Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/3933 E. 2023/3700 K. 07.11.2023 T.

Yayınlanma Tarihi: 22.01.2024 21:19


YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3933
KARAR NO : 2023/3700
KARAR TARİHİ : 07.11.2023

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/382 E., 2022/862 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince maddi tazminat yönünden davanın kabulüne, manevi tazminat yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacılar ile ihbar olunanlar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun ihbar olunanlar yönünden sıfat yokluğundan reddine, davacılar yönünden esastan reddine, davalı yönünden kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 07.11.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde davacılar vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat Hilmi İnne'nin gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 05.02.2010 tarihinde müvekkillerinin murisinin davalıya ait işyerinin dış cephesinde boya işini yaparken yüksek elektrik akımına kapılarak ağır şekilde yaralandığını ve vefat ettiğini, yüksek gerilim hattı tesisinden sonra Turgutlu Belediyesinin yapı kullanma izni vermiş ise Turgutlu Belediyesinin de sorumlu olacağını, yüksek gerilim hattının binaya yapı kullanma izni verilmesinden sonra yapılmış ise GEDAŞ'ın da sorumlu olacağını beyanla şimdilik müvekkillerinden Hanım için 1.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi, Ahmet, Emre ve Betül için 1.000,00'er TL maddi, 7.500,00'er TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı iş sahibi vekili cevap dilekçesinde özetle; ölümün elektrik çarpması sonucu gerçekleşmediğini, ölüme neden olan ve katkısı olan faktörlerin araştırılması gerektiğini, ölenin olayın meydana geldiği anda yürüttüğü işi götürü olarak üstlendiğinden çalışmasının eser sözleşmesine dayalı olduğunu, müvekkilinin ölene işin ifası sırasında nezaret etme, talimat verme yükümlülüğü olmadığı gibi iş güvenliğine ilişkin tedbir alma yükümlülüğü de bulunmadığını, kazaya neden olan elektrik hattının olayın meydana geldiği işyerine ait bir hat olmadığını, bu hattın işyeri satın alınmadan önce de mevcut olduğunu, mevzuata uygun döşenmedi ise sorumluluğunun müvekkiline ait olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; bilirkişilerden alınan rapora göre kazanın oluşumunda davacılar murisinin %50, davalının %20, ihbar olunan Turgutlu Belediye başkanlığının %20, ihbar olunan Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin %10 oranında kusurlu oldukları, aktüerya bilirkişisinden alınan rapora göre davacıların kaza dolayısıyla talepte bulunabileceği maddi tazminat miktarının toplam 183.446,31 TL olarak hesaplandığı, SGK tarafından davacılara herhangi bir ödemenin yapılmadığı anlaşılmakla davacıların maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davalıdan ve ihbar olunanlardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde taraf ve ihbar olunan vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Nedenleri
1. Davacı vekili istinaf başvurusunda özetle; manevi tazminat miktarının düşük belirlendiği ve vekalet ücretinin yanlış belirlendiği gerekçesiyle kararı istinaf etmiştir.
2. Davalı iş sahibi vekili istinaf başvurusunda özetle; ceza mahkemesinde müvekkilinin beraat ettiği, hukuk mahkemesinin ceza yargılamasında tespit olunan maddi olgular ile bağlı olduğu, bilirkişi raporlarına yaptıkları itirazların değerlendirilmediği, davalı müvekkilinin olayda kusurunun bulunmadığı, tazminat hesabının yanlış olduğu, takdir edilen manevi tazminatın fahiş olduğu gerekçesiyle kararı istinaf etmiştir.
3. İhbar olunan Gediz Elektrik Perakende A.Ş. vekili istinaf başvurusunda özetle; ihbar olunanın taraf sıfatının bulunmadığı, aleyhine hüküm kurulamayacağı gerekçesiyle kararı istinaf etmiştir.

