YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/560
KARAR NO : 2023/1424
KARAR TARİHİ : 12.04.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2992 E., 2021/2239 K.
DAVA TARİHİ : 04.09.2012
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2014/400 E., 2020/611 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında … inşatının yapılmasına ilişkin üç ayrı sözleşme akdedildiğini, birinci sözleşme yükümlülükleri çerçevesinde 340 konuttan oluşan 5 blok inşaatın ikmal ve teslimi karşılığında davalı tarafından 13.117.754,24 TL + KDV ödeneceğinin belirlendiğini, ikinci sözleşme yükümlülükleri çerçevesinde 5 bloğun otoparkının ikmal ve teslimi karşılığında davalı tarafından 2.560.211,86 TL + KDV ödeneceği konusunda anlaşıldığını, üçüncü sözleşme çerçevesinde ise 5 bloğun sosyal tesis inşaatı, altyapı ve çevre düzenlemesi davacı tarafından bitirildiğinde davalı tarafından 6.133.176,83 TL ödeneceğinin belirlendiğini, müvekkilinin sözleşme yükümlülüklerini ifaya devam ederken davalı tarafından imalata uygun hakedişlerin düzenlenmediğini, inşaat imalat miktarının çok altında ödemeler yapıldığını, davacı şirketin zarara uğratıldığını, üç sözleşmenin de haksız olarak feshedildiğini, her üç sözleşmeye istinaden yapılan imalat seviyesinin tespiti amacıyla Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/203 Değişik iş sayılı dosyası ile bilirkişi raporu aldırıldığını, bu raporda imalat bedellerinin belirlendiğini, davacı tarafından alacağa ilişkin davalıya fatura kesildiğini, ancak davalı tarafından muhasebeleştirilmeden faturanın kendilerine iade edildiğini, hakedişe bağlanmayan ve gerçekte imal edilip bedeli davalıdan tahsil edilemeyen 3.007.552,55 TL + KDV = 3.548.912,00 TL’den, davalının davacı adına ödeme yaptığı Arçelik AŞ ve SSK prim ödemeleri vs. gibi bir takım bedellerin düşülerek kalan 2.500.000,00 TL’nin ödenmesi için İstanbul 12. İcra Müdürlüğünün 2012/2203 Esas sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhine icra takibinde bulunulduğunu, ancak davalı şirketin icra takibine itiraz ederek takibi durdurduğunu belirterek, davalının vaki itirazının iptali ile icra takibinin devamına, 2.500.000,00 TL bakiye alacağın ödenmesine, %40’dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki yönünden davanın reddini talep ettiklerini, sözleşmelerin ihtarname ile feshedildiğini, davacının davalıdan talep ettiği alacağın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin davacı tarafa borcu olmadığını, icra dairesi dosyasında bahsi geçen hizmetin satın alınmadığını, davalının muhasebe kayıtlarında davacı şirketin alacağının gözükmediğini, aksine müvekkilinin yüksek miktarda alacağının bulunduğunu, bu nedenle fatura asıllarının ihtarname ile davacı tarafa iade edildiğini, taraflar arasındaki sözleşmeler gereği fazla ödemeler yapıldığını, buna rağmen davacının yükümlülüklerini yerine getirmediğini, malzeme aldığı firmalara ve inşaatta çalışanlara yapması gereken ödemeleri ve SSK prim ödemelerini yapmadan işi yarım bırakarak inşaat mahallini terk edip gittiğini, davacı tarafından gıyaplarında Küçükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/203 Değişik iş sayılı dosyası ile usul ve yasaya aykırı tespit yaptırıldığını, düzenlenen bilirkişi raporunda davalı tarafın davacıya hakedişlerinin dışında 1.444.076,00 TL fazla ödeme yaptığının da tespit edildiğini, bunun için davacı şirket aleyhine İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün 2010/5655 Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, itiraz edilmemesi üzerine alacağın kesinleştiğini, davalı şirketin davacıya borcu olmadığını, aksine yapmak