YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/321
KARAR NO : 2023/340
KARAR TARİHİ : 31.01.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/167 E., 2021/2000 K.
DAVA TARİHİ : 18.04.2014
HÜKÜM : İstinaf Talebinin Kısmen Kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun istinaf talebinin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın istinaf talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında Büyükçekmece 6. Noterliği’nin 21/12/2010 tarih ve 61513 yevmiye sayılı düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşmeden önce taraflar arasında 26/05/2010 tarihinde ön sözleşme yapıldığını, ön sözleşmede davacının hissedarı olduğu taşınmaz üzerine davalı yüklenici tarafından inşaat yapılıp,
1
davacıya 4 adet bağımsız bölüm verilmesi ve geri kalan bağımsız bölümlerin de davalıya kalması hususunun kararlaştırıldığını, davacı müvekkilinin dairelerinin yüz ölçümünün brüt 100m², net 83,70m² olacağının bunun karşılığında davacının davalıya 60.000,00 TL ödeme yapacağının ön sözleşmede düzenlendiğini, akabinde noterde düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesinde de müvekkiline B Blokta 4 daire verilmesinin, inşaatın %30 ile %70 olacak şekilde paylaştırılmasının kabul ve taahhüt edildiğini, ancak davalı yüklenicinin sözleşme gereğince üstlendiği edimlerini yerine getirmediğini, ön sözleşme gereğince davacı müvekkili tarafından davalıya verilmesi kararlaştırılan 60.000,00 TL’ nin 30.000,00 TL’ sinin inşaatın başlangıç aşamasında ödenmesine rağmen davalı yanca müvekkiline düşen dairelerin m2’lerinin belirlenen yüz ölçümünden küçük yapıldığını, taraflarınca Büyükçekmece 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2013/150 D.iş sayılı dosyasından yaptırılan tespit akabinde dosyaya sunulan bilirkişi raporunda müvekkiline düşen dairelerin yüzölçümünün net 71,83 m² olduğunun tespit edildiğini, mimari proje, kat irtifak planları ve fiili duruma göre binada fazla daire yapıldığını, fazla yapılan dairelerden müvekkiline %30 oranında pay verilmesi gerektiğini, ayrıca ticari alanların davalı tarafından sahiplenildiğini, bu durumun sözleşmeye aykırı olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, sözleşme gereğince müvekkiline verilen dairelerin m²’lerinin kararlaştırılan m²’den küçük olarak inşa edilmesi ve inşaat alanının artmasına rağmen müvekkiline %30 pay verilmemesi nedeniyle ıslah ile artırılan 265.882,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımına uğradığını, müvekkilinin sözleşme gereğince üstlendiği edimlerini süresinde yerine getirdiğini, sözleşme kapsamında davacıya verilmesi kararlaştırılan dairelerin verildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflarca sunulan ön sözleşme sonrasında noterde yapılan sözleşmenin geçerli olduğunun kabulünün gerektiği, sözleşme gereğince de fazla yapılan %30 inşaat alanından davacıya pay verilmesi gerektiği, inşaat artışı sonucunda davacıya verilen daireler ile %30′ luk oran arasında 95,23m² fark olduğu, bu durumda davalı yüklenicinin noterde yapılan sözleşme uyarınca aradaki farkı davacıya ödemesi gerektiği belirtilerek davanın kabulü ile 265.882,00 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili; geçerli olan düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre, edimlerde herhangi bir eksiklik bulunmadığını, sözleşme taahhütlerinin eksiksiz yerine getirildiğini, davacının da bu nedenle itirazi kayıtsız olarak taşınmazdaki paylarını devrettiğini, arsa payı karşılığı dairelerini de itirazsız teslim aldığını, müvekkili yüklenici tarafından sözleşmeye uygun şekilde ifa tamamlanmış olduğundan KKİS’nin 6. maddesine göre davacı tarafından taşınma devirlerinin tamamlandığını, sözleşmenin ifa ile sona erdiğini, davacının bu süre içerisinde herhangi bir itirazda bulunmadığını, sözleşme ifa ile sona erdiğinden sözleşmeye aykırı bir durum bulunmadığını, tüm bunlara rağmen davacının, davalıya ödemesi gereken 60.000,00 TLnin 30.000 TL’ sini halen
2
ödemediğini, taşınmazın yapı ruhsatının alınmasından itibaren imar mevzuatında lehe değişiklik olmadığını, ilave inşaat yapılmadığını, emsal artışı olmadığını ve ticari alan inşa edilmediğini, bu nedenle sözleşmenin 11.3 maddesinde yer alan %70 payın davalı yükleniciye, %30 payın davacı arsa sahibine ait olacağına ilişkin hükmün uygulanmasının mümkün olmadığını, dosyada yer alan bilirkişi raporlarında yer alan hesaplama ve ölçümler arasında büyük farklar olup bilirkişi raporları arasındaki çelişkiler giderilmeden karar verildiğini, taşınmazda inşaat artışı mevcut olmamasına ve söz konusu taşınmaza ait imar ve inşaat planlarının değişmemesine rağmen bilirkişi tarafından inşaat alanının arttırıldığı gerekçesiyle