Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/4627 E. 2023/2603 K. 05.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4627
KARAR NO : 2023/2603
KARAR TARİHİ : 05.07.2023

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1060 E., 2022/728 K.
HÜKÜM : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit ve alacak ve ceza-i şartın tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 05.07.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde duruşmalı temyiz talebinde bulunan davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat …’nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında 10/06/2017 tarihli besi çiftliği yapım işi konulu sözleşme imzalandığını, sözleşmede işin süresinin 150 gün olarak belirlendiğini, işin zamanında tamamlanmadığını ve teslim edilmediğini, Tavas Asliye Hukuk Mahkemesi’nden alınan 2018/1 D. iş sayılı dosyada alınan tespit raporunun iddialarını doğruladığını, iş bedeli olarak verilen 15/01/2018 tarihli ve 250.000,00 TL bedelli çek bakımından borçlu olmadıklarının tespitini, işin tamamlanmaması nedeni ile uğranılan zarar, eksik işlerin başkasına tamamlatılması nedeni ile uğranılan zarar, sözleşmeye göre işin tamamlanmaması nedeni ile günlük belirlenen ceza-i şart ve haksız bir şekilde işin bırakılması nedeni ile belirlenen 250.000,00TL ceza-i şart alacaklarının ve tespit dosyası masraflarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; işin yapılabilmesi için gerekli şartlar ve elektriğin sağlanması sorumluluğunun davacıda olduğunu, işe başlama tarihinin 13/07/2017 olduğunu, davacının elektrik sağlama görevini yerine getirmediğinden gecikmeler meydana geldiğini, ayrıca hava muhalefeti nedeni ile çalışma yapılamayan günler olduğunu, müvekkilinin sözleşmede kararlaştırılandan fazla imalat yapmasına rağmen ek süre verilmediğini, revizyon yapılan imalatlar bakımından da davacının alt yapı hizmetlerini sağlamasının beklendiğini, tespit dosyasındaki fotoğraflardan zeminin uygun olmadığının görülebileceğini, davacının kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahallinde yapılan keşifler neticesinde düzenlenen bilirkişi raporlarına göre ,10.06.2017 tarihli protokole göre işe başlama tarihinin 15.06.2017 tarihi olduğu, sözleşmenin 4. maddesinde inşaatın bitim sözleşme tarihinden itibaren 150 gün (13.11.2017) olarak belirlendiği, davaya konu olan besi çiftliği inşaatında sözleşmede taahhüt edilen miktarlar ile projede gözüken ve yerinde yapılan miktarlar arasında metraj açısından farklılık bulunmakta olup iş artışının söz konusu olduğu, mevcut sözleşmede iş miktarları ve iş tutarı esas olduğundan yüklenicinin yapmış olduğu iş miktarları ve iş tutarının esas alınacağı, iki taraf arasında düzenlenen sözleşmede kalıp demir beton işçiliği için 4.300,00 m³ imalat yapılması taahhüt edilmiş olup … Hazır Beton Şirketi belgelerinde 21.07.2017 ile 28.12.2017 tarihleri arasında … Et Ve Süt Ürünlerine dökülen beton miktarının 5.295,50 m³ olduğunun tespit edildiği, besi çifliği inşaatında 2017 yılı içerisinde dökülen beton miktarı sözleşmede taahhüt edilen miktardan % 22 daha fazla olduğu, davaya konu işin sözleşmesi 15.06.2017 tarihli olup SGK Müdürlüğü tarafından gönderilen resmi yazıda sigorta başlangıç tarihinin 