Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/5346 E. 2024/144 K. 15.01.2024 T.

Yayınlanma Tarihi: 23.01.2024 04:07


YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5346
KARAR NO : 2024/144
KARAR TARİHİ : 15.01.2024

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki kayıt kabul davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmasız, davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararın niteliğinin duruşma istenebilecek davalardan olmadığı anlaşılmıştır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davalı vekilince duruşma isteğinin mahiyetten reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 15.11.2012 günü 650 adet "Elektronik...Sistemi" alımına yönelik sözleşme yapıldığını, davalının taahhüdüne rağmen 15.07.2014 günü sistemi teslim edemediğini, davalıya verilen ek sürede toplam 643 işyerinden 390 tanesine kurulum yapıldığını ve bunlardan sadece 100 işyerinde sistemin sorunsuz çalıştığını; 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun 20, 22 ve 25'inci maddeleri ile "yüklenicinin genel yükümlülükleri" başlıklı 16.1 maddesine aykırılık nedeniyle ve yine "sözleşmenin feshi" başlıklı 35.1 maddesi uyarınca sözleşmenin 23.09.2014 günü feshedildiğini; davalıya gönderilen 29.12.2014 günlü ihtarname ile 7 gün içinde, sözleşmenin 34'üncü maddesinde yer alan "yüklenicinin, sözleşmeye uygun olarak malı süresinde teslim etmemesi halinde, gecikilen her takvim günü için sözleşme bedelinin %0,2 oranında gecikme cezası uygulanır" düzenlemesine dayalı olarak sözleşme süresinin bittiği tarih olan 15.07.2014 ile sözleşmenin feshinin yükleniciye tebliğ edildiği, 24.09.2014 arasındaki 71 gün için toplam 198.289,51 USD'lik ceza bedelinin ödenmesinin talep edilmesine rağmen bu tutarın yatırılmadığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ceza tutarının temerrüt tarihi olan 07.01.2015 gününden itibaren bankaların kısa vadeli kredilere uyguladıkları avans faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının sözleşmeyi feshetmekte ve cezai şart istemekte haklı olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile 206.154,99 Amerikan Dolarının müflis İnformatik Bilişim Teknolojileri San. Tic. Ltd. Şti. iflas masasına kaydına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargılama boyunda usulüne uygun tebligat yapılmadığı, TK 35. maddeye göre yapılan tebligatların geçersiz olduğunu, sözleşmeye göre fesihe ilişkin koşulların oluşmadığını, sözleşmenin süresinin 16 ay değil 1755 takvim günü olduğunu, teknik şartnamenin 4.53. maddesi incelenmeden karar verilmiştir. 16 aylık sürenin başlangıcı ise 15.03.2012 tarihinde değil, 26.12.2013 tarihinden itibaren başlayacağı, mal teslim süresinin 16 ay olduğu ve bu sürede malın teslim edildiği, tali edimleri için ise öngörülen sürenin 1755 gün olduğu, 08.08.2014 tarihli ihtarnamenin davacı tarafça talep edilmesi üzerine imzalandığını, ihale yasaklısı olmamak için mecbur kaldığını, gecikmenin davacıdan kaynaklandığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılama aşamasında tebligatların önce İcra ve İflas Kanunu'nun 184'üncü maddesine aykırı olarak iflas idaresine değil bizzat davalının adresine gönderildiği, daha sonra mahkemece iflas halinin öğrenildiği ve yapılan yazışmalar üzerine dava usulüne uygun biçimde iflas idaresine yöneltildiği bu durumda davalı iflas dairesi vekilinin ileri sürdüğünün aksine usulüne uygun biçimde taraf teşkilinin sağlandığı, davalının istinaf dilekçesinde belirttiği savunma sebepleri ile bunları ispatlayacak delilleri sunma imkanı varken sunmadığı, borçların ilke olarak ülke parası ile ödeneceği, yabancı paranın Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının iflas tarihindeki efektif satış kurundan Türk Lirasına çevrilmesi gerektiği, davacı tarafından 198.289,51 USD'nin masaya kaydı istenmiş, iflas idaresince bu tutar 578.628,61 TL olarak Türk Lirasına çevrilerek nizalı alacak kaydı ile masaya yazıldığı ve 578.450,15 TL'nin masaya kaydı gerektiği gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde alacağın yabancı para cinsinden talep edildiği ve bu şekilde hüküm kurulması gerektiği belirtilerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı vekili; istinaf dilekçesine ek olarak ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/94 Esas sayılı dava dosyasında davacının feshinin haksız olduğuna dair lehine raporların olduğunu, dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iflas masasına kayıt ve kabul istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4735 sayılı Kamu İhale Kanunu 20,22 ve 25. maddeleri,

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı ve davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacı ve davalıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.