YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5
KARAR NO : 2023/165
KARAR TARİHİ : 19.01.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1292 E., 2021/528 K.
DAVA TARİHİ : 19.02.2018
HÜKÜM/KARAR : Esastan Reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.)
SAYISI : 2018/75 E., 2019/352 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı ile davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil ile davalı arasında “… ili … ilçesi Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Projesi Hizmeti Alımı” işi kapsamında 10.07.2015 tarihinde sözleşme imzalandığını, sözleşmeye göre müvekkilinin yaklaşık 13,00 hektar yüzölçümlü bölgede yaşayan hak sahiplerine Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanında konut/işyeri yapımı yöntemi ile mevcut çarpık yerleşim alanlarının tasfiye edilerek çağdaş standartlarda kentsel bir alan oluşturulmasını sağlayacak kentsel yenileme işi ile ilgili çalışmaların yapımını üstlendiğini, davalının ise bu hizmetin bedeli olan 650,000,00 TL’yi ödeme edimini üstlendiğini, müvekkil firmanın sözleşme tarihi itibarı ile hizmete başladığını, taraflar arasında sözleşmenin 20. maddesinin uygulanmadığını, ilk olarak 31.12.2015 tarih ve 599778 seri numaralı 452.530,00 TL bedelli fatura keşide edildiğini, bu faturanın ödemesinin yapıldığını, bu ödeme yapılırken de sözleşmenin 20. maddesinin uygulanmadığını, taraflar arasında söleşmenin ilgili maddesi gereği yapılmadan ödeme yapılmasının taraflar arasında şifai olarak kabul edildiğini, ödemenin örf ve adete göre yapıldığını, fakat bu hizmetlerin devamında “mimari kesin projeler” hazırlandığını, bu hizmet kapsamında da 27.07.2016 tarihli ve 599995 seri numaralı 138.060,00 TL bedelli fatura ile 11.11.2016 tarih ve 600131 seri numaralı 69.030,00 TL bedelli faturalar keşide edildiğini, faturaların ödenmediğini, iki adet fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine … İcra Dairesinin 2017/1752 Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun icra takibine süresi içinde itiraz ettiğini belirterek başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesine ve davalı aleyhine yasal alacağımızın %20’sinde aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sözleşme hükümlerini yerine getirmemiş olması nedeniyle ödeme yapılmamış olduğunu, özel teknik şartnamenin 11. maddesinde işlerin tamamlanıp idareye teslimi, idarenin ve TOKİ’nin kontrolü ve onayından sonra belirtilen iş kalemlerindeki puantaj oranlarına göre hakediş ödemeleri yapılacağının düzenlenmiş olduğunu, TOKİ tarafından yapılan iş ve işlemlerin onaylanmamış olduğunu, davacının TOKİ onayından geçmeyen iş ve işlemlere dayalı olarak alacak talebinde bulunduğunu, idarenin davacıya daha önce birtakım ödemeler yapmasının davacının haklı olduğu anlamına gelmediği gibi davacının sorumluluğunu da ortadan kaldırmadığını belirterek haksız ve kötü niyetli icra takibi başlatıldığını, bu nedenlerle haksız ve yersiz davanın reddine, davacı aleyhine haksız ve kötü niyetli icra takibi nedeniyle takip miktarı üzerinden %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Davacı yanca yapılmış olan iş ve hizmetlerle ilgili TOKİ onayını almak, davacı yükümlülüğünde olmaması nedeniyle davacıya kusur atfedilemeyeceği gibi TOKİ onayı gerçekleşmediği gerekçesi ile davacıya ödeme yapılmamasının hakkaniyete uygun olmadığı, davalı belediyenin dava konusu faturalara ve faturaya konu iş ve hizmetlere TTK hükümlerine göre itiraz etmediğinden fatura tutarının kesinleşmiş olduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 11. ve 12. maddesinde davacı tarafça düzenlenecek faturaların hangi süre içinde ödeneceğine ilişkin bir düzenleme yapılmamış olduğu, ödemelerin Belediye imkanları dahilinde yapılacağının kabul edilmiş olması nedeniyle … İcra Müdürlüğünün 2017/1752 Esas sayılı icra takibine yapılan, 207.090,00 TL alacak yönünden davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin bu miktar üzerinden ticari faizi (reeskont avans) ve fer’ileriyle birlikte aynı koşullarla kaldığı yerden takibin devamına, 25.669,71 TL işlemiş faiz yönünden itirazın iptali ve takibin devamı talebinin reddi ile bu miktar yönünden icra inkar tazminatı talebinin reddine, alacağın likit ve hesabı gerektirir şekilde belirlenebilir olmaması nedeniyle tarafların birbirlerinden karşılıklı olarak talep ettikleri %20 oranındaki icra inkar tazminatı talebinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı İstinafı
İşlemiş faize ve icra inkar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğundan bahisle karar istinaf edilmiştir.
