Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/322 E. 2023/228 K. 24.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/322
KARAR NO : 2023/228
KARAR TARİHİ : 24.01.2023

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/756 E., 2021/1071 K.
DAVACILAR : 1- … vekili Avukat … ve diğer 13 davacı
İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/53 E., 2021/54 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar …, …, …, …, …, …, … vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar …, …, …, …, …, … vekilleri ile davalı … Bankası Anonim Şirketi vekilleri tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalı … Bankası Anonim Şirketi vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.01.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde duruşmalı temyiz talebinde bulunan … Bankası A.Ş. vekili Avukat … ile temyiz talebinde bulunan davalılar …, …, … vekilleri Avukat … ile davalılar …, …, … vekilleri Avukat … …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 10:24’te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi Melek Kaya’dan intikal eden taşınmaz hakkında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapılması için ilk olarak dava dışı Geredeli İnşaat firması ile anlaşma yapıldığını, mirasçı sayısının fazla olması nedeniyle sürecin çokça zahmetli yürütüldüğünü ve taşınmazın yükleniciye tapuda devredildiğini, aradan geçen 3 yıl zarfında inşaata başlanılamayınca sözleşme feshedilerek zahmetli süreci yeniden yaşamamak adına taşınmazın tüm hak sahiplerini tescilen mirasçılardan davacı … adına iade edildiğini, akabinde … ile davalı yüklenici şirket arasında yine tüm mirasçıları temsilen 15.12.2009 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ile 20.03.2013 tarihli tadil sözleşmesi imzalandığını, davacıların sözleşme ile kendilerine bırakılan bağımsız bölümleri 2012 yılında fiilen teslim aldıkları halde tapu devirlerinin yapılmadığını, aradan geçen uzun zaman zarfında taşınmazların üçüncü kişilere devredildiklerini ve bazılarının tapu kaydına ipotek konulmuş olduğunu öğrendiklerini ileri sürerek, sözleşme gereği davacı arsa sahiplerine bırakılan bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının iptali ile tüm takyidatlarından ari şekilde davacılar adına tescillerini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar …, … ve … vekilleri cevap dilekçesinde; davanın zorunlu arabuluculuğa başvurulmadan açıldığını, dava konusu taşınmazları muvazaalı olarak satın almadıklarını, kazanımlarının iyiniyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalılar …, …, … ve … vekilleri cevap dilekçesinde; yükleniciye devrin inançlı işlemle gerçekleştiğini, bu sebeple taşınmazın mülkiyetinin yüklenici firmaya geçtiğini, firmanın sonradan yapacağı devirlerin geçerliliğini koruduğunu, kazanımlarının iyiniyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalı… A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davalı bankanın arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine taraf olmadığını, sözleşmenin ancak tarafları hakkında hak ve borç doğuracağını, ipotek tarihinde tapu kaydında herhangi bir takyidat da bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı yüklenici şirket ile diğer davalı gerçek kişiler arasında yapılan satım sözleşmelerinin muvazaalı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar …, … ve … vekili, davalılar …, …, … ve … vekili, davalı… A.Ş. vekili ve davalı … istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalılar …, … ve … vekili; iktisaplarının tapu siciline güvenerek ve iyiniyetli olduğunu, hüküm ile mülkiyet haklarının ihlal edildiğini, 10 yıl boyunca tapuya herhangi bir şerh işletmeyen davacıların kötüniyetli olduklarını, davalıları açıkça aldatmış olan yüklenicinin beyanlarına itibar edilemeyeceğini, arsa sahipleri ile yüklenici arasında ihtilaf bulunduğunu bilemeyeceklerini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

Davalılar …, … ve … vekili; muvazaa iddialarının doğru olmadığını, taşınmaz inançlı işlemle devredildiğinden sonraki devirlerin de geçerli olduğunu, kazanımlarının iyiniyetli olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

