Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/4193 E. 2023/565 K. 14.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4193
KARAR NO : 2023/565
KARAR TARİHİ : 14.02.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Küçükçekmece 12. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak (eser sözleşmesi) davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin davalı ile yaptığı sözleşme ile davalı … Belediyesinin misafirhane binasının yapımını üstlendiğini, sözleşme kapsamında teminat mektuplarının verildiğini, sözleşmede işin süresinin belirlendiğini, ancak davalı belediyenin sözleşmeden itibaren 204 gün yer teslimi yapmadığını, hak edişleri de süresinde ödemeyerek işin zamanında bitirilmemesine kendi kusuru ile sebep olduğunu, davalının 18. hakedişte kesintiler yaptıktan sonra ödemesi gereken bedeli ihtarnameye rağmen ödemediğini, müvekkilini zarara uğrattığını ve sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini belirterek teminat mektuplarının haksız fesih nedeniyle hükümsüz olduğunun tespiti ile iadesine, irat kaydedilmesi halinde bedelinin istirdadına, davalı uhdesinde bulunan istihkaklarının ödenmesine, davalı uhdesinde bulunan %3 ve %6 teminat kesintilerinin iadesine, haksız fesih nedeniyle işin tamamlanamamasından kaynaklanan zarar ve şantiye kurulumu dahil yapılan masrafların tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

1
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirket tarafından ihale konusu işe ilişkin defalarca süre uzatımı yapılmasına rağmen işe devam edilmeyerek işin süre sonu olan 31.08.2016 tarihinde tamamlanmadığının tespit edildiğini, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun 20. ve 22. maddesi gereği sözleşmenin feshedildiğini, toplam 1.138.111,72 TL teminat tutarlarının irat kaydedildiğini, 30.09.2016 tarihi itibarıyla davacı şirketin güncel borç tutarı toplamının 1.411.678,59 TL olduğunu, davacı şirketin alacakları da düşüldükten sonra, irat kaydedilen tutar ile güncellenen tutar arasındaki farktan doğan 58.557,98 TL borcu bulunduğunu, davacı ile akdedilen sözleşme yasa gereği ve haklı olarak feshedildiğinden yine yasa gereği yapılan hesaplama neticesi müvekkili belediyenin herhangi bir borcu bulunmadığı gibi aksine alacaklı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında bilirkişi raporundaki hesaplamaya dayanılarak, davalı belediyenin süresinde yer teslimi yapmadığı, davacı yüklenicinin inşaata başlama süresine kadar geçen sürenin makul bir süre olduğu, hak edişlerinin sözleşmede belirtilen zamanlarda yapılmayarak davalı tarafından işin gecikmesine sebebiyet verildiği, davalının ihale mevzuatını hatalı uygulayarak sözleşme feshini haksız yere uyguladığı, davalı tarafından yapılan işlem sonucunda paraya çevrilen teminat mektubu bedelinin iadesi ile ödenmeyen hak ediş bedeli tutarı, kesinti bedeli ve haksız fesihten kaynaklanan genel gider tazminatı taleplerinin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile; paraya çevrilen teminat mektubu bedeli 1.080.000,00-TL’nin 03/10/2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 322.226,02-TL hak ediş bedelinin, 283.771,15-TL teminat kesintisinin, 245.700,00-TL haksız fesihten kaynaklanan genel gider tazminatının dava tarihi 03/10/2016 itibari ile yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili; sözleşme konusu işin süresinde tamamlanmadığından, davalı idare tarafından Kamu İhale sözleşmelerinin 20. maddesi gereğince, haklı nedenle feshedildiğini, Kamu İhale Sözleşmelerinin 22. maddesi gereğince teminatların irat kaydedildiğini, davacı şirketin alacağı düşüldükten sonra irat kaydedilen tutarla güncel tutar arasındaki farktan doğan 58.557,98 TL borcunun bulunduğunu, Kamu İhale Sözleşmesi’nin 24. maddesi kapsamında sözleşme bedelinin %10 keşif artışıyla tamamlanamayacağının anlaşıldığı, bu nedenle sözleşmenin feshedildiği, bilirkişi heyetinin 4. ek raporunda hak ediş hesaplanmasına itiraz etmediklerini ancak genel tazminat gideri hesaplamasının yerinde olmadığını, mekanik tesisat imalat bedellerinin tespitinde mukayeseli maliyetteki pursantajların kullanılması gerektiğini, fiyat farkı hesabının sözleşmenin fiyat farkını düzenleyen 14. maddesine göre yapılmadığını, davacının genel giderler ile kar kaybı talebinde bulunamayacağından bahisle, İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile,
1. “Mahkeme gerekçesinde belirtildiği üzere, süresinde yer teslimi yapılmayarak ve davacı yüklenicinin hak edişleri süresinde ödenmeyerek işin gecikmesine davalı belediyenin sebep olduğu sabit olduğundan davalının sözleşmeyi feshi ve, davalı belediyece teminat mektubunun nakde çevrilmesi haksız olduğundan ödenmeyen hak ediş bedellerinin ve kesinti tutarının ödenmesi gerektiğinden mahkemece bu taleplerin kabulüne dair karar usul ve yasaya uygun olup davalı vekilinin bu yönlere ilişkin istinaf sebebi yerinde değildir.
2

