Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/385 E. 2023/44 K. 17.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/385
KARAR NO : 2023/44
KARAR TARİHİ : 17.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/936 E., 2021/1082 K.
DAVA TARİHİ : 08.10.2019
HÜKÜM : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın esastan reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında, davalı borçlunun işin bedelini ödememesi sonucu alacağın tahsili amacıyla icra takibi yapıldığını, davalı borçlunun yapılan icra takip alacağının 15.646,11-TL’sini ödediğini, bakiye alacağına haksız bir şekilde itiraz ettiğini, davalı borçlunun itiraz dilekçesinde alacağa konu boyama işinin 1 kg birim fiyatının 0,65-TL olarak faturalandırıldığını ancak olması gereken 1 kg birim fiyatın 0,065-TL olması gerektiğini belirttiğini, müvekkilinin yapmış olduğu boyama işini 10/05/2018 tarihinden itibaren faturalandırdığını, borçluya

1
faturaları teslim ettiğini, davalının faturaları defterlerine kayıt ettirdiğini, tüm boyama işi bitip, icra takibi yapılınca iade faturası düzenlediklerini,davalının yapmış olduğu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere; haksız itirazın iptaline, ana paranın ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsili ile %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşme kapsamında boya ve tiner malzemesinin müvekkili firmaya ait olmak üzere 65,00 TL/ton birim fiyatla boyama işini yapmak üzere anlaşıldığını; 203.991 kg boyama işinin davacı tarafça yapıldığını, davacı şirket ve müvekkili şirket arasındaki konuşmaları gösterir mail yazışmalarında boya ve tinerin müvekkili firmaya ait olmak üzere davacı tarafın yalnızca vereceği boyama hizmeti için 65 TL/TON şeklinde anlaşıldığını, davacının müvekkiline düzenlediği faturalarda birim fiyatlarını 0,065 TL göstermesi gerekirken kötü niyetli olarak 0,65TL gösterdiğini, bu durumun müvekkili şirket tarafından fark edilmesi üzerine de davacı ile gerekli görüşmeler yapıldıktan sonra 28.06.2018 tarih ve 349699 numaralı 140.814,25 TL bedelli fiyat farkı faturası düzenlenerek davacıya tebliğ edildiğini, davacının ise kötü niyetli olarak müvekkilin gönderdiği fiyat farkı faturasını kabul etmeyerek müvekkili hakkında icra takibine giriştiğini savunarak davanın reddine, kötü niyetli olarak başlatılan icra takibi nedeni ile davacı aleyhine icra takibi konusu alacak miktarının %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı yüklenici ile davalı iş sahibi arasında sözlü olarak eser sözleşmesi varlığının ihtilafsız olduğu, davalı tarafın eserde ayıp iddiasının bulunmadığı, takip ve dava konusu faturaların kabul edilerek davalı tarafça ticari defterlere işlendiği, son fatura tarihinden itibaren 8 günlük itiraz süresi geçtikten sonra kesilen fiyat farkı faturasının davacı aleyhine sonuç doğurmayacağı belirtilerek icra takip tarihinden önceki dönem için işlemiş faiz talebi bulunmadığından talep ile bağlı kalınarak davanın bilirkişi raporlarına göre tarafların birbirini teyit eden bakiye asıl alacak miktarı üzerinden kabulüne, davalı taraf itirazında haksız bulunduğundan ve alacak da faturaya dayalı olup likit olduğundan kabul edilen asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili; öncelikle taraflar arasında yapılacak işe ilişkin sözleşmenin dikkate alınması, sözleşmeye aykırı olarak düzenlenen faturanın akıbetinin buna göre değerlendirilmesi gerekirken bu hususun mahkeme tarafından değerlendirilmemesi hatalı olup, mahkemenin kararının bu sebeple kaldırılması gerektiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmede malın birim fiyatı noktasında da ihtilaf olmayıp yapılacak işin birim fiyatının açıkça belirtildiğini, mahkemenin sözleşmede belirtilen birim fiyatı dikkate almadığını, itirazın iptaline konu faturanın taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı düzenlendiğini, mahkemeye taraflar arasında yapılacak işe ilişkin yapılan sözleşmede birim fiyat konusunda anlaşıldığı ve buna ilişkin ilgili sözleşmeyi hazırlayan taraflardan fabrika müdürü … Hilmi BİLGİÇ’in tanık olarak dinlenmesini talep etmiş olmalarına rağmen, tanıklarının dinlenmediği gibi bu hususta herhangi bir değerlendirme yapmadan hüküm tesis ettiğini, faturalara karşı 8 günlük sürede itiraz edilmediği