2.Davalı İstinafı
Özel teknik şartnamenin 11. maddesinde işin bedelinin ödenmesi şartlarının düzenlendiği, maddeye göre sözleşme konusu işlerin tamamlanıp, idareye teslimi, idarenin ve TOKİ’nin kontrolü ve onayından sonra belirtilen iş kalemlerindeki puantaj oranlarına göre hakediş ödemelerinin yapılacağı, TOKİ tarafından dava konusu edilen işlerin onaylanmadığı, Özel Teknik Şartname hükümlerinin çok açık olduğu, TOKİ onayından geçmeyen işlerin bedelinin talep edildiği, önceden bir takım ödemeler yapılmasının davacının haklı olduğu anlama gelmediği, davacının sözleşmenin 20.2 maddesi kapsamında idareye herhangi bir başvurusunun bulunmadığı belirtilerek karar istinaf edilmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile TBK’nın 117. maddesindeki düzenleme dikkate alınarak, takip tarihinden önce davalı borçlunun temerrüde düşürüldüğünün usulünce ispatlanamamış olması nedeniyle takip tarihine kadar işlemiş faiz talebi ve alacağın likit nitelikte olmadığı anlaşılmakla icra inkar tazminatı talebi yönünden davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmaması sebebiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun haklı ve yerinde olmamasına, işin fen ve sanat kurallarına uygun yapılıp teslim edildiğinin ispat yükünün yükleniciye (davacıya), eser bedelinin ödendiğini ispat yükünün ise bunu savunan iş sahibine (davalıya) ait olması, davalının itiraz ve cevap dilekçesi içeriklerinden fatura konusu işleri teslim aldığının açıkça anlaşılmasına karşın takibin dayanağı faturalara dayalı iş bedellerinin ödendiğinin usulünce ispatlanamamış olması, Özel Teknik Şartnamenin 11. maddesindeki düzenlemenin iş bedelinin ödenmesine engel nitelikte bulunmaması sebebiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun da haklı ve yerinde olmamasına göre taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK’nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı Temyizi
İşlemiş faize ve icra inkar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğundan bahisle karar temyiz edilmiştir.
2.Davalı Temyizi
Özel Teknik Şartnamenin 11. maddesinde işin bedelinin ödenmesi şartlarının düzenlendiği, maddeye göre sözleşme konusu işlerin tamamlanıp, idareye teslimi ve idarenin ve TOKİ’nin kontrolü ve onayından sonra belirtilen iş kalemlerindeki puantaj oranlarına göre hakediş ödemelerinin yapılacağı, TOKİ tarafından dava konusu edilen işlerin onaylanmadığı, Özel Teknik Şartname hükümlerinin çok açık olduğu, TOKİ onayından geçmeyen işlerin bedelinin talep edildiği, önceden bir takım ödemeler yapılmasının davacının haklı olduğu anlama gelmediği, davacının sözleşmenin 20.2 maddesi kapsamında idareye herhangi bir başvurusunun bulunmadığı belirtilerek karar temyiz edilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili talebiyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı TBK’nın 470 vd. maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Taraflar arasındaki sözleşmenin “Sözleşmenin Ekleri” başlıklı maddelerine göre Özel Teknik Şartname sözleşmenin eki olup adı geçen şartnamenin İşin Bedelinin Ödenmesi başlıklı 11. maddesinde “Sözleşmeye bağlanan işin bedeli bu şartnamenin 3., 4., 5., 6., 7., 8., 9. ve 10. maddelerinin alt bentlerindeki işlemlerin tamamlanıp, İdareye teslimi, İdarenin ve TOKİ’nin kontrolü ve onayından sonra ekte belirtilen iş kalemlerindeki puantaj oranlarına göre hakediş ödemeleri yapılacaktır” düzenlemesi hüküm altına alınmıştır. Özel Teknik Şartnamenin 11. maddesine göre ifa edilen bedelin ödenmesi için idareye teslim edilen işlerin idare ve TOKİ’nin kontrolünden geçip idare ve TOKİ tarafından onaylanması şartı getirilmiştir. Dosya kapsamından TOKİ’nin dava konusu işlere onay vermediği ve onay verilmediğinden dava konusu işlerin bedelinin ödenmesi şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının açıklanan nedenle kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken “Özel Teknik Şartnamenin 11. maddesindeki düzenlemenin iş bedelinin ödenmesine engel nitelikte bulunmaması” şeklinde hatalı gerekçe ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın temyiz eden davalı yararına bozulması uygun bulunmuştur.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz itirazlarının reddine,
