YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/599
KARAR NO : 2023/620
KARAR TARİHİ : 16.02.2023
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki asıl davada itirazın iptali, birleşen davada menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davalı … mirasçıları yönünden davanın usulden reddine, davalı … yönünden açılan davanın kabulüne, birleşen davanın hukuki menfaat yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Asıl davada verilen karar yönünden her iki taraf vekilinin, birleşen davada verilen karar yönünden ise, davacı şirket vekilinin istinaf başvurularının HMK’nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-birleşen davada davalı … Yapı Malz. Dek. İnş. Malz. Tic. Ltd. Şti. vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl Dava
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müteahhitliğini yaptığı inşaatta sıhhi tesisat, seramik montajı işini yaptığını, 59 adet bağımsız bölümün müvekkil tarafından yapılarak davalıya teslim edildiğini, davalıların borcunu ödemek için süre istemesi üzerine müvekkili ile borçlu arasında borç mutabakat protokolü imzalanarak davalıya 17.06.2010 tarihine kadar son kez süre verildiğini, bu protokol ile davalının müvekkiline borçlu olduğunu ve 203.000,00 TL’yi ödeyeceğini taahhüt ettiğini, borcun ödenmemesi üzerine Antaya 11. İcra Müdürlüğünün 2010/16025 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının kötü niyetli bir şekilde borca itiraz ettiğini, protokolde belirtilen imzaya itiraz edilmediğini, davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen Dava
Birleşen dosya davacısı dava dilekçesinde özetle; taraf şirketlerin yetkilileri arasında 10.03.2009 tarihli sözleşmenin yapıldığını ve üç bloktan oluşan 60 dairelik sitenin tüm seramik, malzeme artı işçilik, vitrifiye, armatür duş tekneleri ve kabinleri, banyo dolaplarının davalı şirket tarafından karşılanacağı hususunda mutabakat yaptıklarını, işin tahmini bedelinin 225.437,86 TL olarak belirlendiğini, ödemenin bir kısmının C blokta yer alan 140.000,00 TL bedelli 14 no.lu dairenin verilmesi şeklinde yapılacağının kararlaştırıldığını, diğer ödemeler konusunda bir belirleme yapılmadığını, davalı şirket yetkilisinin 14 nolu daire yerine 19 no.lu dairenin verilmesini istediğini ve bu teklifin kabul edildiğini, 19 no.lu dairenin 200.000,00 TL değerinde olduğunu, davalı şirketin ticari ilişkinin kurulduğu 17.10.2008 tarihinden itibaren kestiği faturaların toplam değerinin 314.000,00 TL’ye ulaştığını, bu borcun 200.000,00 TL’lık kısmının davalı … adına tescili yapılan C blok 19 no.lu dairenin devri ile ödenmiş olduğunu, müvekkili şirketin makbuz karşılığı yaptığı ödemelerin de toplam 116.000,00 TL olduğunu ve davacıların davalılara bir borcu kalmadığını, buna rağmen davalı şirketin ödeme gününün 17.06.2010 olarak yazıldığı 203.000,00 TL bedelli bir protokol yapıldığı iddiasıyla Antalya 11. İcra Müdürlüğü’nün 2010/16025 Esas sayılı dosyasından müvekkilleri hakkında icra takibine giriştiğini, bu konuda Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda da bulunduklarını ve takip dayanağı olan protokol nedeniyle davalılara borçlu bulunmadıklarını bildirmiş ve davacıların Antalya 11. İcra Müdürlüğünün 2010/16025 Esas sayılı dosyasına konu 203.000,00 TL bedelli protokol nedeniyle davalılara borçlu bulunmadığının tespitine, takip miktarının asgari %40’ı oranında kötü niyet tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1.Asıl Dava
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davalıların 203.000,00 TL borcu olmadığını, davalı …’in okuyarak ve iradesiyle imzaladığı metinin “… Yapı Ltd. Şti’nin 8790 ada 05 parseldeki Teslim Evrakları” başlıklı metin olup, davalı …’in teslim evrakları metnini “abone belgelerini teslim aldım” yazarak imzalamış olduğunda, metnin alt kısmı ve üst kısmının boş olduğunu, belgenin ilk önce bu haliyle …’a teslim edildiğini, daha sonra dava dışı …’ın davalı …’i telefonla arayarak “teslim evrakları” metnini bir çalışanıyla göndereceğini, çalışanın gösterdiği yere şirket kaşesi basması, okudum yazması ve imzalaması gerektiğini söylediğini, teslim evrakları metninin davalı …’e ilk haliyle yeniden ulaştırıldığını, belge oluşturmayan, tamamlanmış bir hukuki işlemi ifade etmeyen teslim evrakları metnini içeren imzalı kağıt üzerine, … tarafından hukuki muamelenin yazılabilmesini sağlayacak derecede bir açıklık bırakılması sağlanarak, … çalışanı tarafından …’e açığa şirket kaşesi bastırıldığını, okudum yazdırıldığını ve imzalatıldığını, sonradan doldurulan kısımların protokol ve maddeler bölümleri olduğunu, bu kısımların uzman kişi ya da kişilerin yardımı alınarak hazırlandığının metin içerinden anlaşıldığını, davacı şirket yetkilisi ve … hakkında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduklarını, soruşturma sonucunun bekletici mesele yapılmasına karar verilmesi gerektiğini, müvekkillerinin 203.00,00 TL borçlu olmadıklarına ilişkin menfi tespit davası açacaklarını, davanın reddi ile Antaya 11. İcra Müdürlüğünün 2010/16025 Esas sayılı takibe yapılan itirazın kabulüne ve takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen Dava
