YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/529
KARAR NO : 2023/205
KARAR TARİHİ : 23.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/721 E., 2021/1212 K.
DAVA TARİHİ : 12.06.2018
HÜKÜM/KARAR : Bozma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 1. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/300 E., 2018/449 K.
Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayet davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın şikayet olunanlar tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince şikayet olunanın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayet olunan … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Şikayetçi vekili dava dilekçesinde; dava dışı borçludan olan alacaklarının tahsili amacıyla takip yaparak borçlunun taşınmazlarına haciz koyduklarını, taşınmazın satılarak paraya çevrildiğini ancak paylaşıma konu bedel üzerinde sıra cetveli yapılmaksızın bedelin şikayet olunanlara paylaştırıldığını öne sürerek müdürlük işlemine karşı şikayet yoluna başvurmuştur.
II. CEVAP
Şikayet olunan … davaya cevap vermemiş, şikayet olunan … duruşma sırasında şikayetin reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile satış tutarının bütün alacaklıların alacağını tamamen karşılamaya yetmediği durumlarda icra müdürlüğünce sıra cetveli yapılması gerektiği, her ne kadar ihale bedeli dağıtım kararı adı altında müdürlükçe karar alındığı bildirilmiş ve karar uyarınca ilk sıradakilere meblağın gönderildiği belirtilmiş ise de önemli olanın sıra cetveli tanzimi olduğu gerekçesiyle şikayetin kabulü ile sıra cetvelinin iptaline karar verilmiştir.
2.İlk derece mahkemesi aynı tarihli kararla şikayet olunan … istinaf başvurusunun süresinde olmadığından bahisle reddine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayet olunan … vekili ve … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İlk derece mahkemesince şikayet olunan … istinaf başvurusunun süresinde olmadığından bahisle reddine karar verilmiştir.
B. İstinaf Sebepleri
1. Şikayet olunan … vekili istinaf dilekçesinde; dava dışı borçlunun… Limited Şirketi adlı firmada şirket müdürü olarak görev yaptığını, taşınmazına 6183 sayılı yasanın 35. maddesi uyarınca haciz konulduğunu, vergi dairesinin dışında kalan alacaklıların hacizlerinin düştüğünü ve icra müdürlüğü işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu öne sürmüştür.
2. Şikayet olunan … vekili istinaf dilekçesinde; kendilerine ödenen kısmın satış masrafı olduğunu, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olmadıklarını öne sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile satış tutarının bütün alacaklıların alacağını tamamen ödemeye yetmemesi halinde icra dairesince bir sıra cetveli düzenlenmesi gerektiği, sıra cetvelini düzenleme yetkisinin ilk haczi koyan icra dairesine ait olduğu gerekçeleriyle şikayet olunan Çorlu Vergi Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayet olunan … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Şikayet olunan vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sıra cetveline şikayet istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 114/1-h ve 115/2 inci maddeleri ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 142 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 35 inci ve 54 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme
1. İcra Müdürlüğü tarafından düzenlenen 16.05.2018 tarihli ve “Sıra cetveli ve ihale bedelinin dağıtım kararı” başlıklı belge teknik manada bir sıra cetvelidir. Bu itibarla mahkemece bu kararın sıra cetveli olmadığına ve yeniden sıra cetveli yapılması gerektiğine dair gerekçesi yerinde görülmemiştir.
2. Davacı vekili dava dilekçesinde, davalılardan …’ın alacağının muvazaalı olduğunu bu nedenle bu alacaklıya pay verilmemesi gerektiğini öne sürmüşse de dosya kapsamından bu alacaklıya pay ayrılmadığı sadece taşınmazın satış ve paylaştırmaya ilişkin ortak masraflar nedeniyle ödeme yapıldığı görülmektedir. Bu itibarla sıralamada kendisine pay düşmeyen bu davalıya muvazaa iddiasıyla dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığından usul ekonomisi de dikkate alınarak bu husus temyiz incelemesi dışında bırakılmıştır.
3. Limited şirket ortak ve yöneticilerinin kamu borçlarından sorumluluğu 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun’un 35 ve mükerrer 35. maddeleri ile Vergi Usul Kanunu’nun 10. maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre kamu alacağının alacaklısının, davalı borçlu şirketin ortak ve yöneticilerinin sorumluluğuna gidebilmesi için, borçlu şirket hakkında takip yapmış olması, şirketin aciz halinde olması ve alacağın şirket malvarlığından tahsilinin mümkün olmadığının belirlenmesi ve bundan sonra, şirket ortak ve yöneticileri hakkında takip yapılarak, ortak veya yöneticilerin malvarlığına haciz uygulaması gerekir. Ancak, şikayet olunan Vergi Dairesi’nin hem gerçek kişi borçlulara hem de ortağı ve temsilcisi oldukları şirkete karşı sıra cetvelinde paylaşıma konu olabilecek şekilde takip yapıp yapmadığı, yapmış ise bunların tarihleri, bunlara istinaden konulan hacizler, alacak miktarının ne olduğu, şikayet olunanın alacaklarının tahsili için şirket hakkındaki 6183 sayılı Kanun’un mükerrer 35. maddesinde öngörüldüğü üzere borçlu şirketle ilgili yasal işlemleri tamamlayıp tamamlamadığı, bir başka ifade ile şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemediğinin veya tahsil edilemeyeceğinin tespiti bağlamında yeterli girişimde bulunup bulunmadığı dosyadaki bilgi ve belgelerden tam olarak anlaşılamamaktadır. Bu durumda, mahkemece yukarıda belirtilen hususların aydınlatılarak ortaya konulması amacıyla,taşınmaz malikleri olan gerçek kişi borçlular ve şirkete karşı hacze dayanak teşkil eden geçerli takiplerinin bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla vergi uygulamaları ve mevzuatı konusunda uzman bir bilirkişiden Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davalı … harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.