Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/4837 E. 2023/3304 K. 16.10.2023 T.
Yayınlanma Tarihi: 22.01.2024 09:06
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4837
KARAR NO : 2023/3304
KARAR TARİHİ : 16.10.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/297 E., 2022/201 K.
DAVA TARİHİ : 16.06.2015
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında hizmet alım sözleşmesi bulunduğunu, sözleşme kapsamında davalı tarafından çalıştırılan dava dışı işçinin müvekkili aleyhine açtığı işçilik alacakları ile ilgili davanın işçi lehine sonuçlandığını ve bu kapsamda müvekkili tarafından dava dışı işçiye icra takibi sonucunda ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemeden sözleşme hükümlerine göre davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, müvekkili tarafından ödenen bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, işçinin ücretlerinden davacının sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.05.2016 tarih 2015/309 Esas 2016/184 Karar sayılı kararı ile işçinin işe başladığı tarihten, iş akdinin sona erdirildiği tarihe kadar davacıya ait işyerinde, davacının emir ve talimatları doğrultusunda çalıştığı, işçilerin çalışma şekil ve şartlarının, işlerin hangi sürelerde ve nasıl yapılacağının davacı tarafından ayrıntılı olarak belirtildiği bu nedenle davacı Bakanlığın, işçilik alacakları ile ilgili dava neticesinde ödemek zorunda kaldığı ihbar tazminatı, kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti alacağını davalılardan rücuen talep etme hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 22.10.2020 tarih, 2019/2119 Esas, 2020/3214 Karar sayılı ilamı ile, rücu davasının dayanağı olan iş mahkemesi dosyasında Bakanlık ile ihbar olunan Ön İlaçlama .... Ltd. Şti arasında muvazaalı bir iş ilişkisinin tespit edilmediği, iş mahkemesinde hükme esas alınan bilirkişi raporunda işveren kurum ile yüklenici arasında sözleşmenin asıl işveren-alt işveren ilişkisi olduğunun açıklandığı, yargıtay kararında belirlenen ilkeler doğrultusunda bilirkişiden ek rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı ile yapılan sözleşme kapsamında SGK kayıtlarına göre davalı bünyesinde çalışan işçiye yapılan ödemeyi aralarında imzalanan sözleşme hükümlerine göre davalıdan talep edebileceği, ödenen bedelden hangi tarafın ne oranda sorumlu olduğunun tespit edilebilmesi bakımından taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin irdelenmesi gerektiği, ancak davacı tarafa verilen kesin süreye rağmen sözleşme örneklerinin dosyaya ibraz edilmediği gerekçesiyle dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarından tarafların yarı yarıya sorumlu olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarından tarafların yarı yarıya sorumlu olduğunun kabulünün hatalı olduğunu temyiz sebepleri olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, rücuen tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427 ncı ve devamı maddeleri
3. Değerlendirme
1. Dava, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesine dayalı rücuen tazminat talebine ilişkindir.
2. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, sözleşme örneklerinin dosyaya ibraz edilmediği, dava dışı işçiye ödenen işçilik ücretlerinden dolayı davacının sorumlu olacağına dair bir ibare var olduğu kabul edilerek tarafların işçilik ücretlerinden yarı yarıya sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
3. Hükmüne uyulan Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi'nin 22.10.2020 gün 2019/2119 Esas 2020/3214 Karar sayılı ilamında, işçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğuna işaret edilmiştir.
4. Yargıtay bozma ilâmına uyulmakla, bozmada belirtilen hususlar lehine olan taraf için usuli kazanılmış hak oluşturacağından, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 09.05.1960 gün 21/9 sayılı kararına göre bozma uyarınca inceleme yapmak ve karar vermek gerekmektedir. Mahkemece bozmaya uyulmuş ise de; tarafların işçilik ücretlerinden yarı yarıya sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
5. Bu durumda mahkemece, bozma sonrası alınan bilirkişi raporunda, davalı yüklenicinin kendi dönemiyle tam sorumlu olduğu şeklinde hesaplama yapıldığı halde yanılgılı gerekçeyle tarafların yarı yarıya sorumlu olduğunun kabulüyle, uyulmasına karar verilen bozma ilamı neticesinde oluşan usuli kazanılmış hakları da ihlal eder şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğu dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken yarı oranında sorumlu olduğu dikkate alınarak karar verilmesi doğru olmamış, kararın tekrar bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
16.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.