YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3918
KARAR NO : 2023/3699
KARAR TARİHİ : 07.11.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/766 E., 2022/691 K.
DAVA TARİHİ : 10.08.2017
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Muğla 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/414 E., 2019/16 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmalı, davalı vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 07.11.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat … Korkurt’un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 13/06/2016 tarihinde imzalanan sözleşme ile müvekkilinin otobüs bekleme durağı, bronz solid levha, cam ve oturak yapım işini üstlendiğini, sözleşmenin 9.1 maddesine göre teslim süresinin 90 gün olduğunu, ihaleye ait teknik şartnamenin 5.6.2 maddesinde durak rengi idarenin uygun gördüğü ral koduna boyanacaktır ifadesinin mevcut olduğunu, müvekkilinin idarenin resmi bildirimini uzunca bir süre beklediğini, ancak davalıdan herhangi bir tasarruf gelmeyince davalı tarafa sözlü olarak sorulduğunu, birkaç görüşme sonrasında davalı tarafça 6012 ral kodlu rengin sözlü olarak bildirildiğini ve otobüs duraklarının bu renge boyandığını, teslimatın gecikme nedeninin davalının yapılması gereken bildirimini bir türlü yapmaması olduğunu, ancak davalının haksız olarak alacağından 521.108,27 TL gecikme cezası adı altında kesinti yaptığını, bu rakamın tahsili için Muğla 1. İcra Dairesinin 2017/2072 Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, ancak itiraz sonucu takibin durduğunu belirterek itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı iş sahibi vekili cevap dilekçesinde özetle; 23/06/2016-25/06/2016 tarihleri arasında numune durakların incelenmesi için yapılan görevlendirme ile numune durakların incelendiğini, RAL kodu da dahil olmak üzere tüm konulara açıklık getirilerek firmaya seri üretime başlanılması talimatı verildiğini, ayrıca davacı tarafça müvekkili idareye verilen 16/08/2016 tarihli dilekçe uyarınca ülkede yaşanan darbe girişimi, olağanüstü hal uygulaması, gümrük sorunları, hammadde sıkıntısı, personel izinleri vb. sebepler ile mal teslim süresine ilave olarak doksan (90) gün süre uzatımı verilmesinin talep edildiğini, süre uzatım talebinin sözleşmedeki ve teknik şartnamedeki mücbir sebeplere dayanmaması sebebiyle reddedildiğini, davacı tarafın bu talep dilekçesiyle davaya konu ihale kapsamındaki malları teslim edemeyeceğini ikrar ettiğini, kesilen gecikme cezasının sözleşme ve teknik şartnameye uvgun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; sözleşmede RAL (renk eşleştirme) kodunun bildirimine ilişkin düzenleme bulunmayıp numune onayı alınmadan seri üretime geçilemeyeceği, sözleşmenin 28/1 maddesi dikkate alındığında numune kontrolleri için yapılan 22-23- 25/06/2016 tarihli yazışmalar gözetildiğinde bu tarihten önce RAL kodunun belirlendiği sonucuna varıldığı, davacının davalı idareden bu nedene dayalı süre uzatım talebinde bulunmadığı, benzer sonuca varan bilirkişi raporları da dikkate alınarak davanın reddine, davacı takipte haksız olmakla birlikte kötü niyetli olduğuna yönelik kanaat oluşmadığından bu yöndeki davalı idare talebinin de reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Nedenleri
1.Davacı vekili istinaf başvurusunda özetle; sözleşmenin 28.1. maddesine göre durakların hangi renge boyanacağı bilgisinin davacıya yazılı verilmek mecburiyetinde olduğunu, bu mecburiyetin numune durak gösterimi sırasında belirtilmediğini, numuneler üzerinde boya bulunmadığını, belediyeden durak renklerinin seçiminin yapılması talep edilmesine rağmen daha sonra bildireceğinin sözlü olarak belirtildiğini, mahkemenin seri üretime başlandıysa renk kodu bildiriminin de yapıldığı şeklindeki kabulle davanın reddine karar vermesinin hakkaniyet kurallarına aykırı olduğunu, renk boyama işinin en son yapıldığını, zaman kaybetmemek adına seçilen numune durakların konstrüksüyon imalatına seri olarak başlandığını belirterek kararı istinaf etmiştir.
2.Davalı vekili kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; 23.06.2016 – 25.06.2016 tarihleri arasında numune durakların incelenmesi için yapılan görevlendirme ile numune durakların incelendiği, ancak kontrol edilen numune durakların ‘renkleriyle’ numune olarak kontrol edilip edilmediğinin sabit olmadığı, numune demekle durakların renk seçimlerinin de yapıldığının kabulünün gerektiği, davacının davalı idareye vermiş olduğu 16.08.2016 tarihli dilekçede durakların teslimi için ek süre istediği, dilekçesinde ülkemizde yaşanan darbe girişimi nedeniyle olağanüstü hal uygulaması gümrük sorunlar vs. gibi sebeplerle 90 günlük ek süre talep edildiği, bu dilekçeden de anlaşılacağı üzere davacının ek süre talep ederken sebepler arasında ral kodundan hiç bahsedilmediği, işin ilk teslimatının 13.07.2016 tarihinde yapılması gerektiği ancak yapılmadığı, davalı idarenin ise 19.08.2016 tarih ve 17183 sayılı yazı ile 1. teslimatın zamanında yapılmadığı, bu nedenle sözleşmenin 34.1 ve 2. maddeleri gereğince gecikilen her gün için binde 5 oranında ceza uygulanacağını davacının sözleşmede tebligat adresi olarak bildirdiği adrese tebliğ ettiği, 2. ve 3. teslimatların da zamanında yapılmaması nedeniyle yine benzer mahiyette yazılar yazıldığı, davacının gecikmenin davalının kusurundan kaynaklandığını ispatlayamadığı, metalürji mühendisince düzenlenen raporda da, numune onayı alınmadan seri üretim aşamasına geçilmeyeceğinin belirtildiği, yeni heyetten alınacak raporun da artık usul ekonomisi nazara alındığında dosyaya yenilik katmayacağı, dava konusu takipte davacının kötü niyetli olduğu dosya kapsamı itibariyle sabit olmadığından koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine dair kararın da yerinde olduğu gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararı temyiz etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş bedelinden kesilen gecikme cezasının haksız olduğu gerekçesiyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 vd maddeleri, ihale mevzuatı.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 2022/766 Esas, 2022/691 Karar ve 12.05.2022 tarihli kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca
ONANMASINA,
17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan karşılıklı alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan taraflara verilmesine,
Aşağıda yazılı onama harçlarının temyiz edenlerden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karann bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.