YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5111
KARAR NO : 2023/148
KARAR TARİHİ : 19.01.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR : Red
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen asıl ve birleşen kayıt kabul davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararı hakkında gönderme kararı verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince gönderme kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından ek karar yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl ve birleşen 2012/493 E. davada davacılar vekili, müvekkillerinin davalı müflisten 2.311.862,76 TL alacaklı olduklarını, alacak kayıt talebinde bulunduklarını ileri sürerek, 2.311.862,76 TL’nin alacağın davalı müflisin iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesini, birleşen 2012/493 E. sayılı davada, iflas idaresinin alacak kayıt talebinin reddine asıl davadan sonra karar verdiğini, hak kaydı olmaması için kayıt kabul talebinde bulunduklarını ileri sürerek, 2.311.862,76 TL’nin alacağın davalı müflisin iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleşen davada davalı vekili, davacının alacağının bulunmadığını, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerinin geçtiğini, alacaklı olduğuna dair belge ve bilgi sunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11.11.2015 tarihli ve 2011/924 Esas, 2015/927 Karar sayılı kararıyla, taraflar arasındaki ilişkinin açık olmadığı, davalı müflisin defterlerinde davacı tarafa borçlu olduğuna dair herhangi bir kayıt bulunmadığı, davacı tarafın sunduğu belgelerin alacağın masaya kaydı için yeterli ve somut belgeler olarak görülmediği gerekçesiyle, asıl davanın reddine, birleşen davanın HMK’nın 114/1.ı, 115 maddeleri uyarınca derdestlik dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkeme kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Gerekçeleri
Davacı vekili, alacağın resmi belgelerle sabit olduğunu, kararın gerekçe bölümü ile hüküm bölümü arasında çelişki olduğunu, bilirkişi raporları arasında çelişkilerin bulunduğunu belirterek mahkeme kararının bozularak iadesi talebiyle temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gönderme Kararı
Dairemizin 13.10.2021 tarih ve 2021/757 Esas, 2021/821 Karar sayılı kararıyla, 28.07.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7251 sayılı Kanun’un 29’uncu maddesi ile HMK’nın 310’uncu maddesine eklenen 3’üncü fıkraya göre, ‘‘Feragat veya kabul, dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılmışsa, Yargıtay temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı feragat veya kabul hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderir” hükmünü içerdiği gerekçesiyle, davalı … idare memurunun davayı kabul iradesi doğrultusunda gerekli araştırma yapılarak ek karar verilebilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
V. İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARI
İlk Derece Mahkemesi 16.09.2022 tarihli ek kararında, iflas idare memurunun iflas masasını münferiden temsile yetkili olduğu ve 26.07.2019 tarihinde yapılan alacaklılar toplantısında da kendisine bu konuda ayrıca yetki verildiği, iflas idare memurunun kabul beyanının geçerli ve usulüne uygun olduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın kabulü ile, 2.311.862,76 TL alacağının iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkeme ek kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Nedenleri
Davalı vekili, davalı … ile davacı arasındaki, masanın 28,29,70,71,73 sırasına kaydı talep edilen alacaklarla ilgili ihtilafların sulhen çözümü amacıyla İstanbul Tuzla ilçesi 8384 ada 3 parsel, Pendik ilçesi 2334 ada 89 parsel ile Tuzla ilçesi 1029 parselin 1/2’sinin davacıya devredildiğini, taraflar arasındaki uyuşmazlığın sulhen çözüldüğünden davacının davadan feragat etmesi gerektiğinden mahkeme kararının bozularak iadesi talebiyle temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
C.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 2004 sayılı İİK’nun 235.maddesi uyarınca açılmış kayıt kabul davasıdır.
C.2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İİK’nın 235. maddesi, 6100 sayılı HMK 313, 314, 315. maddeleri
C.3. Değerlendirme
Yargılamanın devamı sırasında tarafların sulh olması HMK 313 ve devamı maddelerine göre mümkündür. Davalı tarafından tarafların dava konusunda sulh sözleşmesi yaptığı ve sulh gereğince edimlerin yerine getirildiğini iddia etmiş ancak bu konuda araştırma yapılmadan dava sonuçlandırılmıştır. Bu durumda mahkemece davalının iddia ettiği sulh sözleşmesi ve bu sözleşme uyarınca edimlerin yerine getirilip getirilmediği hususları araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
19.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.