YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/597
KARAR NO : 2023/619
KARAR TARİHİ : 16.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince müvekkiline bırakılacak bağımsız bölümlerin tamamlanıp oturulabilecek vaziyette müvekkiline teslim edilmesi gerektiğini, sözleşmenin beşinci maddesine göre 28.02.2014 tarihinde davacı arsa sahibinin daireleri eksiksiz ve tam olarak teslim edilmez ise her ay için 15.000,00 TL gecikme tazminatı ödeneceğini, sözleşmenin altıncı maddesine göre bu sözleşmeye uymayan ve mücbir sebep olmadan yerine getirmeyen cezai şart olarak 150.000,00 TL ödeyeceğinin düzenlendiğini, bağımsız bölümlerin süresinde tamamen ve eksiksiz olarak yapılıp teslim edilmediğini açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL eksik kusurlu işler bedeli, 15.000,00 TL cezai şart, 15.000,00 TL gecikme tazminatı, 10.000,00 TL kira kaybı tazminatının temerrüt tarihi olan 28.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak tahsiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davacı vekili 28.01.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile 10.000,00 TL eksik ve kusurlu işler bedelini 203.899,00 TL arttırarak 213.899,00 TL’ye, 15.000,00 TL cezai şartı 135.000,00 TL arttırarak 150.000,00 TL’ye, 15.000,00 TL gecikme tazminatını 321.500,00 TL arttırarak 336.500,00 TL’ye, 10.000,00 TL kira kaybı tazminatı alacağını 101.225,00 TL arttırarak 111.225,00 TL’ye ıslah edip toplam 811.624,00 TL’nin 28.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dairelerin 28.02.2014 tarihinden önce %80 bitmiş olarak sözleşmeye uygun bir şekilde teslim edildiğini, davacı tarafın iddiasının yersiz olduğunu, sözleşmedeki tüm hükümlerin ifası için belirlenen tarih olmadığını, sözleşmeden doğan tüm yükümlülüklerini eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini, oturma izni ve iskanın müvekkil tarafından alınacağına ilişkin sözleşmede hiçbir hüküm olmadığını, müvekkilin sözleşmeden doğan tüm yükümlülüklerini hakkıyla yerine getirdiğini, davacının davasının haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazğın, sözleşme hükümleri uyarınca yüklenicinin üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirip getirmediği ve bağımsız bölümlerin belirlenen sürede teslim edilip edilmediği ve belirlenen vadede bağımsız bölümlerin ne kadarının teslim edileceği noktasında toplandığını, davacının tamamının teslimi gerektiğini, davalının ise %80’inin teslimi gerektiğini iddia ettiğini, sözleşme içeriğine göre, sözleşmede davalı tarafın iddia ettiği gibi inşaatın %80 seviyede davacıya teslim edileceğine dair açık bir hükmün bulunmadığını, açıklanan nedenle yüklenicinin edimini gereği gibi ifa etmediğini belirterek davanın kısmen kabulüne, 198.000,00 TL yapı maliyet bedeli, 11.538,22 TL ödenmesi gereken SGK primi ve bina tahsis harcı, 336.500,00 TL gecikme tazminatı, 150.000,00 TL cezai şart ve 111.225,00 TL kira kaybı bedeli olmak üzere toplam 807.263,22 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 28.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 01.06.2020 tarihli ve 2020/417 Esas, 2020/725 Karar sayılı kararıyla İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 19.04.2021 tarihli ve 2020/2403 Esas, 2021/1785 Karar sayılı ilâmı ile;
“…Davacı arsa sahibi vekili sözleşmeden kaynaklanan gecikme tazminatı ile cezai şart talebinde bulunmuş olup, taraflar arasında akdedilen 02.10.2013 tarihli … 4. Noterliğinin Düzenleme Şeklinde Gayrımenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi’nin 5. maddesinde, 28.02.2014 tarihinde arsa sahibinin daireleri eksiksiz ve tam teslim edilmezse her ay için 15.000,00 TL gecikme tazminatı ödenecek hükmü ile 6. maddesinde, bu sözleşmeye uymayan ve mücbir sebep olmadan yerine getirmeyen cezai şart olarak 150.000,00 TL ödeyecektir hükümleri yer almaktadır. Yüklencinin teslim tarihi olan 28.02.2014 tarihinde davacıya ait bağımsız bölümleri tam ve eksiksiz olarak teslim edemediği de ihtilafsızdır. 