2.Davacı yüklenici genel giderleri tazminat olarak talep etmiş olup, davalı idare sözleşmeyi fesihte haksız olduğundan istinaf dilekçesinde belirtilen yasa maddeleri tazminat talebine engel teşkil etmemektedir. Davacının talep ettiği giderler genel hükümler kapsamında istenebileceğinden ve hesaplamaya dair istinaf bulunmadığından

davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebebi de yerinde değildir.” gerekçeleri ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık taraflar arasındaki eser sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle irat kaydedilen teminatların iadesi, ödenmeyen istihkakların tahsili, uğranılan zararlar ile şantiye kurulumu dahil yapılan masrafların tazmini istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı TBK 470-486 maddeleri, Yapım İşleri Genel Şartnamesi.

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Taraflar arasında 21/03/2013 tarihli, 2012/85553 ihale numaralı, davalı belediyeye ait misafirhane binasının yapımına ilişkin götürü bedelli eser sözleşmesi imzalandığı, sözleşmede bedelin 17.953.138 TL + KDV olarak kararlaştırıldığı, sözleşmenin imza tarihinden itibaren 10 gün içinde işe başlamak üzere iş süresinin 865 gün olarak belirlendiği, sözleşmenin davalı belediyece 31/08/2016 tarihli ihtarname ile işin süresinde tamamlanmadığı gerekçesi ile feshedildiği sabittir.

3.Eser sözleşmesinin sona ermesi halinde tazminat borcunun doğması için temel koşul “kusur” olduğundan, tazminat isteyen tarafın “kusursuz” olması gerekir. Bir tarafın “az kusurlu”, diğer tarafın “çok kusurlu” olmasının bir önemi yoktur. Az kusurlu olan taraf da sözleşmenin bozulmasına kusuruyla sebebiyet vermiş sayılacağından tazminat isteyemez. Bu gibi durumlarda feshe taraflar “ortak kusurları” ile sebebiyet vermiş olacaklarından tazminat isteyemezler.

3
4.Dosya içinde olan belgelerden; davalı iş sahibinin süresinde yer teslimi yapmadığı, fiili yer tesliminin 17/09/2013 tarihinde yapıldığı ve 204 gün ek süre verildiği buna göre işin bitim tarihinin 31/10/2016 olarak belirlendiği, yine davalı … mali işler müdürlüğünün 17/08/2015 tarihli yazısından, belediye hesabına haciz konulması nedeniyle 15 ve 16 nolu hak edişlerin ödenmediği, 15 nolu hak ediş bedelinin 7 ay gecikerek ödendiğinden davacı yükleniciye 213 gün ek süre verildiği, buna göre iş bitim tarihinin 31/08/2016 olarak revize edildiği anlaşılmaktadır. Davalı idare ve davacı yüklenici arasındaki yazışmalar incelendiğinde, davacı yüklenicinin işin feshini istediği, davalı idare tarafından sözleşme koşulları ile işe devam edilmesi gerektiği belirtilmiş, ancak buna rağmen davacı tarafından iş yavaşlatılmış, iş programının çok gerisinde kalmış, davalı işverenin işe devam hususundaki uyarı yazılarına rağmen iş yarım bırakılmıştır.

5.Davalı belediyenin süresinde yer teslimi yapılmayarak ve davacı yüklenicinin hak edişleri süresinde ödenmeyerek işin gecikmesine sebep olduğu sabittir. Davalı belediyenin işe devam edilmesi gerektiği hususundaki tüm uyarılarına rağmen davacı tarafından da işin yavaşlatıldığı ve iş programına uyulmadığı sabittir.

6.Belirtilen bu nedenlerle, davacının davalı tarafından bedelleri nakde çevrilmek suretiyle irad olarak kaydedilen iki adet kesin teminat mektubu bedelinin tahsili talebinin, hak ediş alacağı ve teminat kesintisi bedellerinin kabulü yerinde ise de, işin gecikmesindeki tek kusurun davalı işverende bulunmadığı, tarafların ortak kusurlu olduğunun kabulü ile 245.700,00-TL haksız fesihten kaynaklanan genel gider tazminatının reddine karar verilmesi gerekirken, davacı yüklenicinin kusursuz olduğunu kabulü ile genel gider zarar tazminine de karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye
Mahkemesine gönderilmesine,

14.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar

4