4. İhbar olunan ... vekili istinaf başvurusunda özetle; ihbar olunanın taraf sıfatının bulunmadığı, aleyhine hüküm kurulamayacağı gerekçesiyle kararı istinaf etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; davalı iş sahibinin Turgutlu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/387 Esas 2016/527 Karar sayılı dosyası üzerinden yargılandığı, tali kusurlu olduğu gerekçesiyle mahkumiyetine karar verildiği, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 23.03.2016 tarih 2015/2080 Esas, 2016/4872 Karar sayılı ilamı ile davalının beraatine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulduğu, bozma ilamı üzerine davalının beraatine karar verildiği, beraat kararının kanun yollarından geçerek 16.05.2017 tarihinde kesinleştiği, 818 sayılı Borçlar Kanununun 53. (6098 sayılı TBK’nın 74.). maddesi gereğince hukuk hâkimi ceza mahkemesinin kararı ile bağlı değilse de; ceza mahkemesince belirlenecek maddi vakıaların hukuk hâkimi yönünden de bağlayıcı olduğu, ceza dosyasında sanığın kusursuz olduğunun kabulüne ilişkin tespitin hukuk mahkemesini de bağlayıcı nitelikte olduğu, bu nedenle mahkemece davacıların maddi ve manevi tazminat isteminin tümden reddine karar verilmesi gerekirken, kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı, ayrıca davanın ihbarında bir isabetsizlik yok ise de ihbar olunanların davada taraf sıfatı bulunmadığından aleyhlerine veya lehlerine hüküm kurulmasının mümkün olmadığı belirtilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ihbar olunan ... ile ihbar olunan Gediz Elektrik Parekende A.Ş’nin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yolu başvurusunun sıfat yokluğundan reddine, davacı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın REDDİNE, kamu düzeni gözetilerek ihbar edilenler Gediz Elektrik Parekende A.Ş ile Turgutlu Belediyesi hakkında usulen açılmış bir dava olmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge adliye mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacıların destekten yoksun kaldıkları gibi aleyhlerine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesinin hakkaniyete sığmadığı, davalı ve ihbar olunanların olayda kusurlu oldukları, istinaf gerekçelerinin karşılanmadığı gerekçesiyle kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinin ifası sırasında murisin elektrik akımına kapılıp vefat etmesi nedeniyle mirasçıların maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 74 üncü maddesi.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.1.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2.2. Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/4. maddesinde “Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur.” düzenlemesine yer verilmiştir. Söz konusu ikinci kısım ikinci bölümde maktu vekalet ücretleri belirlenmiş olup, karar tarihi itibariyle asliye hukuk mahkemeleri için belirlenen maktu vekalet ücreti miktarı 5.100,00 TL’dir. Mahkemece bu miktara hükmedilmesi gerekirken, nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekirse ise de yapılan bu yanlışlığın giderilmesi tekrar yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.

3. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 74. maddesinde; "Hâkim, zarar verenin kusurunun olup, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimi bağlamaz” hükmü yer almaktadır. (818 sayılı BK’nın 53. maddesi hükmü de paralel bir düzenlemeyi içermektedir)
Bu düzenleme nedeniyle, ceza mahkemesince verilen beraat kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların hukuk hâkimini bağlamayacağı konusunda duraksama bulunmadığı kabul edilmektedir. Ancak, öğretide ve Yargıtayın yerleşmiş içtihatlarında, ceza hakiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle "fiilin hukuka aykırılığı" konusuyla hukuk hâkiminin tamamen bağlı olacağı kabul edilmektedir.
Somut uyuşmazlık bakımından söz konusu açıklamalar değerlendirildiğinde; davalı iş sahibi hakkında açılan kesinleşen ceza mahkemesi kararında, vefat edenle sanık arasında eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu, iş sahibi sanığın bu sözleşme kapsamında vefat edeni eğitme, çalışmalar sırasında onu denetleme gibi yükümlülüğünün bulunmadığı, iş yeri binasına en az 2 metre uzaklıkta olması gereken enerji nakil hattının 1.80 metre mesafede bulunmasında sanığın sorumluluğunun bulunmadığı, yaşı ve tecrübesi gereği bu işleri bilen vefat edenin enerji nakil hattı yakınında, gereğinden uzun metal saplı fırça kullanması ve bu fırçayı da hatta paralel kullanmaması nedeniyle kusurlu olduğu belirtilmiştir. Yani söz konusu kusurlu fiilin davalı iş sahibi tarafından işlenmediği, vefat eden sanık tarafından işlendiği kesinleşen ceza mahkemesi kararı ile tespit edildiğinden hukuk hakimi bu tespit ile bağlıdır. Bölge adliye mahkemesince, davalı iş sahibi hakkında açılan davanın bu nedenle reddi gerekirken, ceza davasında sanığın kusursuz olduğunun kabulü ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış ise de; yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden sonucu itibariyle doğru olan kararın 4. sayfa son paragrafında belirtilen gerekçesinin düzeltilerek değişik bu gerekçe ile onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Yukarıda “Değerlendirme” bölümünün “2.1” bendinde açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, “2.2” bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazının kabulü ile bölge adliye mahkemesi kararının hüküm fıkrasının “8.” bendinde yer alan “21.291,24 TL” rakamlarının çıkartılmasına, yerine “5.100,00 TL” rakamlarının yazılmasına, “3.” bendinde açıklanan değişik gerekçe ile kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacılara verilmesine,

Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.