehlerine belirlenen 24.249,12 TL vekalet ücretini geçer şekilde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
2.Davalı vekili, davacı yanca Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/109 değişik iş sayılı tespit raporu 28.10.2014 tarihinde yani, davadan ve icra takibinden çok daha önce alındığını, buna rağmen raporda belirtilen tutarın 2 katından fazla miktarla takip başlatıldığını, davacının kötü niyetli olduğunu belirterek kötü niyet tazminatının kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili için girişilen icra takibine itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatının tahsili istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununın 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci
4
maddeleri, 6098 sayılı TBK’nın 470-486. maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.1Eser sözleşmelerinde, kural olarak yapılan işin miktar ve değerini ispat yükü yüklenicide, iş bedelinin ödendiğini ispat yükü ise iş sahibindedir. Bir başka deyişle yüklenici yaptığı işin tutarını, iş sahibi de iş bedelini ödediğini kanıtlamak zorundadır. Somut olayda davacı taraf, işin yapılıp teslim edildiğini, bakiye iş bedelinin ödenmediğini ileri sürmüş, davalı ise işin eksik yapıldığını, bedelin ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Taraflar arasında işin miktarı ve bedeli hususunda uyuşmazlık bulunduğundan mahkemece bilirkişi raporu alınarak iş bedeli belirlenmiş, iş bedelinden imalat hataları ve davalının davacı adına yaptığı ödemeler düşülerek asıl alacak belirlenmiştir. Davacı her ne kadar sözleşmenin 17. maddesi gereği imalat hatalarının taraflarına bildirilmediğini bu nedenle iş bedelinden düşülemeyeceğini beyan etmişse de anılan sözleşmenin hükmü, imalat hataların ödenmeyeceğine ilişkin olmayıp cezai şart düzenlemesi niteliğindedir. Bu nedenle iş bedelinden imalat hataları bedelinin düşülmesi yerinde olmuştur.
2.2.Yine temerrüt tarihi ve vekalet ücreti hesaplanması hususundaki itirazlar değerlendirildiğinde, davacının 17/06/2014 tarihli ihtarname ile davalıyı 19/06/2014 tarihinde temerrüde düşürdüğü anlaşılmakla, vekalet ücreti hesaplamasında bir yanlışlık görülmediğinden davacının buna ilişkin temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
2.3.Davalı vekilinin kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğine yönelik temyiz itirazlarına gelince, davacının icra takibinde kötü niyetli olduğu ispatlanamadığı, bu nedenle bu talebin reddine ilişkin karar yerinde olmuştur.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
31.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.