Davalı… A.Ş. vekili; … dışındaki davacıların aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, tüm devirlerin satış suretiyle yapıldığını, tapuda arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi şerhi bulunmadığını, iyiniyetli tesis edilen ipoteğin korunması gerektiğini, aleyhe yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

Davalı …; bağımsız bölümü konut kredisi kullanarak ve iyiniyetle iktisap ettiğini, arsa sahipleri ile yüklenici arasında ihtilafın tarafı olmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı yüklenicinin gerçek kişi olan davalılara, piyasaya olan borçlarını karşılamak üzere teminat olarak ve aralarındaki ticari ilişkiler ile akrabalık bağına güvenerek bağımsız bölümleri devrettiği, satış sözleşmelerinin muvazaalı olduğu, davalı bankanın ise basiretli bir tacir olarak davranması ve aleyhine ipotek konulacak taşınmazın gerçekte kime ait olduğunu araştırması gerektiği, tapudan ve mahallinde yapılacak basit bir araştırma ile durumun tespit edilebileceği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar …, … ve … vekili, davalılar …, …, … ve … vekili, davalı… A.Ş. vekili ve davalı … temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalılar …, … ve … vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

Davalı… A.Ş. vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

Davalılar …, … ve … vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

Davalı …; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelere ek olarak aleyhe harç takdirinin usul ve yasaya aykırı olduğu ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil ile takyidatların terkini istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 31. maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 18/2. maddesi.

3. Değerlendirme

1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre birkısım davalılar vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2-492 sayılı Harçlar Kanunun 2. maddesinde ifade edilen (1) sayılı tarife “Yargı Harçları“ dır. Tarifede, yargı harçları, “ Mahkeme Harçları “ üst başlığı ile, 1- Başvurma harcı, 2- Celse harcı, 3-Karar ve ilam harcı olarak, karar ve ilam harcı ise nisbi ve maktu harç olarak ayrı ayrı düzenlenmiştir. Başvurma harcı bölümünde, alınması gereken harç tutarları, derece ve yüksek mahkemeler ayrı ayrı belirtilerek, karar ve ilam harcı kısmındaki maktu harç bölümünde ise yine derece ve yüksek mahkemeler ayrı ayrı gösterilmiştir. Karar ve ilam harçlarından nispi harç bölümünde, “a” bendinde, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden şeklindeki genel açıklamadan sonra, özellik arz eden uyuşmazlıklardaki harç oranlarına yer verilmiş, “e” bendinde “…Yukarıdaki nispetler Bölge Adliye Mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemeleri, Danıştay, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi ve Yargıtay’ın tasdik veya işin esasının hüküm altına aldığı kararlar için de aynen uygulanır“ hükmüne yer verilmiştir. Söz konusu bu düzenleme kapsamında, davalı taraftan, Bölge Adliye Mahkemesine başvurusu halinde, Harçlar Kanunu düzenlemesi kapsamında, nispi harca tabi davalarda, bu nispette harç alınması gerektiği kabul edilerek bu nispetler üzerinden harç alınmakta, işlemler yapılarak, hüküm tesis edilmektedir.

HMK’nın sekizinci kısmında “Kanun Yolları“ düzenlenmiş, birinci bölümde “İstinaf“ kanun yoluna yer verilmiştir. Yasanın 341. maddesinde ise istinaf yoluna başvurulabilen kararlar belirtilmiştir. 344. maddede, istinaf dilekçesi verilirken, istinaf kanun yoluna başvuru için gerekli harçlar ve tebliğ giderleri de dahil olmak üzere tüm giderlerin ödeneceğine yer verilmiştir. Ne şekilde ve hangi oranda harcın alınması gerektiği, 492 sayılı Harçlar Kanun’una bağlı tarife gereğince tespit edilecektir. 5235 sayılı “Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun” 3. maddesinde “Adli yargı ikinci derece mahkemeleri, bölge adliye mahkemeleridir“ düzenlemesine yer verilmiştir.

