YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/686
KARAR NO : 2023/680
KARAR TARİHİ : 21.02.2023
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraflar vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 21.02.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir..
Belli edilen günde davalı vekili Avukat … ile davacı vekili Avukat …’ün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı alt yüklenici vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında düzenlenen 07.05.2014 tarihli sözleşme ile yüzme havuzu soyunma ve duş yerleri üzerindeki çatı ve dış cephe bakım ve onarımının kararlaştırıldığını, iş eksiksiz şekilde tamamlandığı ve teslim edildiği halde iş bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, alacağın tahsili için başlatılan takibe vâki itirazın iptaline, takibin devamına, %20 icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı yüklenici vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sözleşme konusu işi tamamlamadığını, eksiklerin müvekkili tarafından giderildiğini, davacının bakiye alacağı kalmadığını, %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında düzenlenen 07.05.2014 tarihli sözleşme gereğince yer tesliminin yapıldığı, işin 21.06.2014 tarihinde bitirilmesi gerektiği, davacının 48 gün gecikme cezasından sorumlu olduğu, sözleşmenin 17.maddesinde yüklenicinin iş programına uymaması ve uyarılması ile gerekli tedbirleri almaması halinde sözleşmenin fesih edileceği ve kalan işlerin yüklenici namı hesabına 3. şahıslara tamamlatılması hüküm altına alınmış olup, somut olayda bu madde hükmüne göre sözleşmenin fesih edilmediği, öte yandan davalının sunduğu harcama belgelerinin VUK belge düzenine uymadığı ve ticari defterlere de kaydedilmediği anlaşılmakla delil niteliğini haiz olmadığı, davalının eksik ya da ayıplı imal edilen işlerin tespitini yaptırmadığı gibi işleri tamamlaması aksi halde onun namına ifa ettireceği konusunda davacıya ihtarda bulunmadığı, yine davacı namına iş yaptırdığı dava dışı şahıslarla imzaladığı herhangi bir sözleşme sunmadığı, sunulan belgelerin her zaman temini mümkün mahiyette belge olduğu anlaşılmakla davacı namına iş ifa ettirdiği savunmasına itibar edilmediği gerekçesiyle iş bedelinden kesintiler yapılarak, davanın kısmen kabulüne, takibe vâki itirazın kısmen iptali ile, takibin 126.296,40 TL asıl alacak ve 168,57 TL ihtarname gideri olmak üzere toplam 126.464,97 TL üzerinden devamına, %20 oranından az olmamak üzere takdiren 25.293,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin işi süresinde ve eksiksiz olarak tamamladığını, damga vergisi ve KDV kesintisinin iş bedelinden düşülmesinin hatalı olduğunu, takip talebinde istenen 168,57 TL ihtarname masrafı ve işlemiş faiz talebi için de değerlendirme yapılmadığını belirterek kararı istinaf etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili … icra dosyasında taraf olmadığı halde hakkında hüküm verildiğini, sözleşmenin 26. maddesinde Ankara mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili kılındığı halde yetkili icra dairesinde usulüne uygun bir takip bulunmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, davacının işi teslim ettiğini ispat edemediğini, müvekkili tarafından 3.kişilere yaptırılan işler ve malzemelere ilişkin 128.361,10 TL tutarlı 48 kaleme ilişkin fatura sunulduğunu, ancak mahkemece değerlendirilmediğini, sözleşmenin 13.5 maddesi gereğince işin kesin kabulü yapılmadan düzenlenen faturaya istinaden talepte bulunulamayacağını, 04.06.2014 tarihli ihtarın incelenmediğini, alacak likit olmadığı ve müvekkili hakkında takip bulunmadığından icra inkar tazminatına karar verilemeyeceğini belirterek kararı istinaf etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı yüklenici firmanın unvanının “… … İnşaat Mühendislik Taahhüt” olduğu, davaya konu icra takibinde borçlunun “… Müh. İnş. Taah. Emlak” olarak firma adıyla belirtildiği, ödeme emrinin ticaret sicili ve imza sirkülerine göre borçlu firmanın sahibi olan …’e tebliğ edildiği, bu kişi tarafından kendisi ve firma adına borca itiraz edildiği, takibi benimsediği, bu kapsamda takibin ve davanın şahıs firması yani … … İnşaat Mühendislik Taahhüt firması hakkında yapılmış olduğu, davacının icra takibinde talep ettiği iş bedeli mahkemece hakediş alacağından mahsubu gereken bedeller de incelenip değerlendirilmek suretiyle yargılama sonucunda belirlendiğinden alacak likit olmamakla icra inkar tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, takibe vaki itirazın kısmen iptali ile takibin 126.296,40 TL asıl alacak ve 168,57 TL ihtarname gideri olmak üzere toplam 126.464,97 TL üzerinden devamına, yasal şartları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin ve davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve takibin devamı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Türk Borçlar Kanunu’nun 470. ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Davalı …, … … İnş. Müh. Taah. firmasının sahibi olup, ödeme emri kendisine tebliğ edilmiş, takibe kendisi ve firması adına süresi içerisinde itiraz etmiş, 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde işbu dava açılmış olup, davalının icra takibinin geçerli olmadığına ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Taraflar arasında düzenlenen 07/05/2014 tarihli sözleşme ile “… Yüzme Havuzu Soyunma ve Duş Yerleri Üzerindeki Çatı ve Dış Cephe Bakım Onarımı” işinin yapımı kararlaştırılmış olup, sözleşmenin yürürlükte olduğu dönemde sözleşme kapsamındaki işlerin alt yüklenici tarafından yapıldığı kabul edilir. Karinenin aksini iddia eden davalı yüklenici tarafça işin başkasına tamamlatıldığı yasal delillerle kanıtlanamadığından davalının temyiz itirazları yerinde değildir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak Yargıtaydaki duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
21.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.