YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3989
KARAR NO : 2023/3702
KARAR TARİHİ : 07.11.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/356 E., 2022/1005 K.
DAVA TARİHİ : 01.12.2021
HÜKÜM/KARAR : Usulden Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/726 E., 2022/41 K.
Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 07.11.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacılar vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında Selçuklu Sporcu Seçme ve Yetiştirme Merkezi Yapım İşine Ait Sözleşme imzalandığını, Covid 19 nedeniyle yaşanan ekonomik krizden dolayı davacının, davalı belediyeden süre uzatımı ve fiyat farkı talep ettiğini, ancak talebin kabul görmediğini, bunun üzerine Konya 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/322 Esas sayılı dosyasıyla sözleşmenin uyarlanması ve terditli olarak sözleşmenin tasfiyesi talepli dava açtıklarını, ancak davalı belediyenin sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetmesi nedeniyle feshin geçersizliğinin tespiti amacıyla Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/719 Esas sayılı dosyasıyla dava açtıklarını, bu kez davalı belediyenin 29/11/2021 tarihli yazısıyla inşaat sahasının 02/12/2021 tarihine kadar boşaltılması, boşaltılmaması halinde kolluk kuvvetleri ile boşaltılacağı hususunun ihtar edildiğini, bu kadar kısa sürede inşaat sahasının boşaltılmasının mümkün olmadığını ileri sürerek, tedbir talebiyle şantiye ve inşaat alanının ne kadar sürede boşaltılabileceğinin tespit edilerek, şantiye alanının boşaltma işlemleri için mahkemece taraflarına makul süre verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı iş sahibi vekili cevap dilekçesinde özetle; muaraza iddiasıyla tespit davası açılamayacağını, davacının hukuki yararının olmadığını, sözleşmeyi feshetmelerine rağmen davacının işi durdurmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; davanın kabulü ile şantiye sahasının boşaltılmasının 10 gün olduğunun tespitine, sürenin yarından itibaren başlatılmasına, mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının şantiye sahasının boşaltılması süresinin bitiminden sonra kaldırılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Nedenleri
Davalı vekili istinaf başvurusunda özetle; muaraza iddiasıyla tespit davasının açılamayacağı gerekçesiyle kararı istinaf etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; 6100 sayılı HMK’nın 106 ncı maddesi uyarınca, tespit davasının dinlenebilmesi için hukuksal bir ilişki ile hukuki yararın bulunmasının zorunlu olduğu, hukuki yararın varlığı ise davacının bir hakkının veya hukuki durumunun bir tehlike ile tehdit edilmiş olması, bu tehdit nedeniyle, davacının hukuki durumunun tereddüt içinde olması ve bu hususun davacıya zarar verebilecek nitelikte olması, tespit hükmünün bu tehlikeyi kaldırmaya elverişli olması halinde kabul edileceği, eda davası açılabilecek hallerde tespit davası açılmasında hukuki yarar olmadığı, iş bu davadan önce, taraflar arasındaki eser sözleşmesinin davalı … tarafından feshedilmiş olduğu, davacı tarafından da feshin geçersizliğinin tespiti için Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/719 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığı, bu davada davacının şantiye sahasının boşaltılmasının engellenmesine yönelik tedbir talep edebilecekken, ayrı bir dava açmasında hukuki yararının mevcut olmadığı, bu nedenle İlk Derece Mahkemesince, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; fesih davası ile bu davanın konularının farklı olduğu, davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, şantiye alanının kolluk kuvvetleri ile boşaltılması durumunda ticari itibarın zarar göreceği gerekçesiyle kararı istinaf etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan tespit talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı HMK’nın 106 ve 114 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 2022/356 Esas, 2022/1005 Karar ve 06.07.2022 tarihli kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.