Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/5292 E. 2023/54 K. 17.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5292
KARAR NO : 2023/54
KARAR TARİHİ : 17.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/559 E., 2021/699 K.
DAVA TARİHİ : 27.01.2016
HÜKÜM/KARAR : Esastan Red
MAHKEMESİ : Gebze 4. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı esastan reddine tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile arsa sahipleri arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, davacının bu sözleşme uyarınca yükleniciye düşen 2 No.lu daireyi noterde düzenlenen satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını, ancak tapu devrinin yapılmadığını beyan ederek
1

fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, C blok Zemin kat 2 no.lu bağımsız bölümdeki dairenin rayiç bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı … Turizm Elektronik Nakliye İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden tahsili ile müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi vermemiş, 10.05.2019 tarihli duruşmada alınan beyanında dairenin bedelinin müvekkiline ödenmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında düzenlenen satış sözleşmesi her ne kadar adi yazılı olup resmi şekil şartlarını taşımıyor olsa da davacının ödemelerini yaptığı ve dava konusu bağımsız bölümü teslim alarak ikamet etmesi nedeniyle satış sözleşmesinin yazılı şekil şartlarını taşımadığına karar vermek iyi niyet ve dürüstlük kuralları ile bağdaşmayacağından adi yazılı satış sözleşmesi geçerli kabul edilmiş, davacının tapu iptali talebini güncel tapu kaydındaki malike yöneltmeyip davalıya yönelik tazminat olarak davaya devam etmek istemesi nedeniyle bilirkişi raporunda belirlenen dava konusu taşınmazın bedelinin davalıdan alınması gerektiği belirtilerek 157.812,50TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili; yerel mahkemece ıslah dilekçesinin müvekkiline usulüne uygun tebliğ edilmediğini, müvekkilinin usulüne aykırı olarak kendisine tebliğ edilen ıslah dilekçesini 10.12.2018 tarihinde öğrendiğini, yapılan ıslaha karşı zamanaşımı itirazında bulunduğunu, yerel mahkemenin 2016/18 Esas sayılı dosyasından yapılan 24.11.2017 tarihli duruşmada davacı tarafın “Islah dilekçesi sunmak üzere” süre talep ettiğini, mahkemenin 1 numaralı ara kararında ise davacıya ıslah dilekçesini sunması için süre verildiğini, davacı tarafın duruşmadan sonra bir hafta içerisinde hazırlayıp yerel mahkemeye davanın tamamen ıslah edildiğini gösteren yeni bir dava dilekçesini sunmadığı için, HMK. 180 madde gereğince ıslah hakkı kullanılmış sayılarak ve ıslah hiç yapılmamış kabul edilerek davaya devam edilerek, davacının davasının reddi gerektiğini, davacının dairenin tamamının bedelini müvekkili şirkete ödemediğini, müvekkili tarafından dava konusu dairenin tamamlanıp, davacıya teslim edilmesine rağmen, arsa sahiplerinin haksız, mesnetsiz, hukuka aykırı ve hatta hileli işlemleri sonucu, kat karşılığı inşaat sözleşmesini fesh etmeleri nedeniyle, dairenin tapusunu müvekkili şirket alamadığı için davacıya da veremediklerini, arsa sahiplerince sözleşmenin haksız feshi sonucu, davacının dava konusu ettiği dairenin arsa sahipleri ve arsa sahiplerinin yeni sözleşme akdettiği … İş makinaları şirketinde kalmış olduğunu, müvekkili şirkete her hangi bir bedel ödenmediğini, arsa sahiplerinin sözleşmeyi fesh etmelerine rağmen, bu sözleşme gereğince uhdelerinde kalan inşaat bedelini müvekkiline ödemediğini, gerek arsa sahipleri, gerekse müvekkilinin yaptığı daireyi satarak haksız kazanç temin eden dava dışı arsa sahipleri, … İş makinaları şirketi olduğunu, dolayısıyla davacının davasını dava dışı bu firma ve şahıslara karşı açması gerektiğinden bahisle, İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
2

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafın edimlerini süresinde ifa etmemesi nedeniyle davacının TBK’nın 125. maddesine göre ifadan vazgeçip tazminat talebinde bulunabileceği, davacı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin adi yazılı şekilde yapılmasının yeterli olduğu, taraflar arasındaki satış sözleşmesinin ve buna bağlı bedelin ödendiğinin tarafların kabulünde olduğu gözetilerek dava konusu bağımsız bölümün rayiç bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesinde bir hata bulunmadığı belirtilerek incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli olup olmadığı, davacının sözleşmeden kaynaklı bir alacağı bulunup bulunmadığı hususundadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı TBK’nın 470-486. maddeleri,

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.1.Dava, dava dışı arsa sahipleri ve davalı yüklenici arasında düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca yükleniciye bırakılması kararlaştırılan bağımsız bölümün sözleşme ile temlik alınması nedeniyle kişisel hakka dayanan tazminat talebine ilişkindir.

2.2.Mahkemece; davalı tarafın edimlerini süresinde ifa etmemesi nedeniyle davacının TBK’nın 125. maddesine göre ifadan vazgeçip tazminat talebinde bulunabileceği, davacı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin adi yazılı şekilde yapılmasının yeterli olduğu, taraflar arasındaki satış sözleşmesinin ve buna bağlı bedelin ödendiğinin tarafların kabulünde olduğu gözetilerek dava konusu bağımsız bölümün rayiç bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesinde bir hata bulunmamaktadır.
3
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı harcın temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17/01/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.