Birleşen dosya davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul etmediklerini, protokoldeki imzanın karşı tarafça inkar edilmediğini ve davacı iddialarının dayanaksız olduğunu, açılan bu davanın Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/408 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesi gerektiğini ve sonuç olarak davanın reddi ile asgari %40 icra inkar tazminatının davacılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı şirket ile davalı şirket arasında yapılan eser sözleşmesinden doğan alacak ve 17.06.2010 tarihli protokolden kaynaklandığını, aynı konuda itirazın iptali davası açıldıktan sonra menfi tespit davası açılmasında herhangi bir hukuki menfaat bulunmadığından, birleşen davanın usulden reddine karar verildiğini, dosyada … aleyhine açılan davanın; bu davalının takip alacaklısı olmaması ve ticari ilişkinin sözleşmenin sadece davacı ve davalı şirketler arasında kurulması nedeniyle pasif husumet ehliyeti yokluğundan usulden reddi gerekirken, sehven davanın hukuki menfaat yokluğundan reddine karar verildiğini, protokolde bahsi geçen dairenin borç tasfiyesi ile ilgisinin bulunmadığını, dairenin ücreti verilmek suretiyle satın alındığını, asıl davada davalı-birleşen davada davacı …’in protokolü şirket yetkilisi sıfatıyla imzaladığını, herhangi bir kefaletinin de bulunmadığını, yine ticari ilişkinin sadece davacı ve davalı şirketler arasında yapılan eser sözleşmesi ile kurulduğunu, dolayısı ile mutabakat protokolüne ve eser sözleşmesinden kaynaklı alacağa dayalı olarak açılan itirazın iptali davasında, davalı …’in pasif husumet ehliyeti bulunmadığının anlaşıldığını, HMK’nın 222. maddesi uyarınca ticari defterlerin içerdiği kayıtların sahibi aleyhlerine delil oluşturacağını, davacı şirketin ticari defterlerine göre davalı şirketten 200.411,26 TL alacaklı olduğunı, davalı şirketin ticari defterlerine göre davacı şirkete 215.011,14 TL borcunun olduğunun tespit edildiğini, söz konusu protokol nedeniyle özel belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından … (…) ve …’ın sanık sıfatıyla yargılandıkları, … ile … İnşaat…Ltd. Şti.’nin davada katılan sıfatıyla yer aldıkları, yapılan yargılama sonucunda sanıkların beraatine karar verildiğini ve kararın Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 2017/32364 Esas, 2019/5441 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiğini, kesinleşen beraat kararına göre davacı şirketin mutabakat protokolünde sahtecilik yaptığının ispat edilememesi nedeniyle, bu yazılı belgeye itibar edilerek davacının, davalı şirketten 203.000,00 TL alacaklı olduğu, protokolde belirtilen ödeme tarihi olan 17.10.2010 tarihinden takip tarihi olan 22.06.2010 tarihine kadar işlemiş avans faizinin 456,26 TL olduğunu, davacının ise takip talebinde 451,11 TL işlemiş faiz talebinde bulunduğunu belirterek asıl davada davalı … mirasçıları aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine, davalı … İnşaat..Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın kabulü ile; davalının Antalya 11. İcra Dairesinin 2010/16025 Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, hüküm altına alınan alacak 203.451,11 TL üzerinden hesap edilecek %40 oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen davanın hukuki menfaat yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl dosya davacısı-birleşen dosya davalısı … Yapı Malz. Dek. İnş. Malz. Tic. Ltd. Şti. ve davalı-birleşen dosya davacısı … İnş. Taah. İnş. Malz. Gıda Turz. San. Tic. Ltd. Şti. vekillerince istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı Birleşen Dosya Davalısının İstinaf Sebepleri
Davacı birleşen dosya davalısı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı … yönünden verilen husumetten ret kararının hatalı olduğunu, kendi adına imzasının bulunduğunu ve protokolün 3. maddesinde şirket ve yetkilisi borcu ödemediğinde yapılan takibe itiraz etmeyeceklerini kabul ettiğini, bu nedenle davalı …’in borçtan sorumlu olduğunu belirterek kararı istinaf etmiş.