6100 sayılı HMK’nın 33. maddesi gereğince hakim Türk Hukukunu re’sen uygulayacağından, maddi vakıaları ileri sürüp kanıtlamak taraflara, hukuki nitelendirme hakime aittir. Sözleşmeninn 5. maddesinde kararlaştırılan gecikme tazminatı maktu olarak kararlaştırılan kira tazminatı olup, yüklenici aleyhine mükerrer şekilde kira tazminatına hükmedilemeceği gibi, sözleşmede kararlaştırılan cezai şart niteliği itibariyle dönme cezası olup, sözleşme ayakta olduğu sürece talep edilemez. Mahkemece yapılması gereken iş; 111.225,00 TL olarak hüküm altına alınan kira tazminatı ile cezai şarta ilişkin istemlerinin reddine karar verilmesi, taraflar arasındaki sözleşmede yüklenicinin ediminin anahtar teslim olarak ifa edeceğine dair bir hükmün yer almaması nedeniyle eksik iş bedelinin hesabında iskan masraflarının davacı üzerinde bırakılması, ayrıca davalının dava öncesinde temerrüde düşürüldüğünün ispatlanamaması nedeniyle faiz başlangıcınında dava tarihi olarak kabul edilerek alacağın hüküm altına alınmasından ibaret olmalıdır. Mahkemece bu hususlar dikkate alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur” gerekçesi ile kararın bozulmasına ve dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Dairemizin bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulü ile dava konusu eser sözleşmesine dayalı olarak hesaplanan 198.000,00 TL yapı maliyet bedeli, 8.085,82 TL ödenmesi gereken SGK primi ve 336.500,00 TL gecikme tazminatı olmak üzere toplam 542.585,82 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dairelerin sözleşmeye uygun şekilde teslim edildiğini, davacıya ait dairelerin sözleşmeye göre %80 tamamlanmış şekilde teslim edilmesi gerektiğini, sözleşmede davacı tarafından talep edilen gecikme cezasının belirsiz alacak davası olarak açılmış olması nedeni ile usulden hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının taleplerine ilişkin faiz başlangıcının ıslah tarihinden itibaren hüküm altına alınması gerekirken, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacının müspet zararının tazminini talep ettiğini, fakat mahkemece davacı lehine, hem aynen ifa ve gecikme tazminatının hem de müspet zarar tazmininin sonuçları birlikte uygulanan bir hesaplama yöntemine gidildiğini, mahkemece davacının taleplerinin müspet zarar tazmini olarak değerlendirilmesi halinde ifadan vazgeçildiği için ve yasa gereği buna bağlı olan gecikme tazminatının da talep edilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan eksik ve ayıplı iş bedeli, ceza-i şart ve kira tazminatı istemlerinin tahsiline ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı TBK’nın 470 vd maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşen hususlara ait temyiz itirazlarının incelenmesi artık mümkün olmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2. Davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Sözleşmeden doğan davalarda bir alacağa temerrüt faizi yürütülebilmesi için alacağın kararlaştırılan kesin vadede ödenmemiş ya da alacaklının usulüne uygun ihtarı ile borçlunun temerrüde düşürülmesi zorunludur. (6098 sayılı TBK’nın 117. maddesi) Somut olayda kararlaştırılan kesin vade olmadığı gibi temerrüt ihtarı bulunmadığı ve dava kısmi dava niteliğinde olduğundan kabul edilen alacağın dava dilekçesinde istenilen kısmına dava tarihinden, ıslah dilekçesi ile artırdığı kısma ıslah harcının yatırıldığı 28.01.2019 tarihinden yasal faiz uygulanması gerekirken alacağın tamamına dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi isabetli olmamıştır.
Bu nedenlerle kararın bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalının diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 1. bendinin karardan çıkartılarak yerine; “Dava konusu eser sözleşmesine dayalı olarak hesaplanan 198.000,00 TL yapı maliyet bedeli, 8.085,82 TL ödenmesi gereken SGK primi ve 336.500,00 TL gecikme tazminatı olmak üzere toplam 542.585,82 TL maddi tazminatın, 50.000,00 TL’sinin dava tarihi olan 13.01.2016 tarihinden, 492.585,82 TL’sinin ıslah tarihi olan 28.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine” cümlesinin yazılması suretiyle kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
16.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.