zorunda kalınan imalat ve işçilik ödemeleri ve başkaca şirketlere yapılan ödemeler sebebiyle davalı şirketin davacı şirketten alacaklı olduğunu, bu nedenle kendilerine yapılan haksız icra takibi ve iş bu dava nedeniyle davacının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan üç sözleşmeden kaynaklanan alacak iddiasının dava konusu icra takibine konu edildiği ve dava konusu takipte takip tarihi itibarıyla talep edilen asıl alacak tutarının 2.500.000,00 TL olduğu, dava dışı 3. sözleşme ile ilgili olarak 450.000,00 TL tutarındaki talebin eldeki davadan tefriki nedeniyle takip konusu sözleşmeler kapsamındaki alacak talebinin yalnızca ilk iki sözleşme ile sınırlı olarak huzurdaki davanın kapsamını oluşturduğu, dava konusu takip tarihi itibarıyla taraflar arasındaki iki sözleşme kapsamında hükme esas alınan bilirkişi raporları gereğince davacı şirketçe talep edilebilir bir alacak bakiyesinin bulunmadığının anlaşıldığı” gerekçesiyle davacı yanca açılan davanın reddine karar verilmiş, “Davacı yanın takipte haksız olduğu, ancak ayrıca kötüniyetinin ispat edilemediği” gerekçesiyle de davalı yanın kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1-Davalı vekili istinaf dilekçesinde, mahkeme kararının dosyada toplanan maddi delillere aykırı olarak eksik inceleme ve değerlendirme ile oluşturulduğunu, karara dayanak teşkil eden asıl bilirkişi raporu ve ek raporun eksik incelemeye dayandığını, raporda davalı şirket ödemelerinin yanlış olarak hesap edilip muhasebeleştirildiğini, inşaat demir fiyat farklarının hesaba katılmadığını, kur farkı ve icra masrafı alacaklarının toplam alacağa eklenmesi gerektiğini, yine raporda kule vinç bedelinin hesaba dahil edilmediğini, mahkemece sözleşmenin feshi nedeniyle davacının ödemek zorunda kaldığı kule vinç bedeli, inşaat demir zammı, kur farkı gibi davacı alacaklarının 3. sözleşmeye dahil edilmesinin maddi hukuk normları ile açık olarak çeliştiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2-Davalı vekili istinaf dilekçesinde, davacı şirketin davalı aleyhine başlattığı icra takibine konu ettiği ve itiraz edilen fatura borcunun mevcut olmadığının yapılan bilirkişi incelemesi ile somut olarak tespit edildiğini, ancak mahkemece kötüniyet tazminatı taleplerinin reddedildiğini belirterek kötü niyet tazminatı talebinin reddine dair hükmün düzeltilerek tazminat talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmşitir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Davaya konu takiple 3 ayrı sözleşmeye dayalı toplam 2.500.000,00 TL tutar üzerinden genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi yapıldığı, davalı borçlunun itirazı üzerine iş bu itirazın iptali davasının açıldığı, yargılama aşamasında Yargıtay denetiminden de geçerek onaylanan kararla 3. sözleşmeden kaynaklanan davanın tahkim şartı nedeniyle tefrik edilerek 450.000 TL bedel üzerinden ayrıldığı anlaşılmakla, diğer iki sözleşmeye ilişkin iş bu davaya devam edilerek, mahkemece sözleşmelerin feshedilmiş olması dikkate alınarak alınan bilirkişi raporuna göre fesih tarihi itibarı ile davacının yaptığı imalatın bedeli usulen belirlenmiş olup sabit ve ihtilafsız olan ödemelerin de mahsup edilmiş olduğu” gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı … davalı vekili istinaf dilekçelerinde ileri sürdükleri gerekçeleri tekrarlayarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, dava bakiye iş bedelinin tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 470 ve devamı maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı onama harçlarının temyiz eden taraflardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.