2.Davalı Birleşen Dosya Davacısının İstinaf Sebepleri
Davalı-birleşen dosya davacısı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirket ve müteveffa …’in dolandırıldığını, sözleşmeden kaynaklanan edimlerin yerine getirilmiş olmasına rağmen, müteveffa …’e imzalatılan evrağın daha sonradan doldurulmak sureti ile müvekkil şirket aleyhine aslında ifa edilmiş olan borçların diriltildiğini, bu hususun tanık beyanları ile de sabit olduğunu, icra inkar tazminatının %20 oranında verilmesi gerekirken %40 verilmesi hatalı bulunduğunu ileri sürerek kararı istinaf etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi; ilk derece mahkemesinin dosyadaki mevcut delillere göre yaptığı değerlendirmeye, takdire ve ortaya koyduğu gerekçeye göre, mahkemenin vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığının HMK 355. maddesi kapsamında yapılan istinaf incelemesi sonucu anlaşılmakla, asıl davada verilen karar yönünden her iki taraf vekilinin, birleşen davada verilen karar yönünden ise, davacı şirket vekilinin istinaf başvurularının HMK’nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl dosya davacısı- birleşen dosya davalısı … Yapı Malz. Dek. İnş. Malz. Tic. Ltd. Şti. temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı-birleşen dosya davalısı temyiz dilekçesinde özetle; protokol incelendiğinde “Borçlu … İnş. Ltd. Şti. ve yetkilisi iş bu borcu ödemediği taktirdeki” hüküm ile açıkça davalı şirket yetkilisi …’in protokol gereği borçtan sorumlu olduğunun kararlaştırıldığını, davalı …’in protokol gereği borçlu ve protokol hükümlerinin davalı yönünden de bağlayıcı olduğunun protokolde bulunan çift imzadan açıkça belli olduğunu, protokol metninin ve imzaların sahte olarak düzenlenmediğinin ceza dosyası ile kesinleştiğini bu sebeple davalı …’in şahsen protokolle bağlı olmadığına ilişkin kararın hatalı olduğunu, mahkemenin 27.07.2010 tarihli tensip tutanağında her iki davalının protokol metninden sorumlu olduğu belirlenerek heyet olarak ihtiyati haciz kararı verildiğini, böylece protokol gereği …’in de sorumlu olduğuna heyet olarak karar verildiğini, davalı … mirasçıları aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan usulden reddine ilişkin esastan red kararı hatalı olduğunu, kaldırılması gerektiğini, 31.07.2019 tarihli istinaf dilekçesi ile talep ettiklerini, ancak istinaf mahkemesinin itirazlarını incelemeksizin esastan ret kararı verdiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup asıl davada iş bedelinin tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali, birleşen davada ise sözleşmeden kaynaklı iş bedeli yönünden borçlarının olmadığının tespitine karar verilmesi talep edilmiştir.
2. İlgili Hukuku
6098 sayılı TBK’nın 470 vd maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle uyuşmazlık konusu protokolde, protokolün şirket yetkilisince kefil olarak imzalandığına dair bir açıklama bulunmamasına, protokolün 3. maddesindeki; “Borçlu … İnş. Ltd. Şti. ve yetkilisi iş bu borcu belirlenen tarihte ödemediği taktirde alacaklı tarafından yapılan takibe itiraz etmeyeceğini, menfi tespit vb dava açmayacağını bu itiraz ve dava haklarından feragat ettiğini kabul ve beyan eder.” düzenlenmesinden borçlu sıfatının davalı şirkette olduğu, ödenmeyen borç için başlatılan takibe şirket ile yetkilisinin itiraz etmeyeceği ve dava açılmayacağının hüküm altına alındığı bu nedenle metinde şirket yetkilisinin borcu kendi adına üstlendiğine dair bir anlam bulunmadığının anlaşılmasına, protokolde de taraflar arasında imzalanan sözleşmeye paralel iki imza atılmış olması nedeni ile protokolün şirket yetkilisi tarafından ayrıca imzalanmasının sözleşmenin tarafını değiştirmeyeceğinin tabi bulunmasına göre davacı birleşen dosya davalısı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
Davacı birleşen dosya davalısı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacı-birleşen davada davalı … Yapı Malz. Dek. İnş. Malz. Tic. Ltd. Şti.’den alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.