YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5036
KARAR NO : 2023/188
KARAR TARİHİ : 23.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1375 E., 2022/1420 K.
DAVA TARİHİ : 09.02.2022
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/91 E., 2022/503 K.
Taraflar arasındaki konkordato davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin yaşanan pandemi nedeniyle maddi zarara uğradığını, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyecek duruma geldiğini, krizin de etkisi ile alacaklarını tahsil edemediğini, bu nedenle borçlarını ödeyemez hale geldiğini, şirketin tüm borçlarını ödemek istediğini ancak malvarlığı ile borçlarını vadesinde ödeme imkânı bulunmadığından bahisle İİK 287. maddesi gereğince geçici mühlet talebinin kabulü ile müvekkili şirketin mal varlığının korunması için gerekli muhafaza tedbirlerinin alınmasını, devamında İİK’nın 286. vd. maddeleri gereğince konkordato kesin mühlet talebinin kabulü ile neticede İİK 305 ve devamı maddeleri gereğince her iki davacı yönünden konkordatonun tasdikini talep etmiştir.
II. CEVAP
Alacaklı müdahiller sundukları müdahale dilekçeleri ile müdahil olmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirket hakkında her ne kadar komiser raporunda projenin başarıya ulaşma ihtimalinin bulunduğu belirtilmiş ise de; davacı firmanın kendi adına üç iş aldığı ve toplam miktarlarının 347.000,00 TL olduğu, (oysa davacının borç miktarının 204.145.223,99 TL olduğu, aktifinin ise 201.514.982,00 TL olup borca batık olduğu), davacı firmanın borçlarını ödeyebilmek için öngördüğü diğer 2 adet işin ise, dava dışı … Elekrik … A.Ş. firması tarafından alınıp taşeron olarak davacı firmaya verilmesinin öngörüldüğü, ancak bu işler için dava dışı firmanın sözleşme dahi imzalanmadığı ve işlerin alındığına dair dosyaya somut bir veri de sunulmadığı, bu işlerin alınmış kabul edilemeyeceği, projenin ancak bu işlerin dava dışı firma tarafından istenildiği gibi alınması ve sürdürülmesi ile istenen karın alınması halinde uygulanabilir olmasının değerlendirilebileceği, işlerin alındığı kabul edilse dahi kesin mühlet içerisinde bitirilmesinin mümkün görülmediği, projenin uygulanabilir olmadığı ve başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı, dava dışı … Elektrik … A.Ş. tarafından da konkordato talebinde bulunulmuş olup reddedildiği, davacı firmanın borca batık olduğu gerekçesi ile davanın reddi ile davacı şirketin iflasına; davacı … yönünden ise, davacı şirketin ortak/yöneticisi olduğu, projenin başarıya ulaşma ihtimalinin davacı şirketin yapacağı işlere ve borçlarını ödemesine bağlı olduğu, gerçek kişi olan davacının bağımsız projesinin bulunmadığı gerekçesi ile davacı … yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde, duruşmaya katılan dosyaya müdahil olan alacaklıların da %70-80 kadarının da müvekkili hakkında kesin mühlet kararı verilmesi yönünde talepte bulunduğunu, şirketin imzalamış olduğu sözleşmelerin hiçbirinin dikkate alınmadığını, elektrik dağıtım firmalarının her yıl aralık-ocak-şubat aylarında ihaleye çıktığını ve mart ayında da ihale doğrultusunda ihaleye konu işin yapımına başlandığını, pandemi nedei ile ihalelerin tarihlerinde sarkma olduğunu, buna rağmen geçici mühlet döneminde 3 adet sözleşme imzalanmış bulunduğunu, projenin hangi yönlerden uygulanabilir olmadığını açıklama gereği dahi duymadığını, … yönünden, gerçek kişinin sunmuş olduğu revize ön projelerin borçlarını ödeyebileceklerini açıkça gösterdiğini, gerçek kişilerin borçlarının kefalet ilişkisinden kaynaklanmakta olup, bu borçların tamamının ipotek ile teminat altına alınmış borçlar olduğunu, firmanın iflas etmesi halinde de konkordato mühletinin devam etmesi halinde de ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile borçların ödeneceğinin aşikar olduğunu, beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Gerekçeleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
2- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 252/1-c ile İcra ve İflas Kanunu’nun 286 vd., 302/4, 308/c-3 maddeleri, 305. maddesi,
3-Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.