Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/3958 E. 2023/3730 K. 07.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3958
KARAR NO : 2023/3730
KARAR TARİHİ : 07.11.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/369 E., 2022/37 K.
DAVA TARİHİ : 05.02.2015
HÜKÜM/KARAR : Asıl ve Birleşen 2015/68 Esas Sayılı Davada Hüküm Kurulmasına Yer

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davalarda tapu iptali ve tescil davasında ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda davanın konusu kalmadığından dolayı 2015/68 Esas sayılı davada hüküm kurulmasına yer olmadığına, birleşen 2015/182 Esas sayılı davanın kabulüne, birleşen 2015/215 Esas sayılı davanın kısmen kabulüne-kısmen reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı … vekilince duruşmalı, davalı … mirasçısı vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 07.11.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde asıl ve birleşen davada davacı asil … ve vekili Avukat … geldiler. Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığı anlaşılmakla onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.1.Asıl ve birleşen Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/68 Esas sayılı dosyada davacı vekili, davalı …’dan 12.08.2013 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile davaya konu 22 ve 26 no.lu taşınmazların bedelini ödeyerek aldığını, ancak davalının devir işlemini yapmadığını ileri sürerek, davalı adına kayıtlı taşınmazın tapusunun iptali ile müvekkili adına tescil edilmesini, mümkün olmadığı takdirde karar tarihindeki değer üzerinden bedelin tahsilini talep ve dava etmiştir.

1.2.Birleşen Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/215 Esas sayılı dosyada davacılar vekili, müvekkilleri ile davalı …’un arsa sahibi olarak 26.04.2007 tarihli arsa payı kat karşılığı inşaat sözleşmesini dava dışı Orhan Ünal ile imzaladıklarını, yüklenicinin edimlerini yerine getirmemesi üzerine … ile anlaştıklarını, anlaşmaya göre … ile arsa sahiplerine ait olması gereken bağımsız bölümler için davalı tarafların muvaazalı olarak gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi imzaladığını ileri sürerek 12.08.2013 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmelerinin iptalini talep ve dava etmiştir.

