YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/51
KARAR NO : 2023/279
KARAR TARİHİ : 26.01.2023
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 16 üyesi bulunan davalı kooperatife ait 24 daire arasında kura çekildiği ve 14 no.lu dairenin davacıya çıktığını; 14 no.lu daire arka cephe olduğundan davacıya 5 no.lu daire verildiği ve davacının 2000-2008 yılları arasında bu dairede oturduğunu; 2008 yılında davacının taşınarak bu daireyi başkasına kiraya verdiğini; 2015 yılında proje değişikliği yapılmayacağı gerekçesiyle 5 no.lu daire yerine kurada çıkan 14 no.lu dairenin davacıya verileceği yönünde davalı kooperatifçe karar verildiğini; tarafların kaba inşaat halinde bulunan 14 no.lu daireyi kooperatif yerine davacının yapması ve bunun karşılığında yapım için harcanan 25.000,00 TL masrafın tamamı karşılanana kadar 5 no.lu dairenin tüm yıllık kiralarının davacının alması konusunda anlaştıklarını; davacının bahsi geçen anlaşma uyarınca 14 no.lu dairenin eksikliklerini toplam 29.341,43 TL masraf yaparak tamamladığını; davalı kooperatifin 25.05.2018 tarihli Genel Kurul Toplantısı’nda yer alan 5 no.lu gündem maddesi ile sözleşmeye aykırı olarak 5 no.lu dairenin 12 ay sonra yönetim kuruluna devredilmesine karar verildiğini; bu kararın yapılan sözleşmeye aykırı olduğu ve iptalinin gerektiğini ileri sürerek; davanın kabulü ile 25.05.2018 tarihli genel kurul toplantısında alınan hukuka ve taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı 5 no.lu kararın iptaline, mümkün olmadığı takdirde davacının 14 no.lu daire için yapmış olduğu masraflar için şimdilik 10.000,00 TL’nin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, görev ve zaman aşımı itirazında bulunarak esasında yetkisiz oldukları bir konuda ruhsatsız daireden davacının 25.000,00 TL kira alması yönünde geçersiz bir sözleşme yapıldığını, davacı tarafın imza koyduğu 14.09.2015 tarihli sözleşmede 25.000,00 TL olarak kabul ve ikrar ettiği masrafın iddiasını dava dilekçesinde 29.341,43 TL olarak iddia ettiğini; ancak bu tutarsızlığın ve iddiasının mesnetsiz olduğunun farkında olarak bu miktarın sadece 10.000,00 TL’sini talep ettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 25.05.2018 tarihli Genel Kurul Toplantısında alınan hukuka ve taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı 5 no.lu kararın iptalini, mümkün olmadığı takdirde müvekkilinin 14 no.lu daire için yapmış olduğu masraflar için şimdilik 10.000,00 TL talep edilmişse de davacının dava konusu olan 25.05.2018 tarihli genel kurulda muhalefet şerhi bulunmaması nedeniyle iptal istemi yönünden 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 53/1.maddesi gereği davacının dava açma hakkı olmadığı, davacı vekilinin davasını terditli açmış olması sebebi ile 14 no.lu daire için talep etmiş olduğu masraf yönünden yapılan incelemede , davacı tarafa kurada 14 no.lu daire çıktığı, ancak 14 no.lu daire yerine 5 no.lu daireyi kullandığı, kaba inşaat halinde bulunan 14 no.lu daireyi kooperatif yerine davacının yapması ve bunun karşılığında yapım için harcanan 25.000,00 TL masrafın tamamı karşılanana kadar 5 no.lu dairenin tüm yıllık kiralarının davacının alması konusunda anlaştıklarını iddia etmiş ise de, alınan bilirkişi raporunda dairelerin içine yapılacak masraflar konusunda yönetim kurulu başkanına sözleşme yapma yetkisi verilmediği, kooperatif üyelerinin tamamının kendisine ait dairelerin tüm inşaat işleri bitmeden ve daire içi yapılmadan teslim alarak daire sahipleri tarafından daire içi masrafların yapıldığı belirtilmiş olup, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 23. maddesi uyarınca, ortaklar hak ve yükümlülüklerde eşit konumda olup yönetim kurulu bu ilkenin dışına çıkmak istediği takdirde, bu hususu genel kurul gündemine alarak, genel kurulun tartışmasına açıkça sunması gerekmekte veya genel kurulun yapılan uygulamayı açıkça yada zımnen benimsemesi icap ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; dosyada yer alan evraka rağmen bilirkişinin diğer iki üye ile davacının