Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/5389 E. 2024/192 K. 16.01.2024 T.

Yayınlanma Tarihi: 23.01.2024 10:24


YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5389
KARAR NO : 2024/192
KARAR TARİHİ : 16.01.2024

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR : Asıl Davanın Kısmen Kabulüne, Birleşen Davanın Reddine

Taraflar arasındaki ilk derece mahkemesince görülen asıl ve birleşen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairece (Yargıtay Kapatılan 15. Hukuk Dairesi) kararın bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yarılama sonucunda ; asıl davanın kısmen kabulüne birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkeme kararı asıl davada davalı ... vekili tarafından duruşma istemli asıl davada davacı ... vekili tarafından duruşmasız temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.01.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde duruşmalı temyiz talebinde bulunan asıl davada davalı birleşen davada davacı asıl ... geldi. Tebligata rağmen gelen olmamış asıl davada davacı- birleşen davada davalı ... vekili Avukat ...'nun mazeret dilekçesi gönderdiği, mürafaanın yokluklarında yapılmasını talep ettiği görüldü. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan asıl davada davalı asilin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

ASIL DAVA
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kendisine ait kaba inşaat halindeki villanın inşaat ve ince işçiliklerinin anahtar teslimi yapımı için davalılar ile anlaştığını, yurt dışında yaşayan müvekkilinin ... bedeli olarak davalılara 104.000,00 Euro ödediğini ancak hiçbir imalatın yapılmadığını, yaptırılan tespitte eksik ... bedellerinin 143.920,00 TL olduğunun tespit edildiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkilince fazla ödenen ... bedeli için 100.000,00 TL’nin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davalı ... ile davacı arasında hiçbir hukuki ilişki bulunmadığını, ... ile davacı arasında ise yazılı bir sözleşme bulunmadığını, ...’ın inşaatın yapımında kendi cebinden harcamalar yaptığını, davacının iddia ettiği bedellerin tamamını göndermediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

BİRLEŞEN DAVA
I. DAVA
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ile vekalet ilişkisi çerçevesinde davalıya ait villanın inşaat işleri için yetkilendirildiğini, davalının gönderdiği bedellerden daha fazla imalatı kendi cebinden harcama yaparak tamamladığını, müvekkili tarafından harcanan bedeller bakımından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 7.000,00TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 08.10.2013 tarihli ve 2007/493 Esas, 2013/541 Karar sayılı kararıyla; asıl davada, ... hakkında açılan davanın husumet yokluğundan reddine, 65.230,62 TL'nin diğer davalı ... . yasal faiziyle tahsiline, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-birleşen davada davacı ... . vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi (kapatılan) 2014/7186 Esas, 2015/362 Karar sayılı ve 26.01.2015 günlü kararı ile; taraflar arasında yazılı bir eser sözleşmesi bulunmadığı, taraflarca önceden kararlaştırılmış ... bedeli bulunmadığından ... bedelinin 818 sayılı Yasanın 366. maddesi uyarınca imalâtın ve hizmetin gerçekleştiği yıl piyasa fiyatlarıyla hesaplanması gerektiği, mahkemece yapılması gereken işin, bilirkişilerden ek rapor alınarak yüklenicinin kanıtladığı imalâtın bedelini yapıldığı tarihteki piyasa fiyatlarıyla hesaplatmak, buna proje ve TUS bedelini ilave etmek, böylece bulunacak yüklenicinin toplam alacağından ... sahibinin kanıtlayabildiği ödemeleri mahsupla sonucuna göre asıl ve birleşen davada hükme varmaktan ibaret olduğu, bu hususlar üzerinde durulmadan eksik incelemeyle verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek, bozulması uygun bulunmuştur.
3. Bozmaya uyan ilk derece mahkemesinin 2015/243 Esas, 2016/119 Karar sayılı ve 23/03/2016 günlü kararı ile asıl davanın kısmen kabulü ile 69.513,38 TL'nin davalı yükleniciden tahsili ile davacıya verilmesine, davalı ... aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, birleşen davanın esastan reddine dair verilen hüküm davalı birleşen dosya davacısı tarafından temyiz edilmiştir.

4. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi (kapatılan) 2016/3141 Esas, 2017/661 Karar sayılı ve 16.02.2017 günlü ilamı ile; bozma ilâmında imalâtın yapıldığı tarihteki serbest piyasa fiyatlarıyla hesaplanması gereğine değinildiği halde bilirkişi ek raporunda davacı ... sahibinin sunduğu maliyet hesabı belgelerine göre hesaplama yapılması doğru olmadığı, bozmanın gereğinin yerine getirilmediği belirtilerek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kaba inşaat halindeki binanın tamamlanması için varılan sözlü anlaşma uyarınca davacı tarafından ödemeler yapılmış olmasına rağmen işin dava tarihi itibariyle tamamlanmamış olduğu ve işin tamamlanması yönünde taraflar arasındaki irade birliğinin ortadan kalkmış olması nedeniyle dava tarihi itibariyle taraflar arasındaki feshin gerçekleştiğinin kabul edildiği, davalı tarafından dava konusu inşaata yapılan imalatın seviyesi ve yapım yılı itibariyle bedelinin Yargıtay bozma ilamına uygun şekilde tespiti gerekmiş ve ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine yazılan talimat ile alınan rapordaki tespit ve hesaplamalar bozma öncesi Yargıtay ilamı ve bozma sonrası alınan raporlar kıyaslanarak hazırlandığı taraf itirazlarının rapor içeriğinde değerlendiği gözetilerek alınan raporun denetime el verişli olduğu, davacı-birleşen davalının yaptığı imalatların yapıldığı yıl piyasa rayiçlerine göre bedelinin 140.551,00 TL olduğu, davacı tarafından yapılmış olan ödemelerin ise TL karşılığının 150.256,35-TL olması nedeniyle aradaki fark kadar davacının davalı ...'dan alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varılmış, 9.705,35 TL üzerinden asıl davanın kısmen kabulüne, davalı ... hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine ile birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada taraf vekilleri, birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı birleşen dosya davalısı vekili; hükme esas alınan raporun yetersiz olduğunu, dosya kapsamında daha önce alınan raporlar ile imalat bedeli bakımından farklılıklar olduğunu, yapılan hesaplamanın bozma ilamının gereğini yerine getirmediğini, nakliye gidrleri, bekçi ücreti, proje, TUS ve mus bedellerinin hesaba dahil edilemeyeceğini, sadece proje ve TUS bedelinin imalat bedeline eklenebileceğini ve böylece müvekkilinin bakiye alacağının 55.480,27TL olması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı birleşen dosya davacısı vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamında daha önce alınan ve bozmaya konu edilen raporlardaki tespitleri esas aldığını, rapora itirazlarının dikkate alınmadığını ve karşılanmadığını, hükme esas alınan raporun bozma gereğini yerine getirmediğini, itirazlarının dikkate alınarak rapor tanzimi yerine bilirkişilerin ek raporda sadece maliyete yeni kalemler eklediğini, hesaba göre asıl davada ... sahibinin alacaklı, birleşen davada ise müvekkilinin herhangi bir alacağının olmadığına karar verildiğini, raporlara itirazları dikkate alınmadan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davada eser sözleşmesi kapsamında fazla ödenen ... bedeli alacağının tahsili, birleşen davada ise yüklenicinin bakiye ... bedeli alacağının tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 436, 437. maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanununun 355-371 . maddeleri

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanunun 437 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Taraflar arasında yazılı eser sözleşmesi yoktur. Davacı ... tarafından ... 2. Noterliği'nce düzenlenen 10.06.2005 gün ve 003159 yevmiye nolu vekâletnameyle davalı ..., kendisine ait gayrimenkul üzerindeki inşaatı yapıp tamamlamak, proje çizmek, TUS hizmeti vb. gibi konularda geniş kapsamlı yetkilendirilmiştir. Vekâletname içeriğinden taraflar arasında mülga 818 sayılı BK'nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı birleşen davada davalı ... sahibi, davalı yüklenicidir.

2.1. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’nin (kapatılan) bozma ilamları ile mahkemece yapılması gereken işin, bilirkişilerden ek rapor alınarak yüklenicinin kanıtladığı imalâtın bedelini yapıldığı tarihteki piyasa fiyatlarıyla hesaplatmak, buna proje ve TUS bedelini ilave etmek, böylece bulunacak yüklenicinin toplam alacağından ... sahibinin kanıtlayabildiği ödemeleri mahsupla sonucuna göre asıl ve birleşen davada karar vermekten ibaret olduğu belirtilmiştir.

2.2. Yerel mahkemece hükme esas alınan 15.09.2020 tarihli kök ve devamında alınan iki ek raporun incelenmesinde; davalı birleşen davacı yüklenicinin yaptığı imalatların yapıldığı yıl piyasa rayiçlerine göre 140.551,00 TL olduğu, davacı birleşen davalının yaptığı ödemelerin ise 150.256,35 TL olduğu, yapılan ödemelerden, imalat bedelinin mahsubu ile bakiye 9.705,35 TL nin yükleniciye fazladan ödendiği tespit edilmiş, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporunun hükme esas alınması ile asıl davanın 9.705,35 TL üzerinden kısmen kabulüne, birleşen davanın ise reddine karar verilmesinde hukuka aykırı bir yan bulunmamıştır.

3. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl davada taraf vekillerinin, birleşen davada davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunmayan taraflar yararına duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine,

16/01/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.