YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/511
KARAR NO : 2023/118
KARAR TARİHİ : 18.01.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/201 E., 2021/842 K.
DAVA TARİHİ : 17.12.2014
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasındaki asıl ve karşı davada itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı- karşı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı iş sahibi vekili dava dilekçesinde; davalı yüklenici ile davacıya ait iş yerinde bir takım tadilatlar yapılması amacıyla sözlü olarak anlaşıldığını, davalıya iş bedeli olarak toplamda 106.000,00 TL ödendiğini, İzmir 7. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2014/108 Değişik iş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda 45.220,00 TL fazla ödeme yapıldığının anlaşıldığını ve İzmir 14.İcra Müdürlüğünün 2014/15117 sayılı dosyasında takibe geçildiğini, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Karşı davada davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yaptığı iş karşılığı 59.000,00 TL ve 69.325,00 TL bedelli faturaları kestiğini, bu faturalardan dolayı 19.575,00 TL KDV alacağının bulunduğunu, ayrıca bakiye 2.750,00 TL de iş bedeli alacağı olduğunu bildirerek 22.325,00 TL alacağın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığını, davacı tacir olduğundan basiretli bir iş adamı gibi davranmakla mükellef olduğunu, ödediği miktarın fahiş olduğunu ileri süremeyeceğini, tarafların tadilat işi için serbest piyasa koşullarına göre anlaştıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 05.04.2016 tarihli ve 2014/1554 Esas, 2016/346 Karar sayılı kararı ile dosya kapsamından alınan bilirkişi raporuna göre toplam iş bedelinin yapıldığı yıl itibari ile 104.544,00 TL olduğu, bu durumda davacının fazla 1.456,00 TL ödemesinin bulunduğu,asıl davanın bu miktar üzerinden kabulüne, icra inkar tazminatının reddine, karşı davanın ise hesaplanan imalat bedeline ilişkin faturaların KDV dahil olarak düzenlenmesi nedeniyle sübut bulmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı iş sahibi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 07.11.2017 tarihli ve 2016/5084 Esas, 2017/3836 Karar sayılı kararıyla hükme esas alınan bilirkişi raporuyla dava açılmadan önce davacı-karşı davalı tarafından yaptırılan delil tespiti dosyasında alınan bilirkişi raporunda çelişkiler bulunduğundan yerinde tekrar keşif yapılarak imalat bedeli ile fazla ödeme miktarının tespit edilmesi, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi hususunda karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan imalatlar ve ticari defterlerin incelendiği, dosyada mevcut bulunan raporlardaki değerlendirmelerden ayrılma ve çelişkiyi gidermeye yönelik ayrıntılı ve gerekçeli değerlendirme yapılarak 2014 yılı serbest piyasa rayiçlerine göre iş bedelinin 84.180,00 TL olduğu, davacı karşı davalı tarafın fazladan 21.820,00 TL ödeme yaptığının tespit edildiği, kötü niyet şartları oluşmadığından mahkemece ilk kararda icra inkar tazminatına hükmedilmediği, bu durum davalı için kazanılmış hak statüsünde olduğu anlaşılmakla asıl davanın 21.820,00 TL asıl alacak ve 71,22 TL işlemiş faiz yönünden kısmen kabulü, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı- karşı davacı yüklenici vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı- karşı davacı temyiz dilekçesinde; davacının basiretli bir tacir olup fazla ödeme iddiasında bulunamayacağını, bozma sonrası alınan bilirkişi raporunda esas alınan rayiç bedellerin düşük olup KDV ile müteahhitlik karının da iş bedeline dahil edilmesi gerektiğini, karşı davaya ilişkin olarak ilk kararda davanın reddi ile karşı davalı lehine 2.679,00 TL vekalet ücretine hükmedildiği, karşı dava aleyhine davacı tarafından temyiz isteminde bulunulmamasına rağmen verilen ikinci kararda 4.080,00 TL vekalet ücretine hükmedildiğini, yeni bir vekalet ücreti takdirinin doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını istedi.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre asıl dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan fazla ödenen bedelinin iadesi, karşı dava ise bakiye iş bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 470 ve devam maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 344 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 344 üncü maddesi gereğince, temyiz dilekçesi verilirken ödenmeyen temyiz harç ve giderlerinin muhtıranın tebliğ tarihinden itibaren bir haftalık kesin süre içerisinde ödenmesi gerekir. 6100 sayılı Kanun’un anılan hükümleri gereğince, verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, temyiz başvurusu yapılmamış sayılır.
3.Dosya içeriğine göre İlk Derece Mahkemesince ödenmeyen temyiz harç ve giderlerinin bir haftalık kesin sürede ödenmesi için usulüne uygun olarak düzenlenen muhtıra, davalı-karşı davacı vekiline 14.12.2021 tarihinde tebliğ edilmiştir. Muhtıraya rağmen karşı davaya ilişkin temyiz harç ve giderleri, davalı vekili tarafından bir haftalık yasal süre içerisinde mahkeme veznesine yatırılmamıştır. Davalı- karşı davacının süresinde harçları yatırmadığı anlaşıldığından davalının- karşı davacının karşı davaya yönelik temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
4. Davalı- karşı davacının asıl davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince; temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı ve özellikle hükme esas alınan bilirkişi raporunda imalat bedelinin piyasa rayicine göre hesaplandığı, bu bedelin içine KDV ve müteahhitlik kârının da dahil olduğu anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı- karşı davacı vekilinin karşı davaya ilişkin temyiz talebinin REDDİNE,
Asıl davaya ilişkin ise; dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına,
Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 18.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.