YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/358
KARAR NO : 2023/562
KARAR TARİHİ : 14.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/677 E., 2021/1043 K.
DAVA TARİHİ : 23.03.2016
HÜKÜM/KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/305 E., 2017/224 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 14.02.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir..
Belli edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalı Avukat …’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan 31.01.2014 tarihli sözleşme ile afiş ve pankart malzemesi yapım işini üstlendiğini, müvekkilinin sözleşmeye uygun olarak davalı tarafın tüm siparişlerini zamanında yaparak teslim ettiğini, ancak bakiye iş bedelinin ödenmediğini, bu nedenle davalı hakkında başlatılan icra takibine, davalının haksız itiraz ederek takibin durduğunu, itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının yaptığı işler bedelinin ödendiğini, ancak davacının taahhüdü gereğince 356.542,75 TL’nin hak edişlerinden kesilerek bağış olarak gelir kaydedildiğini, davacı firmaya borcunun kalmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacının, davalı belediyenin isteği sonucu alamadığı parasını almak için imzaladığı bağış taahhütnamesi gerekçe gösterilerek davacının hak edişlerinden bağış ödemesi adı altında kesintinin yapıldığı, bağışın gönüllü yapılabilecek bir ödeme olduğu, hak edişlerden davacının rızası dışında davalı belediyenin bu alacaktan bağış kesintisi yapmasının hukuki olmadığı, davacı tarafından davalı … adına tanzim edilmiş faturaların toplam tutarının 490.434,55 TL olduğu, bu tutarın 129.951,70 TL’sinin 15/07/2015 tarihinde davalı tarafından davacıya ödendiği, 3.940,10 TL’sinin damga vergisi kesintisi yapıldığı, geriye kalan 356.542,75 TL’nin davacıya ödenmemesi nedeniyle davacının bu miktar üzerinden davasının kısmen kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi için davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Nedenleri
6098 Sayılı Kanunun 296. maddesindeki bağıştan dönme şartlarının oluşmadığını, bağışın davacının rızası dahilinde olduğunu belirterek kararı istinaf etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge adliye mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; sözleşmenin taraflarından davacı yüklenici tacir olup, basiretli davranması zorunlu olduğundan müzayaka halinin söz konusu olmayacağı, davacının, dosya arasında bulunan her iki taahhüdünü de irade serbestisi içinde imzalamış olup, irade fesadı hallerine de dayanmadığı, bu nedenle irade fesadı hallerinin de araştırılmasına gerek olmadığı, ayrıca davacının, söz konusu kesinti miktarının ekonomik yönden mahvına yol açtığını hukuk önünde korunur şekilde kanıtlayamadığı, belirtilen nedenlerle davalı tarafından davacıya yapılan ödemelerde kesinti yapmasında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge adliye mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı belediyenin borcunu, alacağın belli bir kısmından vazgeçilmesi şartıyla ödeyeceğini belirttiğini, bunu da bağış şeklinde formüle ettiğini, bunun için 25.06.2014 tarihli taahhütnamenin düzenlendiğini, davalının davacının müzayaka halinden istifade ettiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık vei Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bakiye iş bedelinin ödenmediği gerekçesiyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 28 inci ve 470 inci maddeleri,
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 28. maddesi ile; “Bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık varsa, bu oransızlık, zarar görenin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle gerçekleştirildiği takdirde, zarar gören, durumun özelliğine göre ya sözleşme ile bağlı olmadığını diğer tarafa bildirerek ediminin geri verilmesini ya da sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteyebilir. Zarar gören bu hakkını, düşüncesizlik veya deneyimsizliğini öğrendiği; zor durumda kalmada ise, bu durumun ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde sözleşmenin kurulduğu tarihten başlayarak beş yıl içinde kullanabilir.” hükmü getirilmiştir.
Somut uyuşmazlığımızda, müzayaka halinde imzalandığı iddia edilen “Taahhütname” başlıklı belgeyi tarafların 25.06.2014 tarihinde düzenledikleri anlaşılmaktadır. Bu taahhütname uyarınca; davacının 3.961.586,14 TL alacağı olduğu, bu alacağın ilk taksidinin 1.980.798,07 TL olup, bunun 25.06.2014 tarihinde davalı belediyece ödeneceği, şartsız bağış taahhüdüne istinaden 356.542,75 TL’nin de davacı tarafça 26.06.2014 tarihinde belediyeye bağış olarak ödeneceği, ikinci taksit olan 1.980.798 TL’nin de 08.12.2014 tarihinde davalı belediyece ödeneceği, ekte örneği bulunan şartsız bağış taahhüdüne istinaden 356.542,75 TL’nin de davacı tarafça 09.12.2014 tarihinde belediyeye bağış olarak ödeneceği düzenlenmiştir. Bu taahhüt uyarınca davalı belediyenin iki taksitte borcunu ödediği, davacı yüklenicinin de birinci taksit ödemesinden sonra belirtilen bağışı yaptığı halde, ikinci taksit ödemesinden sonra belirtilen bağışı yapmadığı, bunun üzerine davalı belediyenin bağış alacağını yüklenicinin alacağından mahsup ettiği anlaşılmıştır.
Davacı yüklenicinin tacir olup, attığı imzaların anlam ve sonucunu kavrayabilecek durumda olduğu konusunda kuşku bulunmamaktadır. Davalı tarafın bağış karşısında derhal ödeme yapılacağına ilişkin yapıldığı iddia edilen teklif, sonuç itibariyle taraf iradelerinin ve sözleşme özgürlüğünün esas olduğu, ticari yaşam kurallarına aykırı düşmemekte olup, şayet davacı taraf alacağından vazgeçmek istemiyorsa, anlaşmaya yanaşmayıp yargı yolu ile sorununu çözmesi ve şayet var ise alacağa geç ulaşmaktan kaynaklanan zararını faiz veya koşulları varsa munzam zarar gibi hukuki yollar ile gidermeye çalışması gerekirken alacağını bir an önce almak için anlaşmaya varıp daha sonra bunun geçersizliğini ileri sürmesi TMK’nın 2. maddesine uygun olmadığı gibi, davacı yüklenici zor durumda kaldığını ve davalının sömürme kastıyla hareket ettiğini somut delillerle de ispatlayamamıştır. Belirtilen nedenlerle, Bölge Adliye Mahkemesi kararı yerinde olup, davacının temyiz itirazları yerinde görülmeyip, reddi gerekmiştir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalıya verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.