Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/4879 E. 2023/4258 K. 14.12.2023 T.

Yayınlanma Tarihi: 23.01.2024 01:39


YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4879
KARAR NO : 2023/4258
KARAR TARİHİ : 14.12.2023




İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1036 E., 2022/978 K.


Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kooperatifin ihyası davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ..., ..., ... vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ile ihyası talep edilen kooperatif arasında akdedilen 15.11.1998 tarihli avukatlık hizmet sözleşmesi gereğince; müvekkillerine aylık 1.000 USD ücret ödenmesinin kararlaştırıldığını, yirmi yıl boyunca ilk bir kaç aylık danışmanlık ücreti dışında hiçbir ücret ödenmediğini, kooperatifin yasal olarak da tasfiye sürecine girmesi üzerine, müvekkilleri tarafından adına tahakkuk eden ücret ödenmediği takdirde yasal yollara başvurulacağını ve bu suretle alacağını tahsil cihetine gidileceğini kooperatif yöneticilerine defalarca ihtar edilmesine rağmen tasfiye memurları tarafından müvekkillerinin alacağı ödenmeksizin kooperatifin tasfiye edildiğini ve sicilden terkin edildiğini, gerek tasfiye kararının alındığı tarihte ve gerekse sicilden terkin edilen tarihte müvekkillerinin kooperatiften alacaklı olduğunu, müvekkillerinin alacağına kavuşması adına gerek arabuluculuk müessesine başvurmak ve gerek icap eden davaların ikame edilebilmesi adına kooperatifin yeniden ihyasının gerekli olduğunu ileri sürerek kooperatifin yeniden ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı tasfiye memurları vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların, davalı kooperatiften herhangi bir hak ve alacaklarının bulunmadığını, talebin zaman aşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.07.2020 tarihli ve 2020/56 Eas 2020/1485 Karar sayılı kararıyla; davacıların avukatlık sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının tahsiline yönelik dava açması ve işlemlerinin yürütülüp sonuçlanması gerektiğinden davayı açmakta hukuki yararlarının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 07.07.2020 tarihli ve 2020/56 Esas 2020/1485 Karar sayılı kararıyla; avukat olan davacıların, kooperatiften Avukatlık Hizmet Sözleşmesinden kaynaklı alacakları olduğunu belirterek arabuluculuk yoluna gidilmesi ve açacakları dava için ihya isteminde bulunmuşlarsa da, davacıların alacak iddiasının niteliği itibari ile ticari dava niteliğinde bulunmadığı, zorunlu arabuluculuğun uyuşmazlıkta söz konusu olmadığı, alacak iddiası ile ilgili bir dava açılmadığı gibi alacağın dayanağı olarak gösterilen 15.11.1998 tarihli Avukatlık Hizmet Sözleşmesinden, davalı kooperatifin sicilden terkin edildiği 20.12.2017 tarihi arasında geçen süre göz önüne alındığında davacılar tarafından alacağa ilişkin hiçbir somut delil de sunulmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak esas hakkında verilen kararla davanın reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 11.04.2022 tarihli ve 2021/2261 Esas, 2022/2046 Karar sayılı kararıyla, dava dilekçesinde davacının avukatlık danışmanlık ücretlerinin ödenmediği bildirilmiş olması, bu hususta 15.11.2018 tarihli avukatlık hizmet sözleşmesinin sunulması ve dosyadaki diğer deliller dikkate alındığında ihya davasında aranması gereken yaklaşık ispatın varlığı dikkate alınarak hukuki yararın bulunduğunun kabul edilmesi gerekirken davanın kabulü yerine yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle karar davacılar yararına bozulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça dosyaya sunulan 15.11.2018 tarihli avukatlık hizmet sözleşmesi dikkate alındığında ihya davasında aranması gereken yaklaşık ispatın varlığı koşulunun gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ..., ..., ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz başvuru dilekçesinde; davacıların gerekçeli kararda belirtilen sözleşmelerden kaynaklı herhangi bir hak ve alacak talebinde bulunamayacakları kaldı ki sözleşmelerin hiçbirisinde davacı ...'in taraf olmadığı dolayısıyla davacı ... yönünden bu sözleşmelere dayanarak yeniden ihya kararı verilemeyeceği; diğer davacı ...'in ise 2010 yılında avukatlığı bıraktığı (noter olduğu) sırf bu tarih bile baz alındığında davacı ...'in tüm alacaklarının zamanaşımına uğradığı hususları gözönüne alındığında kararın hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kooperatifin ihyası istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 nci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 547 nci maddesi

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalılar ..., ..., ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden tahsilatta tekerrüre sebebiyet vermemek kaydıyla müştereken ve müteselsilen alınmasına,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine

14.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.