Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/4801 E. 2023/1858 K. 17.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4801
KARAR NO : 2023/1858
KARAR TARİHİ : 17.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/488 E., 2022/452 K.
ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA
vekili Avukat …
ASIL DAVADA
DAVALILAR : 1-… vekili Avukat … 2- … mirasçıları vekili Avukat …
3-… vekili Avukat … 5- … mirasçıları vekili Avukat … 6-… vekili Avukat … 7-… vekili Avukat … 8-… vekili Avukat …
9-… 10-… 3-… 11-… mirasçıları vekili Avukat … 12-… 13-… 14-…
BİRLEŞEN DAVADA
DAVA TARİHİ : 26.05.2005
HÜKÜM/KARAR : Asıl davanın kısmen kabulü, birleşen davanın açılmamış sayılmasına

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tapu iptal ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı … vekili, davalı … mirasçıları vekili, davalı … vekili, davalı …, davalı … mirasçıları vekili, davalı … ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili kooperatifin ortağı olan davalıların, üyelikleri sürmekte iken kur’a sonucu adlarına isabet eden konutların tapularının davalılar adına oluşturulduğunu, davalıların ferdi mülkiyete geçilmiş gibi ödemelerini durdurduklarını, yasal ihtarların tebliğine rağmen ödeme yapılmaması nedeniyle davalıların kooperatif ortaklığından çıkarıldıklarını, ihraç edilen davalıların yasal girişimde bulunmadıkları gibi ihraçtan sonra da sorumluluklarını yerine getirmediklerini ileri sürerek davalılar adına oluşturulan tapu kayıtlarının iptali ile müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı … cevap dilekçesinde; kooperatif ortağı …’ tan bedelini ödeyerek devir aldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2. Davalı … cevap dilekçesinde; taşınmazı tapudan satın aldığından sadece çevre düzenlemesi nedeniyle para talep edilebileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

3. Davalı … cevap dilekçesinde; kooperatifin arsa kooperatifi olduğunu, konut yapılması konusunda yetki verilmediğini, noksan ödemelere ilişkin usule uygun tebligatlar yapılmadan üyelikten çıkarıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

4. Davalı … cevap dilekçesinde; taşınmazlar Didim’ de bulunduğundan Didim Asliye Hukuk Mahkemesinin yetkili olduğunu öne sürerek yetkisizlik itirazında bulunmuş, esas yönünden ise kooperatif tarafından müvekkiline usule uygun ihtarnameler gönderilmediğinden ihraç işleminin usulsüz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

5. Davalı …vekili cevap dilekçesinde; Milli Gazete’ de ilan yapılarak müvekkilinin üyelikten çıkarıldığını, yapılan tebligatın usule ve Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarına uygun olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

6. Davalı … vekili cevap dilekçesinde; kooperatifin arsa kooperatifi olarak kurulduğundan tapularının verildiğini, amacın gerçekleştiğini, bina yapılmasının müvekkili tarafından talep edilmediğini, yapılan tebligatların usulsüz olması nedeniyle ihraç işleminin geçersiz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

7. Davalı …; ekonomik sıkıntı içerisinde olduğundan borcunu ödeyemediğini, ödeme yapmak istediğini, ancak kooperatif tarafından ödemenin kabul edilmediğini savunmuştur.

8. Davalı … , 14/05/2004 tarihli duruşmada, dava rededildiğinde borcunu ödeyeceğini beyan etmiştir.

9. Davalı … , fazla faiz istendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

10. Davalı … , yetki itirazında bulunmuş ayrıca yapılan tebliğlerin geçersiz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 30/12/2008 tarihli 2005/308 Esas, 2008/708 Karar sayılı kararıyla; haklarındaki ihraç kararı kesinleşmiş olduğu gerekçesiyle davalılar …, …, …, …, …, …, …, …, … yönünden davanın kabulüne; haklarında usulüne uygun ihraç prosedürü uygulanmadığı gerekçesiyle davalılar …, …, …, … ve …yönünden davanın reddine; … yönünden HUMK’nun 409.maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına ve diğer davalılar yönünden feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 30/12/2008 tarihli 2005/308 Esas, 2008/708 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılar …, … ve … vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay Kapatılan 23. Hukuk Dairesi’nin 06.12.2011 tarih ve 2011/73 Esas, 2011/2315 Karar sayılı kararıyla haklarında red kararı davalılar bakımından ihraç kararı iptaline yönelik dava açılıp açılmadığının araştırılması gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.

3. İlk Derece Mahkemesinin 20/09/2016 tarihli 2014/48 Esas, 2016/828 Karar sayılı kararıyla; bozma ilamına uyularak, duruşmaların devamı esnasında davacı tarafın davalılar … ve … aleyhine açtıkları davadan feragat ettikleri gerekçesiyle, bu davalılara açılan davanın feragatten reddine, diğer davalılar yönünden bu davalıların kooperatife karşı yükümlülüklerini yerine getirmedikleri gerekçesi ile üyelikten çıkarılmalarına karar verildiği davalılarca, ihraç kararının iptalinin istendiğinin savunulmadığı, bu durumda ihraç kararının kesinleştiğinin kabulüyle ihraç edilen üyelerin, kooperatif üyeliği nedeniyle sağladıkları hak ve menfaatleri de iade etmeleri gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

4. İlk Derece Mahkemesinin 20/09/2016 tarihli 2014/48 Esas, 2016/828 Karar sayılı kararına karşı süresi içerisinde davalılar …, …, …, …, … vekilleri ve ilgili Kişi … vekili ayrı ayrı temyiz isteminde bulunmuştur.