hesaplama yapıldığını,bilirkişi tarafından inşaat alanının arttırıldığına yönelik beyanda bulunulmuş ise de bu artışın nasıl ve ne şekilde yapıldığına değinilmediğini, söz konusu taşınmazda inşaat artışı yapılmadığını, inşaat ya da emsal artışı olsa idi bu durumda Belediye tarafından gerekli izinler ve yapı ruhsatının alınamayacağını ya da Belediyeye artışa ilişkin harç ödemesi yapılması gerekeceğini, ayrıca belediye tarafından yapılan ölçümlerde brüt ve net hesabının farklı yapıldığını, dosyadaki mevcut farkların sebebinin bu olduğunu, bu sebeple yapılan hatalı hesaplama neticesinde davacı tarafa eksik pay verildiği kanaatine ulaşıldığını, bu durumun kabulünün mümkün olmadığını, mahkeme tarafından bu hatalı hesaplamanın kabul edilerek hüküm kurulduğundan bahisle, İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, taraflar arasında yapılan adi yazılı sözleşme geçerli ise de; daha sonra taraf iradelerinin birleşmesi ile Noterde düzenleme şeklinde yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile adi yazılı sözleşmenin revize edildiğinin anlaşıldığı bu nedenle, somut uyuşmazlığın taraflar arasında resmi şekilde düzenlenen kat karşılığı inşaat sözlemesi esas alınarak çözümlenmesi gerektiği, mahkemece resmi sözleşme gereğince inşaat artışı sonucunda davacıya verilen daireler ile %30′ luk oran arasında 95,23m² fark olduğu, bu durumda davalı yüklenicinin aradaki farkı davacıya ödemesi gerektiği gerekçesiyle, 265.882,00 TL nin davalıdan tahsiline karar verilmesinin isabetli olduğu, ancak, davacı yanca dosyaya sunulan 17/07/2018 tarihli ıslah dilekçesinde; dava dilekçesindeki 20.000,00 TL tazminat taleplerinin 265.882,00 TL olarak arttırıldığı, 20.000,00 TL’ nin dava tarihinden, bakiye 245.882,00 TL nin ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili talep edildiği halde, mahkemece hatalı olarak 265.882,00 TL’nin tümünün dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline şeklinde hüküm altına alınmasının, talep aşımı mahiyetinde olup, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26. maddesine aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile yerel mahkeme kararının HMK’nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak davanın kabulü ile 265.882,00 TL’ nin 20.000,00 TL’ sinin dava tarihinden itibaren, bakiye kısmın ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair yeniden esas hakkında karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
3
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık taraflar arasında imzalanan varlığı inkar edilmeyen iki adet sözleşmeden hangisinin esas alınması gerektiği, buna göre davacının sözleşmeden kaynaklı tazminat talebinde bulunup bulunamayacağı hususundadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı TBK’nın 470-486. maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.1.Dava, davacı arsa sahibi ile yüklenici davalı arasında yapılan taşınmaz satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca yapılması gereken inşaatların davacıya paylaşıma uyulmayarak eksik m2 verildiği iddiasıyla tazminat istemine ilişkindir.
2.2.Taraflar arasında noterde yapılan 61513 yevmiye sayılı sözleşmede, inşaatın %30 davacıya, %70 yükleniciye ait olacağı, B Blok havuza bakan bölümde 5. Kat 39, 6. Kat 46, 7. Kat 53 ve 8. Kat 60 no.lu dairelerin arsa sahibine verileceğinin kararlaştırıldığı, imar değişikliği dolayısıyla artış ya da ticari alan inşa edilmesi halinde yine %30’unun davacıya verileceğinin kararlaştırıldığı görülmüştür.
2.3.Dosya kapsamında bulunan 11.05.2018 tarihli raporda, davalının sözleşmeye uygun olarak inşaat yapıp teslimat yapması gerektiği, ancak dairelerin küçük yapıldığı, ön sözleşmede 83,70m² net alan taahhüt edildiği, gerçekte bu miktara ulaşılmadığı, toplam verilmesi gereken net daire büyüklüklerinin 334,80m² olması gerekirken 271,04m² olarak verildiği, arada 63,76m²’lik eksik net inşaat alanı farkı olduğu, inşaat alanı üzerinden yapılan oranlamaya göre ise 95,23m² eksiklik bulunduğu, dava tarihi itibarıyla inşaat metrekare birim fiyatının 2.792,00 TL olduğu, çarpıldığında 265.882,00 TL bedel çıkacağı belirtilmiştir.
2.4. Bu durumda, taraflar arasındaki sözleşmenin 2.1. ve 11.3. maddeleri gereği mahkemece taraflar arasındaki paylaşıma uygun olarak eksik m2 bedelinin tespit edilerek davacıya ödenmesi yerinde olup, karara dayanak yapılan bilirkişi raporunun m2 miktarı ve birim fiyatı hesaplanmasında bir yanlışlık görülmemiştir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
4
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı harcın temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
31/01/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.