YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5119
KARAR NO : 2023/979
KARAR TARİHİ : 09.03.2023
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki iflas davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, bölge adliye mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge adliye mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki muhtelif sözleşmelerden kaynaklı edimlerini yerine getiren müvekkilinin, davalıdan toplam 769.885,22 usd alacağı bulunduğunu, davalının bugüne kadar borcunu ödememesi üzerine, genel iflas yoluyla icra takibine giriştiklerini, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın kaldırılmasına ve davalının iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile davalı arasında herhangi bir sözleşme ilişkisi bulunmadığını, müvekkilinin davalıya borcu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı taraf her ne kadar sözleşme ilişkisini inkar etmiş ise de, sözleşme, e-posta içerikleri, fatura, cari hesap ve hakediş belgeleri konusunda, isticvap davetiyesi çıkarılan davalı şirket yetkilisinin duruşmaya katılmadığı, süresi içerisinde defter ve belgelerin ibraz edilmediği, bu durumda, taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğunun kabulü gerektiği, bu çerçevede yapılan iş karşılığında davacı tarafından 969.888,22 USD tutarlı fatura düzenlendiği, davalının buna karşılık 199.770,35 USD ödeme yaptığı, ödenmeyen kısmın 770.114,87 USD ve iflas takibine konu tutarın 769.885,22 USD olduğu, davalının bu kısma yönelik itirazının haksız olduğu, depo emrine esas alacak tutarının 10.852.006,85 TL olarak hesap edildiği, davalı tarafın çıkarılan depo emrini yerine getirmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı şirketin iflasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece sözleşmenin yapıldığı tarihteki şirket yekililerinin kim olduğu araştırılmadan mevcut şirket yetkilisine isticvap davetiyesi gönderildiğini, sözleşmenin müvekkili şirket tarafından imzalanmadığını, yapıldığı iddia edilen işlerin müvekkili ile ilgisinin bulunmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge adliye mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. Temyiz
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge adliye mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz başvuru dilekçesinde; istinaf başvuru dilekçesinde dile getirdiği hususları temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iflas istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı hukuk muhakemeleri kanunu’nun 369/1, 370 ve 371. maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının 6100 sayılı kanun’un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin bölge adliye mahkemesine gönderilmesine,
09.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.