YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3259
KARAR NO : 2023/3878
KARAR TARİHİ : 15.11.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1037 E., 2022/256 K.
DAVA TARİHİ : 25.05.2015
HÜKÜM/KARAR : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/83 E., 2019/88 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun usul yönünden kabulü ile ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkilleri aleyhine bilirkişi tespitine dayalı olarak ilamsız icra takibi başlattığını, dayanak belgenin takip talebine eklenmediğini, müvekkillerinin takip dayanağı belgenin tarafı da olmadığını ve davalıya borcunun bulunmadığını belirterek davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, müvekkilleri açısından takibin iptaline, davalının asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alt yüklenici vekili cevap dilekçesinde; davacı kooperatif aleyhine takip başlatılmadığını, müvekkilinin dava dışı yüklenici Ortaş…Ltd.Şti. ile imzaladığı 30.09.2004 tarihli taşeronluk sözleşmesi uyarınca kooperatifin sözleşmeye konu işlerini yaptığını ancak hakedişlerine mahsuben alacağı ve kooperatif adına kayıtlı taşınmazların davacı … tarafından muvazaalı olarak satıldığını, müvekkilinin hak ediş alacağını alamadığını, delil tespitinde işin maliyetinin 324.157,00 TL olduğunun tespit edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davalı ile dava dışı Ortaş…Ltd.Şti. arasında yapılan taşeronluk sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkin olduğu, davalı ile Ortaş…Ltd.Şti. arasındaki sözleşmede davacıların taraf olmadığı ancak takibin dava dışı Ortaş…Ltd.Şti. ile davacılar aleyhine başlatıldığı, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere taşeronluk sözleşmesinde belirtilen katlara denk gelen 3 dairenin davalı tarafça gösterilen kişilere davacı kooperatif tarafından devredildiği, bu konuda harici sözleşmelerin bulunduğu, ödeme başlıklı madde uyarınca karşı edim yerine geldiğinden bakiye alacağın bulunmadığı, davalının kötü niyetle takip başlattığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, dava konusu takip dosyasında takibe konu alacak nedeniyle davacıların borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline; davalı takipte haksız ve kötü niyetli olduğundan %20 üzerinden hesaplanan 64.831,40 TL tazminatın davalıdan alınarak davacılara eşit oranda verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alt yüklenici vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı alt yüklenici vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin taşeron olarak dava dışı Ortaş…Ltd.Şti. ile 30/09/2004 tarihli sözleşme imzaladığını, Ortaş…Ltd.Şti.nin davacı kooperatifin yüklenicisi olduğunu, davacı …’nin işveren şirketin yetkilisi olup, davacı kooperatifin de yöneticisi olduğunu, bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığını, tapu ve kooperatif kayıtlarının getirtilmesi gerektiğini, müvekkilinin davacı kooperatifin inşaatını yaptığını, müvekkili ve müvekkilinin amca oğlu İhsan Narin’in de kooperatif üyesi olduğunu, müvekkili ve akrabasının taşeronluk sözleşmesi ile ilgisi olmayan dairelerinin kooperatif tarafından üçüncü şahıslara devri konusunda muvafakat ettiklerini, sözleşmeden doğan dairelerin üçüncü şahıslara devrine muvafakat etmediğini, bilirkişi raporunun kaçak durumdaki vekile yapıldığını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı alacaklı tarafından alacağın dayanağı olarak dava dışı Ortaş…Ltd.Şti. ile akdedilen 30/09/2004 tarihli taşeronluk sözleşmesine dayalı işler gösterildiği, akdî ilişkinin kurulmuş olduğunun davalı yanca yasal ve yazılı delillerle kanıtlanması gerektiği halde davalının ibraz ettiği delillerle davacı borçlular ile davalı arasında akdî ilişkinin varlığını kanıtlayamadığı, mahkemece davanın akdi ilişkinin kanıtlanamaması nedeniyle kabulüne karar verilmesi gerektiği, ayrıca davalının önceki vekilinin halen görevde olduğu ve tebligatların önceki vekile usule uygun yapıldığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin usul yönünden kabulü ile, mahkeme kararı kaldırılarak akdi ilişki ispatlanamadığından davanın kabulüne, davacıların borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, kötü niyet tazminatı talebinin reddine dair yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alt yüklenici vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı alt yüklenici vekili temyiz dilekçesinde; davacının bağımsız bölümleri müvekkilinin muvafakati varmışçasına üçüncü kişilere devrettiğini, müvekkilinin daha önce vekaletname verdiği avukatın kaçak durumda olduğunu, bilirkişi raporunun kaçak vekile tebliğ edildiğini, müvekkilinin savunma hakkının ihlal edildiğini, tebligatın bir an için usulüne uygun olduğu kabul edilse bile varsayımlara dayanan, somut verilerden uzak, eksik inceleme ürünü bilirkişi raporuna dayalı hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklı işbedeli alacağının tahsili için başlatılan icra takibi sebebiyle borçlu olunmadığının tespiti ve kötü niyet tazminatının tahsili istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 200 ve devamı maddeleri, 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 470 ve devamı maddeleri, 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre ve özellikle dava konusu takibe dayanak imalatları konu alan sözleşmeye taraf olmayan davacıların işbu sözleşmeden sorumlu olduklarını gösteren bir delilin varlığı da iddia ve ispat olunamadığından usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle ;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15/11/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.