Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/4231 E. 2024/108 K. 11.01.2024 T.

Yayınlanma Tarihi: 23.01.2024 18:57


YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4231
KARAR NO : 2024/108
KARAR TARİHİ : 11.01.2024

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen genel kurul kararının iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı kooperatifin eski yönetim kurulu başkanı olduğunu, 2006 yılında düzenlenmiş müfettiş raporunun davalı kooperatifin 21.05.2006 tarihli genel kurul toplantısında okunmasına, rapordaki hususlarla ilgili olarak müvekkilinin ibra edilmesine ve yeniden yönetim kurulu üyeliğine seçilmiş olmasına rağmen, 05.04.2009 tarihli olağan genel kurul toplantısının 10. maddesinde aynı müfettiş raporu dayanak gösterilerek müvekkilinin ibra edilmemesine ve hakkında sorumluluk davası açılmasına karar verildiğini, diğer yönetim kurulu üyeleri ile ilgili böyle bir karar alınmadığını, ayrıca aynı genel kurul toplantısının 11. maddesinde de kooperatifin zararına ve iyiniyet kurallarına aykırı olacak şekilde kooperatifin bir kısım taşınmazlarının satışı için yönetim kuruluna yetki verildiğini ileri sürerek, söz konusu kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle her iki kararın da iptalini gerektiren bir durum olmadığını, 2006 yılında düzenlenmiş müfettiş raporunda davacı ve diğer yönetim kurulu üyelerinin 104.251,75 TL sorumluluğunun tespit edildiğini, bu miktar için dava açılarak sonucundan bilgi verilmesinin istenildiğini, 21.05.2006 tarihli genel kurulda bu durumun irdelenmediğini, genel kurulun 11. maddesinde alınmış kararla ilgili iddiaların doğru olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 27.03.2012 tarih ve 2009/420 Esas 2012/347 Karar sayılı kararı ile benimsenen bilirkişi asıl ve ek raporları ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu genel kurulun 10. ve 11. maddesinde alınan kararların iptalini gerektirecek bir husus bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 25.02.2013 tarih 2012/5760 E. 2013/1060 K. sayılı ilamı ile mahkemece, genel kurulun ihraç kararını tasdiki ile ilgili kararının davacıya tebliğ edilip, edilmediği; tebliğ edilmişse iptal davası açılması için gerekli sürenin geçip geçmediği; ihraç kararına karşı süresinde dava açılıp açılmadığı; açılmış ise o dosyanın getirtilerek sonucunun beklenmesi, dava açılmamış ise davacının bu dava açısından aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı re’sen dikkate alınarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu husus gözardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 27.03.2014 tarih ve 2013/906 Esas 2014/156 Karar sayılı kararı ile davacı hakkında verilen ihraç kararının mahkeme kararı ile iptal edildiği ve davacının üyeliğinin devam ettiğinin sabit olduğu, genel kurul kararlarının hukuka aykırı olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 10.09.2015 tarih 2014/9284 E., 2015/5741 K. Sayılı ilamı ile dava konusu edilen 05.04.2009 tarihli genel kurul toplantısının 10. maddesinde; ilan edilen gündem maddeleri arasında bulunmayan 17.05.2006 tarihli müfettiş raporlarının genel kurula okunup okunmaması hususu oylanıp 3 ret, 174 kabul oyu ile görüşmeye geçildiği, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 46. maddesinin 3. fıkrasına uygun şekilde gündeme madde ilavesi yapılmadığından ve ayrıca yasada anılan istisnai durumların bulunmadığı anlaşıldığından, usulüne uygun olarak ret oyu kullanan ve muhalefet şerhi bulunan davacının talebinin kabulü ile 10. maddenin iptaline karar verilmesi gerektiği halde, yanılgılı değerlendirme ile istemin reddine karar verilmesi doğru olmadığı; dava konusu genel kurulun 11. Maddesinde ise taşınmazların satışına ilişkin bedeller hakkında alt ve üst sınırlar belirlenmişse de tespitin neye dayalı olduğu anlaşılamadığı; bu madde açısından bilirkişi incelemesinin de yeterli görülmediği, mahkemece, kooperatifler konusunda uzman bilirkişi raporu alınarak, davacı yanın iddiaları değerlendirilerek, genel kurulca belirlenen asgari ve azami bedellerin taşınmazlara uygunluk gösterip göstermediği ve iyiniyet kurallarına uygun olup olmadıkları denetlenerek oluşacak uygun sonuç dairesinde karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

D. İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, dava konusu genel kurulun 10.maddesindeki kararın 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 46. maddesinin 3. fıkrasına uygun şekilde gündeme madde ilave yapılmadan görüşüldüğü, davacının usulüne uygun olarak red oyu kullandığı, muhalefet şerhi bulunduğu da anlaşıldığından bu maddenin iptali şartlarının oluştuğu; genel kurulun 11. Maddesinde alınan kararın, bilirkişiler tarafından düzenlenen değerleme raporları nazara alındığında kooperatif aleyhine alınmış bir karar olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ilan edilen gündemin, alınan kararı kapsadığını, Kooperatifler Kanunu m. 46/3’e aykırılıktan 10. maddede alınan kararın iptal edilebilir nitelikte olduğundan bahsetmek hukuken mümkün olmadığını; her ne kadar yapılan incelemede 15, 22, 23, 24 ve 25 numaralı kaba inşaat halindeki bağımsız bölümlerin tanesinin 99.000,00 TL olarak değerlendirilmişse de dönemin hal ve şartları gereği dosyada mevcut tapu örnekleri dönemin vergiye esas emlak değerleri incelendiğinde, benzer nitelikli natamam taşınmazların iptali istenen kararda gösterilen 65.000,00 TL’lik bedel ile uyumlu olarak el değiştirmiş olduğu, bu belge ve resmi kayıtlara "vergi ve harçların minimum oranda ödenmesi için satış değerinin düşük gösterilmesi" şeklinde bir açıklama getirilerek itibar edilmemesinin hatalı olduğunu, ayrıca adı geçen satışı için asgari bedel tayin edilen taşınmazların asgari olarak belirlenen meblağın üzerinde satıldığını, iktisabı için azami bedel tayin edilen taşınmazın ise bu azami bedelin altında iktisap edildiğini dolayısıyla 11 numaralı kararda tespit ve tesis edilen meblağların dönemin ticari rayiçlerine uygun olduğunu belirterek mahkeme kararının bozularak davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 53 ncü maddesi, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427 ncı ve devamı maddeleri

3. Değerlendirme
1. Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davalı vekilinin, iptali istenen genel kurulun 11. maddesine yönelik temyiz istemine gelince:
21. Dava, kooperatif genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir.
2.2. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53 ncü maddesi uyarınca, genel kurulda alınan kararların, yasaya, anasözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olması durumunda, toplantıda bulunan ortaklar alınan kararlara muhalif kalarak, keyfiyeti tutanağa geçirdikten sonra kararın iptali için dava açabilir.
2.3. Mahkemece, dava konusu genel kurul toplantısında karara bağlanan 11. madde kapsamında alınan kararların kooperatif aleyhine alınmış bir karar olduğu gerekçesiyle, iptal kararı verilmiş ise de hükme esas alınan bilirkişi raporunda, genel kurul kararında bahsi geçen taşınmazların sadece rayiç bedellerinin belirlendiği, dosya kapsamından, iptali istenen 30.06.2010 tarihli genel kurul tutanağının 11. maddesinde alınan kararlarda yasaya, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı bir yön bulunmadığı ve toplantıda davacının doğrudan şahsını ilgilendiren bir karar alınmadığı da gözetilerek mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,


Temyiz peşin harcın istek halinde davalıya iadesine,

Dosyanın ilk derece mahkemesine

11.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.