Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/54 E. 2023/280 K. 26.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/54
KARAR NO : 2023/280
KARAR TARİHİ : 26.01.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/94 E., 2021/1568 K.
DAVA TARİHİ : 01.12.2017
HÜKÜM : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ceylanpınar Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki eser sözleşmesine dayalı ücret alacağı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin inşaat mühendisi olduğunu, davalı kooperatifin taşınmazlarında sanayi sitesi yapmak maksadıyla inşai faaliyetlere başladığını ve bu minvalde inşaat mühendisi müvekkil ile 28.02.2014 tarihinde 11 ayrı taşınmaz için 11 ayrı şantiye şefliği sözleşmesi akdettiğini, ancak bu görevinin karşılığı olarak kendisine hiçbir ödeme yapılmadığını, anılan nedenle 20.04.2017 tarihinde istifa ederek şantiye şefi görevini sonlandırdığını yine 25.04.2017 tarihinde gönderilen ihtarnameyle de müvekkilinin alacağını talep ettiğini; ancak davalı kooperatif tarafından hiçbir ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL alacağın yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkil kooperatif arasında herhangi bir sözleşme bulunmadığını, davacının sözleşme yaptığı tarafın yüklenici firma olan … İnş. Taah. A.Ş. Olduğunu, müvekkil kooperatif tarafından davacı aleyhine icra takibi başlatılması üzerine misilleme olarak işbu davayı açtığını, davacının ihtarnamesine 03.05.2017 tarihinde cevap verildiğini, dava dışı … İnşaat Şirketinin sözleşme edimlerine riayet etmediğini, yine kooperatif yönetimi tarafından 04.06.2015 tarihli toplantıda alınan 2015-38 sayılı kararda inşaat alanında bulunması gereken davacının bulunmadığının tespit edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şantiye şefliği sözleşmesinin davacı ile dava dışı … İnşaat Şirketi olduğu, davalı kooperatif ile dava dışı … İnşaat Taahhüt A.Ş arasında dükkan, idari bina ve iş merkezi inşaatı yapım işine ilişkin sözleşme tanzim edildiği ve şantiye şefliği sözleşmesi gereğince şantiye şefinin ücretiden davalı kooperatifin mesuliyetinin bulunmadığı, kaldı ki 2017/46 D. İş sayılı dosyada da davalı kooperatif ile dava dışı … İnşaat Taah. A.Ş arasında düzenlenen sözleşmenin gereklerinin yerine getirilmediği ve inşaatın tamamlanmadığının anlaşıldığı, davacının şantiye şefliği ücretini dava dışı … İnşaat Taah. A.Ş’den talep edebileceği, davalı kooperatifin taraf sıfatının bulunmadığı, davalı kooperatif ile dava dışı … İnşaat Taah. A.Ş arasında yapılan sözleşmenin anahtar teslimi götürü bedel iş olduğu, davacının hizmet döküm cetvelinde davalı ve dava dışı … İnşaat Taah. A.Ş bünyesinde herhangi bir çalışmanını SGK’ya bildirilmediği, işin götürü bedel anahtar teslimi olması hasebiyle davalı kooperatif ile dava dışı … İnşaat Taah. A.Ş. Arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; davalı kooperatifin belirtilen taşınmazlarından şantiye şefi olarak görev yaptığını ancak bu görevinin karşılığı olan ücretlerini alamadığını, yapı sahibinin adına işlem yapan ve hizmet veren bir kişinin ücretinin ödenmemesinden lehine çalışığı yapı sahibinin sorumluluğunun olmadığının düşünülmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile istinaf oyluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının kendi işvereni ile yaptığı hizmet sözleşmesinden kaynaklanan hakkını talep ettiği, davacının işvereni dava dışı … İnş…. A.Ş. İle davalı arasında hizmet alım sözleşmesi değil, eser sözleşmesi mahiyetinde … Kooperatifi dükkan, idari bine ve iş merkezi inşaati yapım işi sözleşmesi bulunduğu, bu sözleşme kapsamında davalı iş sahibi kooperatifin dava dışı … İnş…. A.Ş’nin çalıştıracağı işçiler konusunda bir denetim ve yetkisinin bulunmadığı, dolayısıyla davacının işvereni olan dava dışı yüklenici şirket ile davalı kooperatif arasında alt-üst işveren ilişkisinden söz edilemeyeceği için, eser sözleşmesinin iş sahibi olana davalı kooperatifin, davacının işçilik alacaklarından dolayı yüklenici ile birlikte müteselsil sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi çinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B.Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın kabülen karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1-Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 50 ve 190 ncı maddeleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.