2.İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalının istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3.İlk Derece Mahkemesi kararının 2. bentte belirtilen nedenle temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.01.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
(Muhalif)
– MUHALEFET ŞERHİ –
Davacı ile davalı … arasında … ili … ilçesi kentsel dönüşüm ve gelişim projesi hizmet alımı işiyle ilgili sözleşme yapılmıştır. Davacı sözleşme gereği olan edimini tamamen yerine getirdikten sonra 27.07.2016 tarihli 138.060 TL’lik ve 11.11. 2016 tarihli 69.030 TL’lik iki adet fatura keserek davalı Belediyeye tebliğ etmiş davalı idare bu faturalara her hangi bir itiraz ileri sürmeden kabul etmesine rağmen ödemede bulunmadığı için davacı 18.10.2017 tarihinde söz konusu iki faturaya istinaden icra takibi başlatmıştır.
Takip borçlusu belediye, sözleşmenin 20.2 maddesine göre kendisine başvuru yapılmadığı ve Sözleşmenin 11. maddesine istinaden TOKİ’nin onayı alınmadığı için borca itiraz etmiş davacı 19.02.2018 tarihinde itirazın iptali davası açmıştır. İlk derece mahkemesi davanın kabulüne, istinaf mahkemesi ise istinaf isteminin reddine karar vermiştir. Davalı taraf yukarıda belirtilen borca itiraz gerekçeleriyle kararı temyiz etmiştir.
Dairemizin Sayın çoğunluğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 11. maddesine istinaden TOKİ’nin kontrol ve onayı alınmadığından hak edişin talep edilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasına karar vermişse de bu karara katılmamız mümkün değildir. Şöyle ki;
Öncelikle, davacının işin tam olarak teslim edildiğine dair beyanının aksini davalı taraf takip ve davanın hiçbir aşamada iddia etmediği, davacının ilk kestiği 452.530 TL’lik faturayı ödediği ve dava konusu faturaları itirazsız olarak kabul ettiği için sözleşme konusu işin tam ve eksizsiz olarak yerine getirildiği kabul edilmelidir. Davalı tarafın davacının sözleşmenin 20.2 maddesi gereğince kendisine müracaat etmediği iddiasının aksine davacı tarafın 09.05.2016 tarih 392 sayılı dilekçe ile davalı tarafa müracaat ettiği sabittir.
Sözleşmenin 11. maddesine göre TOKİ nin kontrol ve onayına gelince; öncelikle TOKİ nin onayının davacı tarafça alınacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmamaktadır. Öte yandan davalı belediyenin onay için müracaatı üzerine; TOKİ 06.06.2016 tarihli cevabi yazısında “projenin gelir-gider dengesi yönünden NEGATİF olduğunu, projenin sürdürülebilir olmadığını” davalı belediyeye bildirilmiştir. Bu cevabi yazıya göre TOKİ projeye desteğini çekmiş ve sözleşmenin 11. maddesinin uygulanabilirlik özelliği kalmamıştır. Dosya arasındaki içerik itibariyle detaylı, yeterli ve inandırıcı bilirkişi raporu da dikkate alındığında, davacı sözleşme gereğince tüm edimlerini eksiksiz ve ayıpsız olarak yerine getirdiği de dikkate alındığında yerel mahkeme kararının onanması gerekirken davalı belediyenin kendi kusurundan kaynaklanan gelir-gider dengesinin yetersiz olması nedeniyle TOKİ’nin onay vermemesi nedeniyle yüklenicinin tam ve eksiksiz yaptığı işin bedelini talep edemeyeceğine dair bozma ilamına muhalifim.