13.07.2017 gösterildiği, davalının taşeron olup çelik imalat dışında kalan işlerin malzeme temini ve alt yapı ve hafriyat aşamasındaki gecikmelerden tümüyle sorumlu tutulmaması gerektiği, dosyaya sunulan bir kamera kaydı veya şantiye defteri kaydı olmadığından mevcut belgeler ve sunulan resimler dikkate alındığında, bu işte kış şartları, alt yapı yollarının zamanında yapılmaması ve elektrik trafosu nedeniyle oluşan gecikmeden dolayı yaklaşık 30 gün ilave süre verilmesi gerekeceği, bu durum dikkate alınacak olursa işin tamamlanma tarihinin 13.01.2018 olacağını, davalı tarafından besi çiftliği inşaatında yapılan imalatların miktarı esas alınarak sözleşmedeki birim fiyatlarla 28.12.2018 tarihine kadar gerçekleşen imalat bedelinin 2.751.684,14 TL olduğunu, sözleşmede taahhüt edilen iş bedelinin 2.754.705,64 TL olduğunu, sözleşmede yapılacak iş tutarı ile davalı yüklenici tarafindan yapılan iş tutarı sonucu işin tamamlanma oranının % 99,89 olduğunu, buradan anlaşılacağı üzere yüklenicinin sözleşmede taahhüt edilen edimini genel anlamda yerine getirmiş olduğunun tespit edilmesi karşısında, dava tarihi itibari ile davalıdan kaynaklı gecikme olmadığı anlaşılmakla davacının ceza-i şart talebinin ve 15/01/2018 tarihli 250.000,00 TL bedelli çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti taleplerinin reddi ile tespit edilen eksik iş bedeli olan 3.021,50 TL nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; belirsiz alacak davası açmalarına rağmen, kendilerine zorla harç tamamlattırıldığını, davalının süresinden sonra cevap verip, delil bildirdiğini, iddiaları ve Tavas Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/1 Değişik iş numaralı tespit dosyasındaki rapor dikkate alınmadan rapor hazırlandığını, yeniden rapor alma taleplerinin kabul edilmediğini, bunun üzerine Pamukova Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Öğretim Üyelerinden rapor aldıklarını, bu raporda hatalı ve eksik işlerin belirlendiğini, itirazlarının karşılanmadığını, sundukları uzman görüşünün de değerlendirilmediği gibi gerekçelerle karara karşı istinaf yoluna başvurulmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin istinaf incelemesine konu kararında, dosyadaki mevcut delillere göre yaptığı değerlendirmeye, takdire, ortaya koyduğu gerekçeye ve ayrıca davalı şirketin dosyadan fotokopi almasının dava dilekçesinin Tebligat Kanununa göre usulünce tebliği anlamına gelmemesine, davacı tarafın tek taraflı hazırlattığı teknik danışmanlık raporunun bağlayıcı bir yönünün bulunmamasına göre, mahkemenin vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı HMK nun 355. maddesi kapsamında yapılan istinaf incelemesi sonucu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş bedeli karşılığında verilen çek bakımından menfi tespit, alacak ve cezai şartın tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı TBK 470-486 maddeleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Taraflar arasında 10/06/2017 tarihli, besi çiftliğinin muhtelif konstrüksiyon, betonarme karkaslarının kalıp, demir beton işçiliklerinin yapılması konulu, birim fiyatlı sözleşme imzalanmıştır.
-Taraflar arasında imzalanan iş yeri teslim tutanağına göre, iş yeri yükleniciye 13.07.2017 tarihinde teslim edilmiştir.