2
takdirde faturanın kabul anlamına gelmesi adi karine olup aksi sözleşme ile ispat edilebildiği halde mahkeme tarafından sırf davacının ticari defterlerinin hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, ayrıca karşı tarafça iddia olunan birim fiyatın piyasa ortalamasının çok üstünde bir fiyat olduğunun da anlaşılacağını, davacı yanın müvekkili ile iddia ettiği borç tutarı üzerinde mutabık kaldığını ve karşılıklı olarak mutabakat formu imzaladıklarını belirtmişse de, müvekkili firmanın davacı yan ile iddia edilen borç miktarı üzerinde mutabık olmadığını, mutabakat formu üzerindeki imzanın ise hiçbir şekilde müvekkili şirketin yetkililerine ait imza olmadığını, işbu form üzerindeki imzalara açıkça itiraz etmelerine rağmen imza incelemesi yapılmadan ve oluşturulan ara karardan rücu edilmeden hüküm tesis edilmesi hatalı olup kararın bu sebeple de kaldırılması gerektiğini, mahkemenin aynı ara kararda keşif talepleri konusunda da ara karar tesis ettiği halde bu hususta da inceleme ve araştırma yapmadan hüküm tesis ettiğini, taraflar arasında yapılan kumlama işinin 2018 yılındaki bitim fiyatının araştırılmasını talep ettikleri halde bu konuda herhangi bir araştırma yapılmadığını, davacının müvekkilinin dikkatsizliğinden faydalanarak çıkar elde etme amacı güttüğünü, 1 Kg kolonu boyama için 65/1000 kg =0.065 TL hizmet bedeli üzerinden anlaşılmış olmasına rağmen anlaşmaya aykırı fatura düzenlediğinden bahisle, İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile boyama işine dair düzenlenen faturaların iki tarafın da ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, anlaşmazlığın davalı tarafından davacıya kesilen 140.814,99 TL fiyat farkı faturasından kaynaklandığı, bu faturanın Kadıköy 27. Noterliğinin 09/07/2018 tarih ve 11843 yevmiye nolu ihtarnamesi ile davacının itirazına uğradığı, tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporu ile faturaların tarafların ticari defterlerine kaydedilmiş olduğu, alacak borç bakiyesinin, davalı tarafça icra dosyasına yapılan ödemenin davacı kayıtlarına tahsil harcı, vekalet ücreti kesintisi yapılarak yansıtılması ve davalının düzenlediği fiyat farkı faturası dışında, 140.814,99.-TL üzerinden birbirini teyit ettiği belirlenmiş olduğu belirtilerek incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık taraflar arasındaki sözleşme kapsamında iş bedelinin ne kadar olduğu ve davacının davalı
adına kestiği fatura bedelinden davalının sorumlu olup olmadığı hususundadır.

3
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı TBK’nın 470-486. maddeleri, TTK 21/2. maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Davacı ile davalı arasında sözlü eser sözleşmesi olduğu tarafların kabulündedir. Davalı yanca eksik ya da ayıplı ifa savunması yoktur. Boyama işine dair düzenlenen faturaların iki tarafın da ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, anlaşmazlığın davalı tarafından davacıya kesilen 140.814,99 TL fiyat farkı faturasından kaynaklandığı, bu faturanın Kadıköy 27. Noterliğinin 09/07/2018 tarih ve 11843 yevmiye nolu ihtarnamesi ile davacının itirazına uğradığı, böylece, tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporu ile faturaların tarafların ticari defterlerine kaydedilmiş olduğu, alacak borç bakiyesinin, davalı tarafça icra dosyasına yapılan ödemenin davacı kayıtlarına tahsil harcı, vekalet ücreti kesintisi yapılarak yansıtılması ve davalının düzenlediği fiyat farkı faturası dışında, 140.814,99.-TL üzerinden birbirini teyit ettiği belirlenmiş olup, davalının iş bedelinin mail yazışmaları ile farklı belirlendiği yönündeki temyizi yerinde görülmemiştir.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı harcın davalıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17/01/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.