Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/4501 E. 2023/376 K. 01.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4501
KARAR NO : 2023/376
KARAR TARİHİ : 01.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR : Kabul

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davalarda tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen 2006/123 Esas sayılı davanın kabulüne, birleşen 2006/309 Esas sayılı davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Asıl dava davacı vekili dava dilekçesinde; davacı yüklenicilerle, arsa maliki olan davalılar arasında 01.10.1997 tarihinde yapılan eser sözleşmesinde, davalıların malik oldukları … merkez … Mahallesi 8 Sk. Pafta no: 219, ada no: 2058, parsel no: 28 (9 ve 10 parselin birleştirilmesi sonucu oluşan) de kayıtlı taşınmaz üzerine inşaat yapılmasının kararlaştırıldığını, sözleşme kapsamında 2. madde gereğince davalıların tapu işlemlerine başlayacağını ve kat mülkiyetine geçeceklerini, inşaat projesine uygun olarak yapılacak dairelere isabet eden arsa payları oranında devredileceğinin kararlaştırıldığını, sözleşme konusu taşınmaz üzerinde davacılar tarafından sözleşmenin ek 5. maddesindeki dağıtım planına uygun olarak inşaatın tamamlandığını, tarafların dairelerine yerleştiklerini, ancak bu güne dek davalıların arsa paylarını tapuda davacılara satış ve devrini yapmadıklarını beyan etmiş, … merkez … Mahallesi pafta no: 219, ada no: 258, parsel no: 28 de kayıtlı taşınmaz üzerine yapılan 18 dairenin projesine uygun irtifak pay oranlarının tespiti ve davalılardan … …’e A blok 1 no.lu daire, … …’a A blok 2 no.lu daire, …’a A blok 3 no.lu daire, …’e A blok 4 no.lu daire, …’e B blok 2 no.lu daire, … …’ye B- Blok 3 no.lu daire, …’ye B blok 4 no.lu daire, …’a B, blok 6 no.lu daire, … …’a B, blok 6 no.lu daire, … …’a B, blok 7 no.lu daire, …’e B, blok 8 no.lu daire, olmak üzere bu dairelerin payları oranında davalılar adına kayıtlı tapunun iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

2.Davacı vekili aynı mahkemenin birleştirilen 2006/123 Esas sayılı dosyasında da aynı taleplerini yinelemiş ve dosyanın eldeki davayla birleştirilmesine karar verilmesini istemiştir.

