Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/4662 E. 2024/126 K. 15.01.2024 T.

Yayınlanma Tarihi: 23.01.2024 23:21


YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4662
KARAR NO : 2024/126
KARAR TARİHİ : 15.01.2024

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı kurum arasında ... ... Devlet Hastanesi Otomasyon Hizmetleri Sözleşmesi ve yemek hizmeti sözleşmesi imzalandığını, dünyada oluşan kuraklık nedeniyle gıda fiyatlarındaki artıştan dolayı müvekkili şirketin sıkıntıya girdiğini, davalıya taahhütlerinin bitimine 3 ay kala davalı kurum ile yaptıkları sözleşmeyi kurtarmak için, gıda ürünlerini peşin almak için alacaklarını tedarikçilere veya bankalara temlik yaptıklarını, temliknamenin davalı kuruma ibraz edildiğini, davalı kurumun temliknameleri kabul etmeyip keyfi hareketle müvekkilini zarara uğrattığını, müvekkilinin ödemede güçlük yaşaması sonucu bir çok icraya maruz kaldığını, teminat mektuplarının nakte çevrilmesi sonucu bankalara teminat mektubu almak için teminat olarak verilmiş ipotekli gayrimenkullerin satılması suretiyle de zarar oluştuğunu ileri sürerek davalı idarenin yasaya aykırı işlemleri nedeniyle ve sözleşmenin haksız feshinden dolayı 300.000 TL müsbet zararı ile ihalelere girememekten dolayı oluşan kazanç kaybı olan 200.000 TL menfi zarar olmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile toplam 500.000 TL'nin reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili; davacı tarafından gönderilen temliknamenin, davacı ile aralarında yapmış oldukları Otomasyon hizmet sözleşmesinin 13/3. maddesine istinaden reddedildiğini, temlikin verildiği tarihin sözleşmenin feshinden önceki bir tarih olduğunu, davacı yaptığı hizmetlerde hiçbir sorun olmadığını iddia etmişse de, davacı ile Özel ... şirketinin ortak girişimi ile sözleşme gereği ... yürütülmekte iken davacı şirketin çalıştırdığı personelin Temmuz 2007 tarihli özlük haklarının yasal süresi içinde ödenmediğinin tespit edildiğini, davacıya ihtar gönderilmesine rağmen davacının çalışanların mağduriyetlerini gidermediğini, sözleşme şartlarına riayet edilmemesi nedeniyle 4735 Sayılı Yasanın 18. maddesine istinaden sözleşmenin tamamının davacının ... ortağı Özel ...'ya devredildiğini, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 7.maddesi ile, sözleşmenin doğal ekleri arasında bulunan idari şartnamenin 26.maddesi ile genel teknik şartnamenin 4.7.maddesi hükmüne göre; taahhüt konusu işte istihdam etmiş olduğu tüm personelin özlük haklarını zamanında ödeme yükümlülüğü bulunan davacı şirketin istihdam etmiş olduğu personelin Temmuz 2007 ayına ilişkin özlük haklarını ödememesi suretiyle sözleşme hükümlerini yerine getirmemiş olması ve kendisine tanınmış olan 20 günlük süre içerisinde bu yükümlülüğü yerine getirmemiş olması nedeniyle sözleşmenin 17.maddesine gönderme yaptığı, aynı sözleşmenin 27.maddesi doğrultusunda fesih işlemi gerçekleştirdiği ve kesin teminatı gelir kaydettiği, yapılan işlemlerin 4735 sayılı Kanunun 20 ve 25.maddelerine uygun yapıldığı, sözleşmenin bu haliye davalı idare tarafından haklı olarak feshedildiği, bu nedenle davacının menfi ve müspet zarar talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; hukuki bilgi ve tecrübe ile çözümlenebilecek dava dosyasında bilirkişi raporu alınarak ve bu rapora itibar edilerek karar verildiğini, yüklenicinin işçilerine karşı olan yükümlülüklerini yerine getirmemesinin 4735 sayılı Kanunun 20.maddesi kapsamında, sözleşmenin feshi sebebi sayılamayacağını, buna ilişkin bakanlık hukuk müşavirliğinin görüşü bulunduğunu, mahkemece bu itirazlarının değerlendirilmediğini, BK gereğince karşı tarafın rızası alınmaksızın alacağın temlik ve devir edilebileceğini, buna rağmen davalı kurum tarafından temlik haklarının engellendiğini, davalı idare tarafından sözleşmenin feshedilmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, mahkemece bu hususun değerlendirilmediğini, hak edişlerin akibeti yönünden mahkemece herhangi bir araştırma yapılmadan ve gerekçe gösterilmeksizin HMK'nın 279. maddesine aykırı olarak hüküm tesis edildiğini, Avukatlık Kanununun 168. maddesi gereğince, davalı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümleri ve mahkemece alınan ve birbirini teyit eden bilirkişi raporlarından davalı idare tarafından yapılan fesih işleminin haklı nedenlerle yapılmış olduğu, davanın niteliği gereği nispi harca tabi olduğu, davada nispi vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, karar başlığında davacı şirketin gösterilmemesinin maddi hatadan kaynaklandığı ve mahallinde düzeltilmesinin mümkün olduğu, bu nedenle kararda isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesini tekrar ederek, re'sen dikkate alınacak nedenlerle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerektiğini, temyiz sebepleri olarak ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369/1. ile 370 ve 371. maddeleri

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.