Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/332 E. 2023/109 K. 18.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/332
KARAR NO : 2023/109
KARAR TARİHİ : 18.01.2023

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/870 E., 2021/1009 K.
DAVA TARİHİ : 12.07.2019
HÜKÜM/KARAR : Onama
İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 4. Asliye Hukuk Mahkemesi(Ticaret Mahkemesi Sıfatyıla)
SAYISI : 2019/448 E., 2021/80 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı ve ek kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile uzun zamandır ticari birliktelik içinde olup, tarafların 2016 yılı içinde yangın söndürme tesisatı, ısıtma tesisatı (yerden ısıtma), klima tesisatı, sıhhi tesisat, havalandırma tesisatının yapılması için anlaştıklarını, müvekkilinin söz konusu tesisatların tümünün eksiksiz şekilde tamamlandığını ve hak edişleri düzenleyerek davalı tarafa gönderdiğini, müvekkili şirketin bu süreçte henüz hakediş raporları onaylanmadan ve faturalar düzenlenmeden bir kayyum süreci geçirdiğini ve iş bedelinin ödenmediğini belirterek; davanın kabulü ile fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL alacağın teslim tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 11.12.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile mevcut dava değerini 43.000,00 TL arttırmıştır.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının hangi işin hangi aşamaya kadar tamamlandığının yazılı delille ispat edilmesi gerektiğini, müvekkilinin fabrika binasının inşası sırasında yapılacak imalatlar konusunda davacı firmanın yükümlülüklerini yerine getirmeksizin kayyım olgusu ile karşılaştığını, iş yarım kaldığı gibi, durumdan dolayı mali kayıplara uğradığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile düzenlenen fatura içeriklerine göre ve işin kapsamına yönelik dinlenen tanık beyanları ile davalının işin bir kısmının dava dışı kişilere yaptırıldığına ilişkin sunduğu delillere göre alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile 82.607,57 TL’nin 50.000,00 TL’sine dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; davacı tarafın davalı müvekkili ile arasındaki ilişkiyi bu sürece kadar ispat edemediğini, yerel mahkemece kayyum sürecinin varlığına ilişkin hiçbir araştırma yapılmadığını, 2016 yılının hangi ayında bu hizmetlerin sağlandığı belirtilmeksizin, hangi işin hangi aşamaya kadar tamamlanıp tamamlanmadığı açıklanmaksızın dava açıldığı, hatalı bilirkişi raporuna istinaden ticari defter incelemesi yapılmadan sadece çelişkili tanık anlatımları dikkate alınarak ve bu yöndeki itirazları dikkate alınmadan eksik inceleme ile karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile TMSF’nin 29/06/2021 tarihli yazı cevabı ile, Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/203 esas sayılı dosyasından verilen 22/01/2019 tarihli kararla kayyumluk durumuna son verildiği, ticaret sicil gazetesinden şirketin faaliyetinin devam ettiği anlaşıldığından davacının aktif dava ehliyetinin olduğu, davalının davacı tarafından işin yarım bırakıldığı yönünde cevabı ile taraflar arasında hukuki ilişkinin olduğu, eser sözleşmelerinde işten el çektirilmediği kanıtlanmadığı sürece imalatın yüklenici tarafından yapıldığının karine olup, yarım bırakıldığının davalı tarafından ispat edilemediği, davacının yapılan iş ile ilgili fatura düzenlendiği yönünde iddiası, davalının da iş bedelini ödediği yönünde bir savunması bulunmadığından ticari defterlerin incelenmesinin gerektiği yönündeki istinafı ile bilirkişi heyeti raporunda, iş seviyesine göre iş bedeli tespiti yapılarak, davalı yanca da iş bedelinin belirlenmesi yöntemine itiraz bulunmadığından mahkemenin kararı yerinde olup, başvurunun esastan reddine kesin olmak üzere karar verilmiş, davalı vekilinin temyiz istemi 07.12.2021 tarihli ek karar ile reddedilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen ek kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
Türk Borçlar Kanunu’nun 481.maddesi, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362/1-a maddesi, 364/1 maddesi yollamasıyla aynı kanunun 346/1 maddesi,

3. Değerlendirme
3.1. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacı yüklenici tarafından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TLnin reeskont faizi ile tahsili talepli davanın açıldığı, yargılama sırasında 11.12.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile faiz talebi olmaksızın 43.000,00 TL dava değeri arttırılarak harcın tamamlandığı, mahkemece iş bedeli 82.607,57 TL belirlenerek, 50.000 TLnin dava tarihinden itibaren faizi ile tahsiline karar verildiği, kabul edilen 82.607,57 TL yönünden davanın miktar itibariyle 2021 yılı kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin üzerinde olduğundan ek kararın kaldırılması gerekmiştir.

Davalının esasa ilişkin temyiz itirazlarına gelince;

3.2 Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

3.3 Davalı vekili istinaf dilekçesindeki sebepleri temyiz sebebi olarak da ileri sürmüş olup; bölge adliye mahkemesinin kararında da değinildiği üzere eser sözleşmelerinde akdi ilişki ispat edildikten sonra karine olarak işin yüklenici tarafından yapıldığı kabul edilir. Davalının işin yarım kaldığına ilişkin iddiası akdi ilişkiyi doğrulamakla, keşfen yapılan incelemede işin yapıldığı da belirlidir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda iş bedeli düzenlenen fatura içeriklerine göre ve işin kapsamına yönelik dinlenen tanık beyanları ile davalının işin bir kısmının dava dışı kişilere yaptırıldığına ilişkin sunduğu delillere göre hazırlanmış olup; davacının yapılan iş ile ilgili fatura düzenlendiği yönünde iddiası, davalının da iş bedelini ödediği yönünde bir savunması bulunmadığından ticari defterlerin incelenmesine de gerek bulunmamaktadır.

3.4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

1- Davalının ek karara yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 07.12.2021 tarihli ek kararınıın KALDIRILMASINA,

2- Davalının esasa ilişkin yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,

Ek karar yönünden peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, esasa ilişkin aşağıda yazılı harcın temyiz eden davalıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.