3.Davalı-birleşen 2006/309 Esas sayılı dosya davacı arsa sahipleri vekili dilekçesinde; … merkez … Mahallesi pafta: 219 ada 2058 parsel 28 de kayıtlı taşınmazın maliki olup, 01.10.1997 tarihi itibari ile müvekkilleri ile davalılar arasında oluşan icap ve kabulle dava konusu arsa üzerinde inşaatın davalılar tarafından yapılması karşılığında müvekkillerinin de arsanın bir kısım hisselerini devretme borcunu üstlendiklerini, ancak bu güne kadar inşaatın tamamlanamadığını, davalıların kendi edimlerini yerine getirmedikleri gibi arsa sahiplerini kendi mallarından kovmaya çalıştıklarını, davalıların … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/504 Esas sayılı dosyasında devir borcunu ifa etmelerini istediğini, davalıların mezkur dosyada taleplerini adi şekilde yapılmış bir sözleşmeye dayandırdıklarını, aralarında geçerli bir sözleşme olmaması, mevcut adi sözleşmenin ise uygulama alanı bulunmadığını, inşaatın projesinin bile hukuk alanında hiçbir zaman var olmaması sonucunu doğurduğunu, sözleşmede belirli bir projenin adı geçmediğini, müvekkillerine vaad edilen dairelerin 160 m2 olması gerekirken net olarak 70, 80,100 m2 gibi hiçbir ölçüsü olmayan dairelerin ortaya çıktığını, kat karşılığı inşaat yapımını taahhüt eden davalılar tarafından eksik bırakılan imalatlar bulunduğunu belirterek, öncelikle dava konusu gayri menkule davalıların haksız ve hukuka uygun olmayan müdahalesinin men’ine, terditli olarak ise fiili durumun BK. çerçevesinde yapılacak hukuki tavsifle hukuka uygun sayılması halinde, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla dava tarihinden itibaren toplam 6.000,00 TL kötü ifa ve sözleşme yapılmasa idi uğranılmayacak olan zarardan … tazminatın, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı müvekkillerine hisseleri oranında verilmesini ve bu miktara dava tarihi itibari ile yasal faiz yürütülmesine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
1.Davalı arsa sahibi asıl ve birlşeen 2006/123 Esas sayılı davalarda cevap dilekçesinde; davanın haksız ve hukuka uygun olmadığını, gayrimenkulün devrini borç olarak yükleyen bir sözleşmenin resmi şekilde yapılması gerektiğini, kat karşılığı inşaat sözleşmesinin geçerliliğinin başka bir ifadeyle gayrimenkulün tapu devrinin borç olarak bir tarafa yüklemesi için resmi şekilde yapılmasının şart olduğunu, davacıların kat karşılığı inşaat sözleşmesinin tarafı gibi hareket etme, ön edim borcunu üzerlerine alamadıklarını, ancak arsa maliklerinden devir borcunu ifa etmelerini istemekte olduklarını, bu durumun haksız ve hukuka uygun olmadığını, davacıların taleplerine dayanak olarak adi şekilde yapılmış bir sözleşmeye dayandıklarını ve adi sözleşmenin ise uygulama alanı bulamaması, inşaatın projesinin bile hukuk alanında hiçbir zaman var olmaması sonucunu doğurduğunu, asıl zarara müvekkillerinin uğradığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davacı-birleşen 2006/309 Esas sayılı dosyada davalı yüklenici vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazında bulunmuş, davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
1.Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava 2004/504 Esas ve birleşen 2006/123 Esas sayılı davalarda davacıların taleplerinin kabulü dava konusu …, merkez, … Mahallesi 2058 ada, 28 parsel de davalı-arsa sahipleri adına olan paylı mülkiyetin kısmen iptali ile davacı- yükleniciler ile davalı-arsa sahipleri adına 27.11.2007 tarihli bilirkişi ek raporunda belirtilen arsa payları dikkate alınarak ve her bir arsa payı belirtilerek adlarına tapuya tesciline, birleşen 2006/309 Esas sayılı davada davacının meni müdahale talebinin reddine, aynı davada davacıların tazminat talebinin kısmen kabulü ile 8.800,00 TL tazminatın davalılardan alınıp birleşen 2006/309 Esas sayılı dosyada davayı açan tapu kaydında paydaş malik ve mirasçı olan davacı arsa sahiplerinin kabul gören tazminat talepleri dikkate alınarak, bu davacıların tapudaki kendi payları ve mirasçıların murislerinden intikal eden payları dikkate alınmak suretiyle, bilirkişi raporuyla belirlenen tazminattan her birine düşen kısmına belirtilen payları oranında verilmesine, bu tutarlara birleşen davanın dava tarihi olan 14.11.2006 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, fazla taleplerin reddine, tapuda paydaş olmakla birlikte, dava açmayan tazminat talep etmeyen paydaş malik ve mirasçılar yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

2.Bu karar taraf vekillerince temyiz edilmiş, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 03.02.2016 tarihli 2015/5241 Esas, 2016/630 Karar sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar vermiştir. Karar düzeltme yoluna başvurulmaması nedeniyle 06/06/2016 tarihinde karar kesinleşmiştir.

3.Davacı-birleşen dava davalı yükleniciler vekili Av. … tarafından 15.01.2020 tarihli dilekçesi ile hükmün infazı için tapu sicil müdürlüğüne yapılan başvurunun, hisselerin isimleri yazılı bulunan davalılara hangi oranda tescil edileceği hükümden anlaşılamadığı gerekçesiyle reddedildiğinden düzeltilmesi için tavzih talebinde bulunulmuştur.