1.3.Birleşen Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/182 Esas sayılı dosyada davacı vekili, müvekkilinin davalılar ile 18.03.2015 tarihli protokol imzaladığını, müvekkilinin edimini yerine getirmesine rağmen davalı … ile … arasında müvekkiline anlaşma gereği isabet eden 22 no.lu bağımsız bölüm için 12.08.2013 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi imzalandığını, yapılan işlemin sözleşmeye aykırı olduğunu ileri sürerek, 22 no.lu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini, olmadığı takdirde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla daire bedeli olan 100.000,00 TL’nin avans faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1.1.Birleşen 2015/215 Esas sayılı davada davalılar vekilleri cevap dilekçesinde; haksız davanın reddini istemiştir.
1.2.Birleşen 2015/182 Esas sayılı davada birkısım davalılar cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.02.2016 tarihli ve 2015/64 Esas, 2016/32 Karar sayılı kararıyla; asıl ve birleşen Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/68 Esas sayılı dosya yönünden dava konusu taşınmazın davalı tarafından davacıya devredildiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmiş, birleşen Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/215 Esas sayılı dava yönünden; taşınmazların tapuda davalı … adına kayıtlı olduğu ve yapılan satış vaadinin de resmi şekilde yapıldığı ve davacıların da satış vaadi sözleşmesine taraf olmadıkları gerekçesiyle, aktif husumet yokluğundan davanın reddine, birleşen Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/182 Esas sayılı dava yönünden ise; yapılan protokolün tüm arsa sahipleri tarafından yapılmadığı ve resmi olmadığı dikkate alındığında geçersiz sözleşmeye dayalı tapu iptali ve tescil isteminde bulunamayacağı, tescile hak kazanmadığı taşınmazın da bedelini isteyemeyeceği gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/182 Esas sayılı davada davacı vekili ve birleşen Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/215 Esas sayılı davada davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemiz (kapatılan Yargıtay 23.Hukuk Dairesi) 24.05.2019 tarihli ve 2016/4766 Esas ve 2019/2317 karar sayılı ilamıyla; birleşen Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/182 Esas sayılı davada davacı vekilinin temyiz itirazları açısından; asıl dosya davacısının davasına dayanak yaptığı sözleşmenin içerik itibariyle arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi olduğu, somut olayda sözleşmede imzası bulunmayan …’ın dosya safahatından anlaşıldığı kadarıyla sözleşmeye icazet verdiği ve bu şekilde davacı tarafından davaya dayanak yapılan sözleşmenin geçerli olarak kurulduğu, mahkemece geçerli olarak kurulan sözleşmeye değer verilerek uyuşmazlığın çözümü gerektiği,
Birleşen Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/215 Esas sayılı davada davacılar vekilinin temyiz itirazları açısından; davacılar vekillerinin 22 no.lu bağımsız bölümün yüklenici …’a ait olduğunu kabul ettiği ancak 26 no.lu bağımsız bölümün sözleşme uyarınca tüm arsa sahiplerine isabet etmesine rağmen davalılar … ve …’nın bu bağımsız bölümle ilgili muvazaalı ve kötüniyetli olarak gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi yaptıklarına ilişkin iddialarında davacıların hukuki yararı olduğu dikkate alınarak davanın esasına girilerek muvazaa iddiası üzerinde durularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken gerekli inceleme yapılmadan davacıların gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin tarafı olmadıkları gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile birleşen 2015/182 Esas sayılı dava yönünden; sözleşmede imzası olmayan …’ın daha sonra sözleşmeye icazet verdiği, bu nedenle sözleşmenin geçerli olduğu, sözleşme hükümleri ve arsa sahiplerinin kabulüne göre davaya konu 22 no.lu bağımsız bölümün davacı yüklenici …’a ait olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, birleşen Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/215 Esas sayılı dava yönünden ise; dava konusu 22 no.lu bağımsız bölüme ilişkin gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin arsa sahiplerinin kabulü doğrultusunda dava dışı yüklenici …’a düştüğü anlaşıldığından, bu bağımsız bölüme ilişkin sözleşmenin iptali isteminin reddine, 26 no.lu bağımsız bölüme ilişkin gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin iptal isteminin ise, davalı …’un Ankara 1. Noterliğinin 26/04/2007 gün, 07524 yevmiye no.lu kat karşılığı inşaat sözleşmesinde imzası bulunan arsa sahibi olduğu, sözleşme gereği 26 no.lu bağımsız bölümün tüm arsa sahiplerine düştüğünü bildiği halde bu durumu bilen, bilebilecek durumda olan diğer davalı …’ya sözleşme hükümlerini geçersiz kılmak için düzenlenme şeklinde satış vaadi sözleşmesiyle devrettiği, nitekim …’nın bu sözleşmeye dayalı olarak tapu iptali ve tescil davası açtığı, davanın yargılaması sırasında tapuda devir olduğundan karar verilmesine yer olmadığına hükmedildiği, bu durumda taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin kötü niyetle ve muvazaalı olarak yapıldığı konusunda kanaat oluştuğu, davalıların sözleşme hükümlerini ortadan kaldırmak düşüncesiyle hareket ettikleri gerekçesiyle 26 no.lu bağımsız bölüme ilişkin gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin iptaline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/182 Esas sayılı davada ve birleşen Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/215 Esas sayılı davada davalılar … vekili ile … mirasçısı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/182 Esas sayılı davada ve birleşen Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/215 Esas sayılı davada davalı … vekili temyiz dilekçesinde; Bakir Aydoğan mirasçılarının davayı takip etmedikleri halde haklarında hüküm kurulduğunu, bozma gereklerinin yerine getirilmediğini, muvazaaya yönelik verilen süreye rağmen delil sunulmadığını, 22 ve 26 no.lu bağımsız bölümlerin yükleniciye isabet eden daire olduğunu, kat mülkiyeti işlemlerinin tamamında müvekkilinin adının yazdığını, muvazaaya dair somut gerekçe olmadığını,iskan izni alınmadığını, davacı hakedişinin olmadığını, eksiklikleri bina sakinlerinin tamamladığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/182 Esas sayılı davada ve birleşen Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/215 Esas sayılı davada davalı … mirasçısı … vekili temyiz dilekçesinde; davalı …’nın temyiz dilekçesindeki nedenleri ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/182 Esas sayılı davada arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil mümkün olmazsa tazminat, Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/215 Esas sayılı davada ise muvazaa ve kötüniyete dayalı olarak gayrimenkul satış vaadi sözleşmelerinin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427 nci ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 428 inci maddesi ile 439 ncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, muvazaa olgusuna ilişkin mahkeme gerekçelerinin hükümde yer aldığı, diğer hususların bozma öncesi kesinleştiği bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/182 Esas sayılı davada ve birleşen Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/215 Esas sayılı davada davalılar … ve … mirasçısı … vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunmayan Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/182 Esas sayılı davada davacı ile birleşen Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/215 Esas sayılı davada davacılar yararına duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden … ile … mirasçılarına yükletilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

07.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.