aynı durumda olduğunu belirlemediğini; bu yönden alınan bilirkişi raporunun eksik olduğunu; kooperatif yönetiminin müvekkille anlaşma yapmasına rağmen anlaşmaya aykırı olarak genel kurul kararı aldığını, anılan genel kurula müvekkil sağlık sorunlarını nedeniyle katılamadığından eşinin katıldığını fakat toplantıya alınmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının iptalini istediği 25.05.2018 tarihli Genel Kurul Toplantısında alınan 5 no.lu kararına ilişkin muhalefet şerhi bulunmadığı, bu nedenle davacının dava açma hakkının doğmadığı gerekçesiyle iptal isteminin reddine karar verildiği, ancak dosya içerisinde toplantıya katılanlara ilişkin hazirun cetvelinin bulunmadığı, dava dilekçesi ve istinaf dilekçesi anlatımından davalının toplantıdan haberdar olduğu ancak toplantıya katılmadığı, toplantıya katılmayan üyelerin çağrının usulüne uygun yapılmadığını yahut gündemin gereği gibi tebliğ edilmediği yahut da genel kurul toplantısına katılmaya yetkili olmayan kimselerin katılmış olduklarını ileri sürmeleri halinde iptali isteminde bulunabilecekleri, davacının toplantıya eşini gönderdiği ancak eşinin toplantıya alınmadığına ilişkin iddiasını ilk kez istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü, bu iddiasının 6100 sayılı HMK’nın 357. maddesi uyarınca dinlenme olanağının olmadığı, bu açıklamalara göre toplantıya katılmayan davacının genel kurul kararının iptalini isteme hakkının bulunmaması nedeniyle genel kurul kararının iptali isteminin reddine karar verilmesi gerektiği, ilk derece mahkemesi kararının sonucu itibariyle doğru olması nedeniyle davacı vekilinin istinaf isteminin reddi gerektiği, davacının, davalı kooperatife bir bağımsız bölüm için üye olduğu, kura çekiminde 14 no.lu bağımsız bölümün davacıya isabet ettiği, davacının hukuken kaçak durumda bulunan 5 no.lu bağımsız bölümü kullandığı ve anılan sözleşme ile 5 no.lu bağımsız bölümün kira gelirinin davacıya verileceğinin kararlaştırıldığı, üyelerin bağımsız bölümleri kaba inşaat halinde teslim aldıkları ve diğer inşaat giderlerine her bir üyenin kendisinin katlandığının anlaşıldığı, davalı kooperatifin, üyelerine tahsis ettiği bağımsız bölümlerin tadilat masraflarını üstlenmediği, davacı ile kooperatif yönetim kurulu arasında yapılan 14/09/2015 tarihli sözleşmenin 1163 sayılı KK’nun 23. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesine aykırı olduğu ve bu nedenle batıl olduğu kanaatine varılmış olup davacının alacak talebinin de dayanağının olmadığı dikkate alındığında incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel kurul kararının iptali ve kooperatif üyeliğine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 23 ncü maddesi
3. Değerlendirme
1. 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b maddesi “Aşağıdaki durumlarda davanın esasıyla ilgili olarak; İncelenen mahkeme kararının usul veya esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığı takdirde başvurunun esastan reddine, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında, yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra başvurunun esastan reddine veya yeniden esas hakkında, duruşma yapılmadan karar verilir.” şeklinde düzenlenmiştir.
Somut olayda, İlk Derece Mahkemesinin davanın reddine dair kararına karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; ilk derece mahkemesi gerekçesinin genel kurul kararının iptali yönünden hatalı olduğu ancak sonucu itibariyle kararın doğru olduğu gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararının gerekçesi değiştirilerek davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekir. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulması gerekirken HMK’nın 353/1-b1 maddesi uyarınca davacının istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmesi yerinde olmamış, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu yönden re’sen bozulması gerekmiştir.
2-Bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının re’sen BOZULMASINA,
2. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.