YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/534
KARAR NO : 2023/677
KARAR TARİHİ : 21.02.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı-karşı davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-karşı davalı vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 21.02.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1-Davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında düzenlenen 10.07.2012 tarihli sözleşme ve 31.05.2013 tarihli ek sözleşme ile otel inşaatının kaba ve ince işlerinin yapımının kararlaştırıldığını, bakiye iş bedelinin ödenmediğini, sözleşmenin feshedildiğini ileri sürerek, alacağın tahsili için başlatılan takibe vâki itirazın iptaline, takibin devamına, %20 icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2- Davacı iş sahibi vekili karşı dava dilekçesinde; davacının üzerine düşen edimleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirmediğini, fazla ödeme yapıldığını, kusurlu imalat, hatalı ve eksik iş nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek, 310.000,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini arttırmıştır.
II. CEVAP
1- Davalı iş sahibi vekili cevap dilekçesinde; sözleşme konusu işin geldiği seviyeye göre fazla ödeme yapıldığını, hatalı imalatlar bulunduğunu, bu nedenle iade faturası düzenlendiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
2- Davalı yüklenici vekili karşı davaya ilişkin cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 10.07.2012 tarihinde davacı tarafça feshedildiği, bilirkişi kurulu raporlarına göre davacı tarafın hakediş bedelinin 1.048.075,63 TL olup, davalının 1.498.405,93 TL ödeme yaptığı gerekçesiyle, asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne, 310.000,00 TL’nin dava tarihinden, 140.330,30 TL’nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile karşı davalıdan alınarak karşı davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-karşı davada davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı-karşı davada davalı vekili istinaf dilekçesinde; davalı defter ve kayıtlarının sahtecilik seviyesinde usulsüz olduğundan dikkate alınamayacağını, sözleşmenin 4.3 maddesi gereğince alt taşeron statüsünde olan 3. kişilere davalı tarafça yapılacak ödemeler bakımından müvekkilinin emanetçi olduğunu ve elden aldığı taşeron hakediş ödemelerini ilgili taşeronlara ödediğini, buna ilişkin makbuzların dosyaya sunulduğunu, tespit raporlarına itiraz edildiğini, karşı davanın kısmi dava olarak açıldığını, karşı davacının davasında her bir alacak kalemini ayrı ayrı belirtmesine rağmen ıslah dilekçesi ile toplam alacak miktarını 140.330,30 TL daha arttırdığını, ancak bu arttırdığı miktar içinde alacak kalemlerinden hangisinin ne miktar artırıldığının açıklanmadığını, mahkemece de açıklattırılmadığını belirterek kararı istinaf etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında hakediş miktarına ilişkin bir uyuşmazlık olmadığı, ayıplı işler bakımından davalı tarafça gerekli önlemlerin alınmadığının ve davacıya elden yapılan ödemelerin taşeronlara verilmek üzere emaneten yapılan ödemeler olduğunun ispat edilemediği, karşı dava bakımından ise bilirkişi raporunda belirlenen miktara göre dava değerinin ıslah edildiği gerekçesiyle, davacı-karşı davada davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-karşı davada davalı vekili vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı-karşı davada davalı vekili vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davada eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve takibin devamı, karşı davada ise alacak talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Türk Borçlar Kanunu’nun 470. ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Taraflar arasında düzenlenen 10.07.2012 tarihli eser sözleşmesi ve 31.05.2013 tarihli ek sözleşme ile otel inşaatının kaba ve ince işlerinin yapımı kararlaştırılmıştır. Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporu ile, tespit dosyaları da dikkate alınarak hakediş bedeli ve yapılan ödemeler belirlenmiş olup, davacı elden yapılan ödemeleri 3. kişilere vermek üzere davalıdan aldığını yasal delillerle ispat edememiştir. Karşı dava bakımından ise; bilirkişi raporu ile belirlenen miktara göre dava değeri ıslah edildiğinden davacı-karşı davada davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı-karşı davada davalı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacı-karşı davalıdan alınarak Yargıtaydaki duruşmada vekille temsil olunan davalı-karşı davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
21.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.