5. Yargıtay Kapatılan 23. Hukuk Dairesi’nin 29.04.2019 tarih ve 2018/116 Esas, 2019/1522 Karar sayılı kararıyla; temyiz eden tapuda kayıtlı malik …’nun ve yine diğer taşınmazın maliki olduğu iddia edilen …’ın davaya dahil edilmeden karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

6. Bozma sonrası birleşen dava ile kayıt maliki … aleyhine dava açılarak davaya devam edilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi’nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl davada bozma ilamına uyularak, duruşmaların devamı esnasında davacı tarafın davalılar … ve … aleyhine açtıkları davadan feragat ettikleri gerekçesiyle, bu davalılar yönünden davanın feragatten reddine, davaya dahil edilen …yönünden, devreden davalı …’ in oğlu olan … ‘ in ortağı ve temsilcisi olduğu …İnş. Mobilya ve Day.Türk.Mal.San ve Tic Ltd Şti’de dönem dönem işçi olarak çalışmasının devralan davalının taşınmazın davalı olduğunu bildiği ve taşınmazı kötü niyetli olarak satın aldığına ilişkin yeterli delil niteliğinde olmadığı, davacının devralan davalı … ‘ nun kötüniyetli olduğu hususunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine,diğer davalılar yönünden bu davalıların kooperatife karşı yükümlülüklerini yerine getirmedikleri gerekçesi ile üyelikten çıkarılmalarına karar verildiği davalılarca, ihraç kararının iptalinin istendiğinin savunulmadığı, bu durumda ihraç kararının kesinleştiğinin kabulüyle ihraç edilen üyelerin, kooperatif üyeliği nedeniyle sağladıkları hak ve menfaatleri de iade etmeleri gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, birleşen davanın HMK 123. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı … vekili, davalı … mirasçıları vekili, davalı … vekili, davalı …, davalı … mirasçıları vekili, davalı … ve davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; uyuşmazlık konusu olan taşınmazın …’in Kemalpaşa’da bulunan mobilya dükkanında çalışan işçisi …’na devrolunduğunu, işverenin işçisi üzerinde etki kurabileceği ve kendi meselesi ile ilgili yönlendirilebileceğinin muhtemel olduğunu, davalı … ’nun kötüniyetli olduğunu, davanın bu davalı yönünden de kabul edilmesi gerektiğini temyiz sebepleri olarak ileri sürmüştür.

2. Davalı … vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin haksız olarak ihraç edildiğini ve iyi niyetli olduğunu, hakkında davanın reddi gerektiğini temyiz sebepleri olarak ileri sürmüştür.

3. Davalı … mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde; müvekkillerinin murisi …’ın haksız olarak ihraç edildiğini ve iyi niyetli olduğunu, hakkında davanın reddi gerektiğini temyiz sebepleri olarak ileri sürmüştür.

4. Davalı … temyiz dilekçesinde; kooperatife yıllarca ödeme yaptığını, 1999 yılında aldıkları arsanın üzerine hiçbir şey yapılmadığını, mağdur edildiklerini, ihraç kararını kabul etmediklerini temyiz sebepleri olarak ileri sürmüştür.

5.Davalı … vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin haksız olarak ihraç edildiğini ve iyi niyetli olduğunu, hakkında davanın reddi gerektiğini temyiz sebepleri olarak ileri sürmüştür.

6. Davalı … vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilime hiçbir borç bildirimi yapılmadan ihraç kararı verildiğini, usulsüz ihraç kararına binaen müvekkili aleyhine verilen kararın hatalı olduğunu,hakkında davanın reddi gerektiğini temyiz sebepleri olarak ileri sürmüştür.

7. Davalı … mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde; müvekkillerinin murisi …’ün haksız olarak ihraç edildiğini ve iyi niyetli olduğunu, hakkında davanın reddi gerektiğini temyiz sebepleri olarak ileri sürmüştür.

8. Davalı … temyiz dilekçesinde; kooperatife borcu olmadığını, usulsüz ihraç kararını kabul etmediğini temyiz sebepleri olarak ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kooperatif üyeliğinden kaynaklanan tapu iptal ve tescile ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427 ncı ve devamı maddeleri, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 10., 23. maddeleri,

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığına göre davalı … vekili, davalı … mirasçıları vekili, davalı … vekili,, davalı … mirasçıları vekili, davalı …, davalı … ve davalı … vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davalı … ‘nun dava konusu taşınmazı yargılama sırasında davalı …’den 11/03/2016 tarihinde satın aldığı ve … ‘nun aynı tarihlerde …’in mobilya dükkanında çalıştığı, mahkemece konulan ihtiyati tedbir kararının 27/01/2015 tarihinde kaldırıldığı ve kararın 01/03/2016 tarihi itibariyle uygulandığı, taşınmazın devir tarihinin ise kararın uygulanmasından 10 gün sonra olduğu dosyada sabittir.

3. …’nun taşınmazı devralırken tedbir kararını gördüğü, taşınmaz yönünden derdest ihtilaf olabileceği, en azından yeni tarihte bir ihtilaf olduğunun aşikar olduğu, devralacak kişinin çaba gerektirmeyen kolay bir araştırma ile bunu öğrenebileceği, bu nedenle hakkının iyi niyet kapsamında korunamayacağı açıktır.

4. Bu durumda mahkemece davalı … …yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

1. Davalı … vekili, davalı … mirasçıları vekili, davalı … vekili, davalı …, davalı … mirasçıları vekili, davalı … ve davalı … vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine,

2. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA,

Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

17.05.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.