YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/473
KARAR NO : 2023/1317
KARAR TARİHİ : 30.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Tic. Mahk. Sıf.)
HÜKÜM : Red
Taraflar arasındaki menfi tespit (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı kooperatifte bağımsız bölüm maliki olduğunu, davalı kooperatif ile arada sorunlar olması nedeniyle davacı tarafından aidatların düzenli olarak ödenmediğini bu nedenle davacı hakkında icra takipleri yapıldığını, bu takip dosyalarından birinde davacıya ait bir taşınmazın cebri icra kanalıyla satıldığını, davacının ihalenin feshi için dava açtığını, icra takiplerinde aidat borçlarının hangi aylara ilişkin olduğunun belirtilmediğini ileri sürerek davacının davalı kooperatife borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 22.10.2015 tarih ve 2014/788 E. 2015/1129 K. sayılı kararı ile, Kat Mülkiyeti Kanunu’ndan … her türlü uyuşmazlıklarda Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görev dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 17.06.2019 tarih 2016/7350 E., 2019/2740 K. sayılı ilamı ile kooperatif ile ortağı arasındaki uyuşmazlıkların ticari dava niteliğinde olup ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiği, mahkemece davaya Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakılıp, esasa girilmesi gerekirken hatalı şekilde sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görev dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 26.03.2021 tarih ve 2019/244 E., 2021/243 K. Sayılı ilamı ile dava tarihi itibariyle davacının davalı kooperatife borcunun bulunduğu ve davacı tarafça borcun ödendiğinin dosya içerisindeki bilgi ve belgelerle ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişice davalı kooperatife ilişkin kayıt ve defterlerinin sunulmadığı belirtilmesine rağmen salt muavin kayıtları baz alınarak hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının bozularak davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427 nci ve devamı maddeleri
3. Değerlendirme
1.Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan HMK’nın 14. maddesine göre, kooperatifin ortaklarına ya da ortakların bu sıfatla diğer ortaklar veya kooperatife açacağı davalarda kooperatif merkezinin bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. Anılan yetki kuralı, kamu düzenine ilişkin ve kesin nitelikte olduğundan, davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi, mahkemece re’sen dikkate alınması da gerekir.
Dosyaya ibraz edilen belgelerden ve ticaret sicil gazetesi bilgilerinden dava tarihinde kooperatif merkezinin … Sokak No:17/2 …/… olduğu anlaşıldığından, Mahkemece, … Mahkemesinin kesin yetkili olduğu gözetilerek, HMK’nın 114/1-ç ve 115/2. madde hükümleri uyarınca kesin yetkiye ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esası incelenerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
2.Bozma nedenine göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Mahkeme kararının, re’sen BOZULMASINA,
2. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine,
Karara karşı karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
30.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.