– Denizli Valiliği İl Tarım Müdürlüğünün 25/10/2018 tarihli yazısına göre davacının, Damızlık Düve Yetiştiriciliğinin Desteklenmesine İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı doğrultusunda 500 Baş Kapasiteli Damızlık Düve İşletmesi yapması uygun görülmüş, davacı firma 05.05.2017 tarihinde ahır inşaatlarına başlamış, yapım süresi olan 1 yıl içerisinde ahır inşaatlarını bitirememiş, ek süre talebinin komisyonca kabulü ile davacıya 05/11/2018’e kadar süre verildiği, davacının süresinde ahır inşaatlarını bitirdiği ve ödeme işlemlerinin yapıldığı, davacıya Bakanlıkça 875.000,00TL hibe verildiği, davacının hakediş ödemelerinin fiili gerçekleşmeye göre yapıldığı, 500 Baş Damızlık Düve İşletmesi (250 Baş kapasiteli iki ahır, yem deposu ve gübre çukuru) hakedişine esas inşaat maliyeti KDV’siz 4.324.972,11TL olarak hesaplandığı, davacı ile davalı arasındaki ilişkiye yönelik olarak ise ellerinde bir belge bulunmadığı belirtilmiştir.

– Dava konusu inşaata ilişkin yapı ruhsatının 23.06.2017 tarihli olduğu görülmüştür.

– SGK kayıtlarındaki iş yeri tescil belgesine göre işe başlama tarihinin 13.07.2017 olduğu görülmüştür.

2.1. Dosya kapsamında alınan 01.05.2019 ve 12.12.2019 tarihli bilirkişi raporlarına göre davalı yüklenicinin, taraflar arasındaki sözleşmede belirlenen metrajlardan daha fazla miktarda iş yaptığı, bu bakımdan hak ettiği iş bedeli hesaplandığında menfi tespit isteminin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

2.2. Dosya kapsamında alınan raporlara göre; elektrik enerjisi sağlama yükümlülüğünün sözleşmeye göre davacıda olduğu, ancak bu yükümlülüğün zamanında sunulmadığı işe ancak jenaratör ile devam edildiğinin tespit edildiği, inşaat yapılacak alanların temel kazısı, yol düzenlemesi gibi işlemlerin davacının sorumluluğunda olduğu, işin ne kadar geciktiğinin tespitinin mümkün olmadığı ancak 01/05/2019 tarihli rapora göre iş artışının da dikkate alınarak davalıya 30 günlük süre verilmesinin uygun olduğu, buna göre işin bitim tarihinin 13.01.2018 olduğu belirtilmiştir.

2.3. Tavas Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/1 D.iş sayılı dosyasında, davacının talep tarihinin 04/01/2018, keşif tarihinin 08.01.2018, rapor tarihinin 09.01.2018, eldeki dava tarihinin ise 10.01.2018 tarihli olduğu görülmüştür.Tespit raporunda, sözleşmeye göre işin bitim tarihinin geçmiş olduğu, ancak gecikme miktarının tespiti için projelerin onaylanıp işin reel olarak başladığı tarihinin bilinmesi gerektiği, tespit edilen eksikliklerin miktar ve tutarının belirlenmesi projelerden metraj çıkartılması, sahada röleveler alınarak metraj yapılması sonucu olabilecekti dolayısıyla ayrı bir çalışmanın konusu olması gerektiği, eksik olarak tespit edilen imalatların tamamlanması uygun sayıda çalışandan oluşacak ekipler ile 20 günde tamamlanacak gibi gözükse de mevsimin kış oluşu, uzun bir süredir yağış olmamasına rağmen keşif günü sahanın çamur oluşu, yapılacak imalatların toprak, altı ya da toprakla temasta oluşu nedeniyle bu sürenin artması ihtimalinin de bulunduğu şeklinde görüş bildirmiştir.

2.4. Davacı vekili, tespit dosyasındaki belirtilen eksikliklerin dava dışı 3. kişilere giderildiğini belirtmiş olup, tespit raporunda metraj incelemesi hesabı yapılmadığından, davalı tarafından eksik yapıldığı iddia edilen işler miktarının ne olduğuna ilişkin iddianın ispat edilemediği, dosya kapsamındaki raporlarda da tespit raporunda hiçbir hesaplama ve yapıda tamamlama oranının belirtilmediği, tespit raporunda o tarihteki eksik ve ayıplı işler var ise onun miktarının matematiksel olarak belirlenmesi gerektiği, ancak böyle bir rapor düzenlenmediği, tespit raporu ile objektif değerlendirme ve geçmişe dönük hesaplama yapmanın mümkün olmadığı belirtilerek dava dışı kişilere yaptırılan işler bakımından talep reddedilmiştir. İşin haksız bırakıldığına ve gecikmeye ilişkin alacak talebi bakımından ise eldeki davanın işin bitmesi gereken süreden önce açılmış olduğunun anlaşılması karşısında, belirtilen taleplerin reddine dair verilen kararda hukuka aykırılık bulunamamıştır.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının edenden alınmasına,

Dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine,

8400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalıya verilmesine,05/07/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.