4.İşbu tavzih talebi 11.02.2020 tarihinde mahkeme tarafından tavzih talebini davacı vekilinin talep ettiği davacılar vekilinin davalılar adına tapuda işlem tahsis yetkisi bulunmadığı gerekçesi ile kesin olmak üzere reddedilmiştir.

5.Tavzih talebinde bulunan vekil tarafından bu karar hakkında 26/02/2020 tarihinde istinaf başvurusunda bulunulmuş olup bu kez ilk derece mahkemesince 05/03/2020 tarihinde tavzih talebinin reddi kararı kesin olarak verildiğinden reddi ile 1 hafta içinde temyizi kabil olmak üzere karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-birleşen davada davalı yükleniciler vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Mahkemenin hüküm kısmında; “C Blok Zemin Kat 2 no.lu bağımsız bölüme karşılık gelen 4486/157357 arsa payının … …: … oğlu ve çocukları …, …, …, C Blok 1. Kat 3 no.lu bağımsız bölüme karşılık gelen 5642/157357 arsa payının … …: … oğlu ve çocukları …, …, …, C Blok 1. Kat 4 no.lu bağımsız bölümüne karşılık gelen 4949/157357 arsa payının … …: … oğlu, … …” adına tesciline karar verdiğini,

2.Söz konusu kararın infazı için tapu sicil müdürlüğüne yapılan başvuru neticesinde bu hisselerin isimleri yazılı bulunan davalılara hangi oranda tescil edileceği hükümden anlaşılamadığı gerekçesiyle mahkemeden tavzih talebinde bulunulması istendiğini,

3.15.01.2020 günlü dilekçe ile bahsi geçen hisselerin bahsi geçen davalılara hangi oranda tescil edilmesi gerektiği hususunun açıklanmasını talep ettiklerini, mahkemenin 11.02.2020 günlü ara kararı ile talebin reddine karar verdiğini,

4.Söz konusu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine mahkemenin 05.03.2020 günlü kararıyla reddedildiğini ve bu karara karşı bir hafta içerisinde temyiz kanun yoluna başvurma hakkının olduğu bildirildiğini,

5.Mahkemece verilen red kararının usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, zira yeterince açık olmayan veya icrasının nasıl olacağı konusunda tereddüt edilen ya da fıkraları birbirine aykırı hükümlerin tavzihi istenebileceğini, ancak mahkemece bu hükmü göz ardı ederek tavzih talebinin reddedildiğini, dosyanın karar kısmında tapu tesciline karar verilen arsa paylarının kime ne oranda tescil edileceğine açıklık getirmediğini, bu nedenlerle temyiz kanun yoluna başvurduklarını belirtmişlerdir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca tapu iptal ve tescil ile tazminat istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, m.305 vd.

3. Değerlendirme
1. 6100 Sayılı HMK’nın 305. maddesinde tavzihin hangi şartlarda ve nasıl yapılacağı düzenlenmiştir. Buna göre, hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.

2. Mahkemece verilen kararın tapu iptal ve tescile dair hüküm fıkrasının infazında tereddüt bulunduğu görülmekle, davacı-birleşen dava davalı yükleniciler vekilinin tavzih isteminde bulunmasında hukuki yararı bulunmaktadır.

3. Netice itibariyle, davacı-birleşen dava davalı yükleniciler vekilinin düzeltilmesini talep ettiği hükmün arsa sahipleri lehine olan tapu kaydının iptali ile yüklenici ve arsa sahipleri adına yeniden belirlenen oranlarda tesciline ilişkin kısmının infazının tereddüte mahal vermeyecek şekilde sağlanması için tavzih koşulları oluştuğundan davacı-birleşen dava davalı yükleniciler vekilinin talebinin kabulü ile, belirtilen paydaşların paylarının net bir şekilde tespit edilmesi için gereken araştırmanın yapılması, her bir paydaş ve mirasçısına düşen payların net bir şekilde tespitinin sağlanması ve sonucuna göre hüküm fıkrasının infaz edilebilir hale getirilerek düzeltilmesi gerektiğinden tavzih talebinin reddine dair verilen ek kararın bozulması uygun bulunmuştur.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,

Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

01.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.