YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/622
KARAR NO : 2023/226
KARAR TARİHİ : 24.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1286 E., 2021/1420 K.
DAVA TARİHİ : 02.07.2018
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tokat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.)
SAYISI : 2018/325 E., 2021/265 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.01.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davalı vekili Avukat … geldi. Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığı ancak davacı vekili Avukat …’in mazeret dilekçesi gönderdiği, mazeret dilekçesinde başka mahkemelerde duruşması olması nedeni ile duruşmanın onun yokluğunda yapılarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan Elektrik Tesisi Yapım işine ilişkin sözleşme nedeniyle davalı işverenin davacı hak edişlerinden yaptığı kesintilerin tahsili amacıyla başlattıkları icra takibinin haksız itiraz neticesi durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, talep konusu %10’luk kesintilerin sözleşmeye uygun şekilde montaj blokesi olarak yapıldıklarını, sözleşme şartları yerine getirildiğinde ödenebileceklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, sözleşmenin 10/8. maddesi uyarınca davacı tarafından ‘SGK borcu yoktur.’ yazısı sunulmadığından alacağın muaccel olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; borcu yoktur yazısı ibraz edilmemiş olsa idi davalının hak ediş bedellerinin tamamını ödememesi gerekeceğini, kesintilerin haksız olduğunu, borcu yoktur yazısının varlığı SGK’ya sorulmadan karar veridiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, tarafların basiretli tacir oldukları, sözleşme uyarınca ibrazı gereken SGK ilişiksiz belgesinin getirilmediği belirtilerek, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle birlikte sözleşmenin 6.7 maddesi uyarınca yapılan blokelerin ancak bu maddede sayılı şartların gerçekleşmesi ile serbest kalacağı, somut olayda 10.8 maddesinin uygulanmasının hatalı olduğu, kesin kabul yapıldığı, teminat mektubunun dahi iade edildiği ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesine dayalı olarak yapılan hak ediş kesintilerinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 26. maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekil ile temsil olunan davalıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.