Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/4480 E. 2023/3568 K. 30.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4480
KARAR NO : 2023/3568
KARAR TARİHİ : 30.10.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/1013 E., 2018/410 K.
DAVA TARİHİ : 16.05.2012
HÜKÜM/KARAR : Ret

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tacirler arası hizmet sözleşmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı ile imzalanan 11.02.2011 tarihli sözleşme ile 11.02.2011 – 31.12.2011 tarihleri arasında kanalizasyon ve yağmursuyu şebekesi bakım ve onarım hizmetini üstlendiğini, davalı tarafça müvekkilinin hak edişlerinden hukuka aykırı şekilde kıdem tazminatı adı altında 63.867,00 TL ve asgari ücrette değişiklik nedeni ile 28.674,00 TL olmak üzere toplam 92.541,00 TL kesinti yapıldığını ileri sürerek, bu miktarın ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 30.04.2013 tarihli ve 2012/216 Esas, 2013/326 karar sayılı kararıyla; ihale tarihinin 24.01.2011 tarihi olduğu, dolayısı ile maliyet hesabının 2011 yılı için yapıldığı kanaatine varıldığı, ihalenin gerçekleştiği tarihte brüt asgari ücrette artış meydana gelmediği, davalı tarafça 4857 sayılı Yasa’nın 36. maddesi gereğince davacının hak edişinden kesilerek işçilere ödenmesinde hukuka aykırılık olmadığı, işçilere ödenen miktarın davalıdan talep edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Asgari ücret tarifesinde değişiklik nedeni ile yapılan kesintiye ilişkin davanın reddine dair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş, kıdem tazminatı nedeni ile yapılan kesintiye ilişkin verilen red kararının ise gerekçesi olmaması nedeni ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 30.12.2014 tarihli ve 2014/1146 Esas, 2014/2133 ihale makamı olan davalının kıdem tazminatı nedeni ile işçilere karşı herhangi bir tazminat sorumluluğu olmadığı, davacı şirketin dava dışı işçilere kıdem tazminatı ödeyip ödemediğini kontrol yükümlülüğü olmadığı gibi kesinti yapmaya da yetkili olmadığı, işçilerin henüz doğmuş olan bir kıdem tazminatı hakları da olmadığı gerekçesiyle, davacı şirketin hak edişlerinden kıdem tazminatı adı altında kesilen 63.867,00 TL kesintinin kesinti tarihi olan 12.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. İKİNCİ BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.4857 sayılı İş Kanunu’na göre aynı iş yerinde birden fazla işveren uhdesinde çalışan işçi, son çalışma süresi itibari ile kıdem tazminatına hak kazandığı takdirde bu kıdem tazminatını son iş verenden alma hakkına sahiptir. Kıdem tazminatını ödeyen son işveren daha önce işçiyi çalıştıran diğer işverenlere işçiyi çalıştırdığı süre ile sınırlı olmak kaydı ile (bu süre 1 yıldan az olsa dahi) rücu edebilir. Somut olayda taraflar arasındaki sözleşme uyarınca işçiyi uhdesinde çalıştıran davalı DİSKİ, işçinin çalıştığı süre içerisinde belirlenen kıdem tazminatı kesintisini yapmış ve uhdesinde tutmuştur. Sözleşme uyarınca davalının bu kesintiyi yapmaya hakkı olduğu gibi tüm işçilerin muvafakat etmesi halinde yapılan bu kesinti davacıya ödenebilir. Ancak dosyada bu şekilde bir muvafakatname bulunmamaktadır. Öte yandan davalı idare dosyada bulunan 19.04.2011 tarihli yazısında bu kesintinin işçilere ödendiğini iddia etmesine rağmen mahkemece bu konu üzerinde durulmamıştır. Bu durumda mahkemece davalının ödeme iddiası hususunda gerekli araştırma yapılıp, işçilere ödeme yapıldığının tespit edilmesi halinde bu gerekçe ile, aksi halde davalının uhdesinde çalışan işçilerin sözleşme uyarınca muvafakatlerinin olmaması sebebiyle davanın reddi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmeyerek bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kıdem tazminatını ödeyen son işveren daha önce işçiyi çalıştıran diğer işverene işçiyi çalıştırdığı süreyle sınırlı olmak kaydı ile rücu edebileceği, dava konusu olayda, davalı tarafından davacının hak edişinden sözleşmenin 36.1.4 maddesi gereğince kıdem tazminatı fonu adı altında toplam 77.500,00 TL kesinti yapıldığı, bu kesintilerden 63.867,00 TL nin işçilere ödendiği arta kalan 13.633,00 TL’nin ise banka hesabı üzerinden firmaya ödendiği anlaşılmakla, yapılan kesinti taraflar arasındaki sözleşmeye uygun bulunduğundan davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde yapılan kesintilerin yasal olmadığını, işçilerin 10 yıl süreyi dahi doldurmadıklarını, asgari ücret ile ilgili değişikliğin hak uedişlere yansıtılamayacağını beyan ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tacirler arası hizmet sözleşmesinden kaynaklanan ve hak edişlerden yapılan kesintilerin tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine,

30.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.