Yukarıda ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere, tarifenin 1/e bendinde, işin esasının hüküm altına aldığı kararlar için de aynen uygulanacağı şeklindeki kararlardan anlaşılması gerekenin, kararın ilk derece mahkemesi yerine geçilerek vermesi ve icra kabiliyeti söz konusu olan kararlardan oluşması olduğunun kabulü isabetli olacaktır. Çünkü buna dair hüküm verilmeden önce, ilk derece mahkeme kararı kaldırılmakta ve sonuç olarak ikinci derece mahkemesi olarak verilen yeni bir hüküm oluşmaktadır. İlk Derece Mahkeme kararlarına dair istinaf başvurusunun esastan ret kararları icra edilebilir karar niteliğinde değildir. Burada halen ilk derece mahkemesi kararının geçerliliği devam etmektedir.
İstinaf başvurusunun reddine ilişkin karar temyiz incelemesi olmadığı için onama kararı da değildir. (Pekcanıtez -Atalay – Özekes sh.583, Konuralp, Uluslarası Toplantı sh.260,100 soruda istinaf ve temyiz sh 99) Bölge Adliye Mahkemesinde, istinaf başvurusunun esastan reddinde, işin esası hakkında yeni bir karar verilmemektedir.

Açıklanan nedenlerle ve özellikle Harçlar Kanunu ile bağlı tarife hükümleri, 5235 sayılı Kanun ve ilgili tüm yasal mevzuat kapsamında, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında karar verilmedikçe Bölge Adliye Mahkemelerinde nispi değil maktu karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden, bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1-Birkısım davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2-Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 18.11.2021 tarih, 2021/756 Esas ve 2021/1071 Karar sayılı kararının hüküm fıkrasının 2. bendinin karar metninden çıkarılmasına, yerine 2. bent olarak;

İstinaf kanun yoluna başvuran davalı … tarafından yatırılması gereken 59,30 TL istinaf karar harcının peşin alınan 11.612,70 TL istinaf karar harcından mahsubu ile bakiye 11.553,40 TL’nin davalıya iadesine,

İstinaf kanun yoluna başvuran davalı … tarafından yatırılması gereken 59,30 TL istinaf karar harcının peşin alınan 5.468,80 TL istinaf karar harcından mahsubu ile bakiye 5.409,50 TL’nin davalıya iadesine,

İstinaf kanun yoluna başvuran davalı … tarafından yatırılması gereken 59,30 TL istinaf karar harcının peşin alınan 5.468,80 TL istinaf karar harcından mahsubu ile bakiye 5.409,50 TL’nin davalıya iadesine,

İstinaf kanun yoluna başvuran davalı … tarafından yatırılması gereken 59,30 TL istinaf karar harcının peşin alınan 5.977,15 TL istinaf karar harcından mahsubu ile bakiye 5.917,85 TL’nin davalıya iadesine,

İstinaf kanun yoluna başvuran davalı … tarafından yatırılması gereken 59,30 TL istinaf karar harcının peşin alınan 24.762,37 TL istinaf karar harcından mahsubu ile bakiye 24.703,07 TL’nin davalıya iadesine,

İstinaf kanun yoluna başvuran davalı … tarafından yatırılması gereken 59,30 TL istinaf karar harcının peşin alınan 20.493,00 TL istinaf karar harcından mahsubu ile bakiye 20.433,70 TL’nin davalıya iadesine,

İstinaf kanun yoluna başvuran davalı … tarafından yatırılması gereken 59,30 TL istinaf karar harcının peşin alınan 25.787,02 TL istinaf karar harcından mahsubu ile bakiye 25.727,72 TL’nin davalıya iadesine,

İstinaf kanun yoluna başvuran davalı… A.Ş. tarafından yatırılması gereken 59,30 TL istinaf karar harcının peşin alınan 19.312,75 TL istinaf karar harcından mahsubu ile bakiye 19.253,45 TL’nin davalıya iadesine, ibarelerinin yazılmasına, kararın değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilmediğinden davacı yararına vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,

İstek halinde peşin alınan temyiz harcının ilgililere iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.