Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/58 E. 2023/919 K. 07.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/58
KARAR NO : 2023/919
KARAR TARİHİ : 07.03.2023

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Davalının istinaf başvurusu Esastan Red, Davacı Yönünden Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ordu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin başvurusunun kabulüyle İlk Derece Mahkemesi hükmü faiz ve vekalet ücreti yönünden kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, davalı kurum tarafından dava dışı işçilere kıdem tazminatı ödendiğinden bahisle müvekkilinin hakedişinden toplam 132.509,90-TL kesinti yapıldığını, kanun gereği kıdem tazminatı ödemekle yükümlü olan davalı kurumun müvekkilinin hakedişinden kesinti yapmasının doğru olmadığını, tüm dönemlerden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00-TL’nin kesinti tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesi ile; dava değerini 128.519,44-TL’ye artırmıştır.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından işçilere ödenen kıdem tazminatının tamamından son işveren olan davacının sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının sorumluluğunu belirleyen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A . İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili, davacı tarafça hakedişlere süresi içinde itiraz edilmediğini, davanın kısmi dava olarak açılamayacağını, TBK’nun 139. maddesi gereğince müvekkilinin takas/mahsup suretiyle resen kesinti yapmasının mümkün olduğunu, dava dışı işçilerin bünyesinde çalıştığı son işverenin davacı olması sebebiyle kıdem tazminatından tamamen davacının sorumlu olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili, avans faiz yerine yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca davanın tam kabul edilmesine rağmen davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin de yerinde olmadığını belirterek, katılma yoluıyla istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; davacının tacir olup, bir taraf için ticari olan iş diğer taraf için de ticari sayıldığından davacının alacağını avans faizi ile tahsilini isteyebileceği, mahkemece, avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, davanın reddedilen bir kısmının bulunmamasına rağmen davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davacının katılma yolu ile istinaf başvurusunun kabulü ile İlk derece Mahkemesi kararı faiz ve vekalet ücreti yönünden kaldırılarak yeniden esas hakkında davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, İcra İflas Kanununun 158 nci maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.