YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5251
KARAR NO : 2023/343
KARAR TARİHİ : 31.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TARİHİ : 10.03.2017
HÜKÜM : Kısmen Kabul
BÖLGE ADLİYE
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan 14.12.2015 tarihli anahtar teslim götürü bedelli sözleşme ile müvekkilinin … Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Laboratuvar Blokları İnşaatı ve Çevre Düzenlemesi yapım işini üstlendiğini, zemindeki kaya oranının şartnamede belirtilenden fazla ve daha sert olduğunu, ortaya çıkan bu durumun müvekkiline ek maliyet
getirip zaman kaybına sebep olduğunu belirterek dava konusu sözleşmeden kaynaklı bedel farkı olarak fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle 10.000,00 TL’nin tahsilini talep etmiş, 01.02.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 767.221,14 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin anahtar teslimi götürü bedelli bir sözleşme olduğunu, her türlü kazının ve nakliyenin bu götürü bedel kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, davacı yüklenicinin kazı yapacağı temel zeminin özelliliğini yerinde görerek teklif verdiğini, hafriyat alanının incelendiğini, bu kapsamda herhangi bir yazılı itirazının bulunmadığını, bu halde kazı güçlüğü olduğu iddia edilerek ilave bedel ödenmesi talebinin haklı ve hukuki bir geçerliliğinin bulunmadığını, davacının karot çalışması yapılması talebinin müvekkilince uygun görülmediğini, davacının çok açık ve net olarak ihale sözleşmesinde kabul edilen hususları dava konusu haline getirmesinde kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 20.03.2019 tarihli ve 2017/129 Esas, 2019/236 Karar sayılı kararı ile özel teknik şartnamede belirtilen zemin özellikleri ile zeminin gerçek özellikleri arasında esaslı fark olduğu, ihale ve sözleşme aşamasında bilinmeyen bu durumun, çalışmalara başlandıktan sonra ortaya çıkmış olduğu, bu farkın tüm götürü bedele kıyaslandığında tarafların önceden tahmin edemedikleri veya öngöremedikleri şart niteliğinde olup uyarlama yapılarak sözleşmedeki götürü bedelin artırılmasının gerekeceği, kazının niteliği nedeniyle farkın 767.221,14 TL olacağı ek rapor ile tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne; 767.221,14 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Kapatılan Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 14.01.2020 tarihli ve 2019/2492 Esas,2020/71 Karar sayılı kararıyla; “mahkemece yapılması gereken iş; yeniden oluşturulacak konusunda uzman bilirkişi kurulundan sözleşmeye göre kazı yapılması için ödenecek bedel ile zeminin sözleşme sırasında verilen zemin raporlarına uygun olmaması sebebiyle yapılması gereken gerçek kazı bedeli arasındaki fark ile bu farkın tüm götürü bedele kıyaslandığında tarafların önceden tahmin etmedikleri veya öngördükleri halde meydana gelmesine ihtimal vermedikleri olağanüstü şart niteliğinde olup uyarlama yapılarak sözleşmedeki götürü bedelin artırılmasının gerektirip gerekmediği ile uyarlama gerekiyorsa bunun miktarı hususlarında gerkçeli ve denetime elverişli rapor alınıp 6098 sayılı TBK’nın 480/II. maddesi hükmünün uygulanması gerekip gerekmediği mahkemece değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesinden ibarettir.” denilerek karar bozulmuştur.
2
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kazı klaslarının bilirkişi heyetlerince yaptırılan çalışmalarla farklı olduğu, ihale dosyasında zemin etüt raporlarının bulunmadığı, arazide bilirkişilerce yaptırılan çalışmalar neticesinde farklılıklar olduğunun gözlendiği, söz konusu farklılıklar dikkate
alınarak mahallinde yapılan imalat ve ihale dosyasında yer alan yaklaşık maliyet verileri karşılaştırılarak hesaplamaların yapıldığı, mahallinde yâpılan toplam imalat bedelinin 1.653.189,67 TL, ihale
dosyasında yapı yaklaşık bedelinin 762.424,37 TL, brüt alacak tutarının 890.765,30 TL, tenzilat oranının 0,2708, net
alacak tutarının 649.546,06 TL olduğu, buna göre sözleşmede inşaat imalatları toplam bedelinin KDV hariç 649.546,06 TL artırılarak 19.421.419,68 TL olması gerektiği, sözleşmeye esas anahtar teslim yapım bedelinin KDV hariç 649.546,06 TL artırılarak 28.059.546,06 TL olması gerektiğinin ” bildirildiği, bilirkişi raporunda katma değer vergisi tutarının bedeli ilave edilmediği gözetilerek % 18 katma değer vergisi tutarı bilirkişi raporu ile belirlenen bedele ilave edilmek sureti ile KDV dahil bedele hükmedilmesi gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 766.464,35 TL alacak tutarının dava tarihi olan 10/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı üniversite rektörlüğünden alınarak davacı şirkete verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, sözleşme öncesi düzenlenen zemin etüt raporlarının inşaat sırasında ortaya çıkan zemine uygun olmaması sebebiyle meydana gelen bedel farkının tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428 nci maddesi, 438 nci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 ncu maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun geçici 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 428 nci maddesi ile 439 ncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Mahkemece bozma doğrultusunda bilirkişi raporu alınmış, bilirkişi raporunda ihale teknik şartnamesi ile yerinde yapılan incelemelerde zeminde farklılıklar olduğu, bu farklılıkların önceden tahmin edilemeyecek olağanüstü şart niteliğinde olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda dairemizin bozma ilamının yerine getirildiği, davalının diğer temyiz itirazlarının bozma kapsamında kalarak kesinleştiği anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı
3
taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
31.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.