YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/391
KARAR NO : 2023/244
KARAR TARİHİ : 25.01.2023
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/530 E., 2021/1866 K.
DAVA TARİHİ : 05.06.2015
HÜKÜM/KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2015/382 E., 2017/326 K.
Taraflar arasındaki kayıt kabul davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I-DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde ; müvekkilinin kambiyo vasfını kaybetmiş 150.000,-TL bedelli bir bonoya dayalı olarak borçlu davalı kooperatif hakkında ilamsız takip yaptığını, takibin kesinleştiğini, davalı kooperatifin iflası üzerine 254.871,73 TL alacağın masaya kaydı için iflas idaresine başvurduğunu, talebin reddedildiğini, müvekkilinin alacağının vadesi geçmiş bonoya ve kooperatif yetkilileri ile bono lehdarı … tarafından akdedilen sözleşmeye dayandığını ileri sürerek alacağının iflas masasına kaydını talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı iflas idare memuru cevap dilekçesinde; davacının üçüncü şahıs konumunda olduğunu, senedi kooperatifle iş yapan …’dan ciro suretiyle aldığını, senedin kambiyo vasfı olmadığını, davacının elindeki belgeyi kooperatifle yaptığı bir iş karşılığı kooperatiften almadığını, işi yapan kişinin Kemal olduğunu, …’ın alacak talebi ile davalı kooperatife açtığı davada alacaklı değil borçlu olduğuna karar verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III- İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kayıt kabulü talep edilen alacağın dayanağı olan 150.000 TL’lik bononun zaman aşımına uğradığı, dolayısıyla davacının zaman aşımına uğranmış bonoya dayalı olarak temel ilişkiyi ortaya koyarak alacaklı olduğunu ispatlaması gerektiği, davacının kooperatif ile doğrudan bir ilişkisinin olmadığı, her ne kadar 16.04.2007 tarihli sözleşme başlıklı belgede bu senet nedeniyle kooperatif tarafından davacıya ödeme yapılacağı belirtilmiş ise de, bu belirlemenin taraflar arasında bir temel ilişkinin varlığını ortaya koymadığı, dava dışı senet lehdarı … tarafından kooperatife yönelik açılan alacak davasında davacı …’ın davalı kooperatiften alacağının bulunmadığının tespit edildiği, davanın reddine karar verildiği, kararın Yargıtayca onanmak suretiyle kesinleştiği, davanın tarafları arasında temel ilişki bulunmadığı, davacı senet hamili tarafından zaman aşımına uğramış çek nedeniyle davalı keşideci kooperatiften talepte bulunulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV- İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesinin temel ilişkiyi hatalı değerlendirdiğini, sözleşme ve yönetim kurulu kararı ile temliknamenin dikkate alınmadığını, tanık dinletme taleplerinin kabul edilmediğini, …’ın alacaklı olmadığına dair verilen diğer mahkeme kararında, müvekkilinin hamili bulunduğu bononun ödenmiş gibi hesaplamaya dahil edildiğini fakat bu tutarın ödenmediğini, ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olayın saptanmasında ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine ve özellikle alacağın temliki halinde borçlunun, alacaklıya karşı ileri sürebileceği ödeme savunmasının alacağı temlik alana karşı da ileri sürmesinde yasaya aykırı yön bulunmamasına ve alacağın tutarı dikkate alındığında tanık dinlenmemesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.
VII. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüş, aynı zamanda borçlu kooperatifin temlik sözleşmesini yapıldığı anda temlikten haberdar olduğu, devirden haberi olan kooperatifin temlik alan yerine temlik edene ödeme yapmasının iyiniyetli bir davranış olmadığı gibi hukuken müvekkiline karşı sürülebilecek bir ödeme def-i olarak kabul edilemeyeceğini temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, alacağın iflas masasına kayıt kabul istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, İİK’nın 235. Maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.