Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/5090 E. 2023/3636 K. 02.11.2023 T.
Yayınlanma Tarihi: 22.01.2024 13:04
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5090
KARAR NO : 2023/3636
KARAR TARİHİ : 02.11.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1377 E., 2022/1330 K.
DAVA TARİHİ : 16.11.2018
HÜKÜM/KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bayındır Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.)
SAYISI : 2021/509-2022/57
Taraflar arasındaki kooperatifin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; DSİ 2. Bölge Müdürlüğü ve Hasköy Sulama Kooperatifi arasında 10.06.1985 tarihinde imzalanan ön sözleşme doğrultusunda kooperatife teslim edilen tesis ve ekipmanlardan dolayı tasfiye edilen kooperatiften bakiye 47.870,77 TL alacağı olduğu, 7109 Sayılı DSİ Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede değişiklik yapılmasına dair Kanunun 5.maddesi ile aynı Kanunun 8. maddesi ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tahakkuka bağlanmış ancak tahsil edilememiş baraj ve gölet gibi depolama tesislerinin sulama maksadına ilişkin yatırım bedeli ve sulama tesislerinin yatırım bedelinin tahsilinden ve takip işlerinden vazgeçileceği, yer altı suyu sulama kooperatiflerinden sulama tesisinin mülkiyetinden feragat edenlerin bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce inşa edilmiş tesis bedelinin tahsilinden vazgeçileceği bu fıkrada yer alan alacaklardan tahsil edilenlerin iade edilmeyeceği hükmü gereğince genel müdürlüğü genelgesi uyarınca genelgesi uyarınca işlem yapılabilmesi için taraf teşkilinin sağlanmasının gerektiği, bu anlamda tasfiye edilen kooperatifin ihya edilmesi gerektiği ileri sürülerek S.S.Hasköy Sulama Kooperatifinin ihyasına karar verilmesi talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; S.S Hasköy Sulama Kooperatifinin 06.03.2014 tarihi itibariyle Müdürlüklerince resen ticaret sicilinden silinmesine karar verildiği, bu hususun Ticaret Sicil Gazetesinin 11.03.2014 tarih 8525 sayılı sayısında ilan edildiği, kooperatifin kaydının tebliğ gereği resen silindiği, işlemin usul ve yasaya uygun olduğu, müdürlüklerin zorunlu yasal hasım olarak gösterildiğinden davanın mahiyeti gereği davanın açılmasına sebep olmaması nedeniyle müdürlük aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 7139 sayılı Yasanın 5. maddesi ile 6200 sayılı Yasanın 25/1-b maddesinde getirilen değişiklik uyarınca, davacı kurum tarafından çıkartılan 12.09.2018 tarihli genelge uyarınca alacakların yapılandırılması, tebligat işlemlerinin yerine getirilmesi amacıyla kooperatifin tüzel kişiliğinin mevcut olması gerektiği, bu nedenle davacının ihya talebinde hukuki yararının bulunduğu anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, münfesih kooperatif yetkili temsilcisi olan ...'ın ihya tescil ve ek tasfiye işlemlerinin yürütülmesi için tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, açılan davada hukuki yarar bulunmadığı gibi, davalı taraf savunmasında aynen “Şirketin ihya edilememesi halinde Genel kurul oluşturulamayacak ve 7139 Sayılı Kanun kapsamında borçları müvekkil kurum tarafından silinemeyecektir. Bu sebeple şirketin ihyası hem DSİ hem de kooperatif açısından hukuken müsbet sonuçlar doğuracaktır...” denildiğini, kooperatifin ihya edilmemesi halinde borç ödemesinin söz konusu olmayacağını, davacı kurumun zaten kooperatiften tahsil etmeyeceği para için kooperatifin ihyasını sağlayıp borçları silmesinin yarar sağlamayacağını, istinaf taleplerinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 7139 sayılı Yasanın 5. maddesi ile 6200 sayılı Yasanın 25/1-b maddesinde getirilen değişiklik uyarınca, davacı kurum tarafından çıkartılan 12.09.2018 tarihli Genelge uyarınca alacakların yapılandırılması, tebligat işlemlerinin yerine getirilmesi amacıyla kooperatifin tüzel kişiliğinin mevcut olması gerektiği, bu nedenle davacının ihya talebinde hukuki yararının bulunduğu anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, münfesih kooperatif yetkili temsilcisi olan ...'ın ihya tescil ve ek tasfiye işlemlerinin yürütülmesi için tasfiye memuru olarak atanmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde ; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, Türk Ticaret Kanununun Geçici 7. maddesine göre Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından re'sen terkin edilen kooperatifin ihyası ile yeniden Ticaret Siciline tescili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun geçici 7. maddesi, 1198 sayılı Kooperatifler Kanununun 98 nci maddesinin yollamasıyla 6102 sayılı TTK nın 547 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.