YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5351
KARAR NO : 2023/1561
KARAR TARİHİ : 02.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1447 E., 2022/1173 K.
DAVA TARİHİ : 19.10.2020
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/828 E., 2021/1193 K.
Taraflar arasındaki iflas davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince iflas talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararın niteliğinin duruşma istenebilecek davalardan olmadığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davalı vekilince duruşma isteğinin mahiyetten reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin davalıdan cari hesap alacağı olduğunu, buna dair mutabakat yapıldığını, ancak borcun ödenmediğini, iflas yolu ile başlatılan takibe itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın kaldırılması ile davalının iflasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tebligatların usulsüz yapıldığını, …’ün hem davacı şirketin hakim ortağı olduğunu hem de dava dışı … İnt. Ltd.’nin hakim ortağı olduğunu, … INT’nin davalı şirketin hakim ortağı olduğunu ve bu hisselerin … Şirketine devredildiğini, devir öncesi 15.01.2019 tarihli anlaşma belgesini şirket adına …’ün imzaladığını, bu belgein 10. maddesi uyarınca …’ün devir tarihi itibari ile müvekkili şirket nezdinde doğmuş tüm borçlardan ve müvekkili şirkete ilişkin öngörülemeyen her türlü riskten münhasıran sorumlu olduğunu kabul ettiği ve ayrıca devir tarihi itibari ile tüm borçların 67 milyon Doları geçmesi halinde bundan sorumlu olacağını taahhüt ettiği, bu kapsamda davacı şirketin davalıya borcu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 15.01.2019 tarihli sözleşme taraflarının farklı olduğu ve bu belgeye dayanarak takas mahsup talep edilemeyeceği, davalının 171.163,79 USD borçlu olduğu ve itirazın kaldırılmasına karar verildiği, depo emrine esas bedelin ödenmesi ve davanın konusuz kalması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, tebligatların usulsüz yapıldığını, 15.01.2019 tarihli belgenin taraflar açısından bağlayıcı olduğunu, bu sözleşmenin davacı tarafından tahkim başvurusunda kullanıldığı, sunulan mütalaaların değerlendirilmediğini beyan ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin tebligatın usulsüzlüğü ile ilgili talebi kabul ederek davalıya cevap dilekçesi sunması için tekrar süre verdiği ve savunma hakkının ihlal edilmediği, bilirkişi raporu ile davalı defterlerinde takibe konu alacağın kayıtlı olduğu daha sonra virman işlemi yapılsada dayanağı olmadığı, davalı tarafından dayanılan 15.01.2019 tarihli belgenin sözleşmeye hazırlık amacı ile yapılmış olduğu ve tarafları farklı olduğu bu nedenle takas mahsup talebinin dikkate alınmayacağı gerekçesi ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iflas istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Davacının cari hesap alacağının davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, her ne kadar virman kaydı var ise de dayanağının olmadığı, davalı tarafından dayanılan 15.01.2019 tarihli anlaşma belgesinin tarafları farklı olduğu, devir sözleşmesinin 4.3 maddesi uyarınca davacı alacaklarının devirden etkilenmeyeceği de dikkate alındığında temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.