Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/5231 E. 2023/3539 K. 30.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5231
KARAR NO : 2023/3539
KARAR TARİHİ : 30.10.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2022/222 E., 2022/317 K.
DAVA TARİHİ : 09.10.2018
HÜKÜM/KARAR : Usulden Red
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1155 E., 2020/1535 K.

Taraflar arasında görülen sıra cetveline itiraz davasından dolayı mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkemece kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuş Yargıtay 6. Hukuk Dairesince hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalı borçludan bonoya dayalı alacağının tahsili için başlattığı icra takibi kapsamında borçlunun Çorum Belediyesi nezdindeki hak ediş alacağı üzerine haciz konularak sıra cetveli düzenlendiğini, düzenlenen sıra cetvelinde davacı müvekkilinin alacaklı olduğu icra dosyasıyla garameten paylaştırma yapıldığını, ancak davalı alacağının muvazaalı olduğunu ileri sürerek, davalı alacaklının sıra cetvelinden çıkarılmasını talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili, müvekkili ile borçlu arasında faturaya dayalı ticari ilişki bulunduğunu öne sürerek davanın reddini dilemiştir.

II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 02.07.2020 tarih 2018/299 Esas 2020/156 Karar sayılı kararı ile ; davalının takibe konu ettiği bono ve bonoya dayanak teşkil eden faturanın ticari ilişkiden kaynaklı olduğu, davalının ticari defterindeki kayıtların tutarlı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 18.11.2020 tarih, 2020/1155 Esas, 2020/1535 Karar sayılı kararı ile davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

2. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 28.02.2022 tarih ve 2021/2420 Esas, 2022/1057 Karar sayılı ilamıyla; davacının paylaşıma konu bedel üzerinde kesinleşmiş bir haczi bulunmadığından sıra cetveline yönelik itirazında hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararı ile davacının davayı açmakta hukuki yararı olmadığından bahisle davanın usulden reddine karar verilmiştir

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; takibin kesinleştiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sıra cetveline itiraz istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 142 nci maddesinin birinci fıkrası

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 30.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.