YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/713
KARAR NO : 2023/682
KARAR TARİHİ : 21.02.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 12. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 21.02.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir..
Belli edilen günde davalı vekili Avukat … ve şirket yetkilisi … ile davacı vekili Avukat …’nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; … ili, … ilçesi, … mahallesinde bulunan 2988 ada, 16 parsel sayılı, 428.00 m2 yüzölçümlü “arsa” vasıflı taşınmazın 1211/2814 hisesinin 08/11/2013, 15/11/2013 ve 30/05/2014 tarihlerinde toplam 408.000,00 TL bedel karşığında satın alınmak sureti ile davalı şirket adına tescil edildiğinin … Tapu Sicil Müdürlüğünün 25/06/2014 tarih, 2796 sayılı ve 03/07/2014 tarih, 106.01 sayılı yazılarından anlaşıldığını, müvekkili idarece kanuni şuf’a hakkı kullanılmak suretiyle dava konusu parselin 1211/2814 hissesinin davalı adına olan tapu kaydının iptali ile vakıf adına tescilinin sağlanması için … 20. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/393 Esas sayılı dosyası ile dava ikame edildiğini, dava devam ederken davalı tarafından …’ne yapılan 29/12/2014 tarihli müracaatla “…idare hissesinin piyasa rayiçlerine göre satın alınabileceği veya %50 oranında kat karşılığı değerlendirilebileceği sebepleriyle davadan feragat edilmesi”nin talep edildiğini, işbu talep üzerine müvekkili İdarenin 27/04/2015 tarih ve 8754 sayılı yazısı ve ekindeki Genel Müdürlük makamı oluru ile davalı tarafından müvekkiline verilen … 27. Noterliğinin 29/04/2015 tarih ve 17375 yevmiye no.lu “taahhütname”ye istinaden şufa davasının sulh nedeniyle sona erdirildiğini, ancak davalı tarafın, taahhüdüne uygun davranmadığı gibi, kötüniyetli olarak izaleyi şuyu davası da açtığını ileri sürerek, davalı ile müvekkili arasında yapılan sulh sözleşmesinin davalının müvekkilini hile ile aldatmak suretiyle kötüniyetli olarak taahhüdünü yerine getirmemesi nedeniyle iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı yüklenici vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı kurum arasında akdedilen sözleşmelerin tarafların özgür iradeleriyle akdedildiğini, davacı … olduğundan hile ile aldatılmasının ve iradesinin sakatlanmasının mümkün olmayacağını, dava konusu taşınmaza işgalli parsellerin olmasından dolayı inşaata başlanamadığını ve bu sebeple davalar ikame edilmek zorunda kalındığını, bu hususun davacı kuruma bildirildiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında düzenlenen 29.04.2015 tarihli ve 17375 yevmiye sayılı taahhütnameye göre 30 ay içinde inşaatın tamamlanarak iki adet bağımsız bölümün teslim edileceğinin kararlaştırıldığı, sürenin 29.10.2017 tarihi itibariyle dolduğu halde inşaata başlanmadığı, davalı tarafça sulhe konu taşınmaz için izale-i şuyu davası açıldığı ve sulhe esas olan taahhütlerin yerine getirilmediği, davalı yönünden aşırı yararlanma durumunun gerçekleştiği, sulh sözleşmesinin iptali gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, … 27. Noterliğinin 29/04/2015 tarih 17375 yevmiye sayılı sulhünün iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu parsellere işgalli olduğu tespit edilen parsellerin ve anlaşma sağlanamadığı için dava açıldığı hususunun davacı kuruma hemen bildirildiğini, izaleyi şuyu davasının açılmasının sebebinin hem müvekkilinin hem de davacının menfaatlerinin korunması olduğunu, aşırı yararlanmanın koşullarının oluşmadığını, mücbir sebebin varlığının değerlendirilmediğini, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedildiğini belirterek kararı istinaf etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında imzalanan taahhütnamenin tapuda devir borcunu doğurduğu, bu nedenle geçerli olabilmesi için noterlikçe düzenleme şeklinde yapılmasına bağlı bulunduğu, dava konusu olan taahhütnamenin ise; noter onaylı olup, geçerli olmadığı gözetilerek … 27. Noterliğinin 29/04/2015 tarih ve 17375 yevmiye no.lu taahhütnamenin geçersizliğinin tespitine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu sulhün iptaline şeklinde hüküm tesis edilmesi isabetsiz olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf talebinin usul yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile, … 27. Noterliğinin 29/04/2015 tarih ve 17375 yevmiye no.lu taahhütnamesinin geçersizliğinin tespitine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde, davacının dava dilekçesinde sulh sözleşmesinin iptalini talep ettiğini, yargılama sırasında iddianın değiştirilmediğini ve genişletilmediğini, Bölge Adliye Mahkemesinin taleple bağlılık ilkesine aykırı hareket ettiğini, inşaat ruhsatı alınması için gerekli başvuruların ve yazışmaların yapıldığını, taahhütnamenin davacı tarafından hazırlandığını ve müvekkilince imzalandığını, davacının taahhütnameden kaynaklanan edimlerini yerine getirmediğini ve mücbir sebep doğduğunu, inşaatın gecikmesinin asıl olarak müvekkilinin zararına sebep olup, aşırı yararlanmanın koşullarının dava konusu olayda oluşmadığını, davacının taşınmazın mevcut durumunu bildiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlenen 29.04.2015 tarihli “Taahhütname” başlıklı belgenin iptali talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Türk Borçlar Kanunu’nun 470. ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Davalının dava konusu … ili, … ilçesi, … Mah., 2988 ada, 16 parsel sayılı arsa vasıflı taşınmazdaki bir kısım hisseyi devir ve temlik alması üzerine davacı … tarafından … 20. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/393 Esas sayılı dosyası ile şuf’a davası açılmıştır. Bunun üzerine davalı şirket 29/12/2014 tarihinde davacı kuruma başvurmuş, davadan feragat edilmesi karşılığında taraflar arasında … 27. Noterliğinin 29/04/2015 tarih ve 17375 yevmiye no.lu “taahhütname” başlıklı belge düzenlenmiştir.
Bu taahhütname ile; davalı şirket tarafından taşınmaz üzerine taahhütname tarihinden itibaren 30 ay içerisinde kat karşılığı inşaat yapılacağı, inşa edilecek binadan, davacıya 1. normal kat 9 no.lu ve 2. normal kat 15 no.lu 2 adet bağımsız bölümün teslim edileceği ve bu bağımsız bölümlere ilaveten 25.000,00 TL’nin nakden ve defaten ödeneceği kabul ve taahhüt edilmiştir.
Türk Medeni Kanunu’nun 706, 818 sayılı Borçlar Kanunun 213, Tapu Kanunu’nun 26. ve Noterlik Kanunu’nun 60. maddeleri gereği arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri karma nitelikli sözleşmeler olup, tapuda devir borcunu doğurduğundan geçerliliği noterlikçe düzenleme şeklinde yapılmasına bağlıdır. Taraflar arasında düzenlenen 29.04.2015 tarihli taahhütname ise noter onaylı olup, düzenleme şeklinde yapılmadığı dosya kapsamı ile sabittir.
Öte yandan 04.06.1958 gün 15/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında da vurgulandığı gibi; bir davada dayanılan maddi vakıaları açıklamak tarafların, bu olguları hukuken nitelendirmek, uygulanacak yasa maddelerini arayıp bulmak ve doğru olarak yorumlayıp uygulamak da hâkimin görevidir. Diğer bir deyişle; bir davada maddi olayı anlatmak taraflara, hukuki nitelendirmeyi yapmak hakime aittir. (HMK. madde 33). Anılan yasal düzenlemeye göre davayı aydınlatma görevinin mahkeme hâkimine ait olmasına göre uyuşmazlığın çözümüne ilişkin hukuki nitelendirme yapılmalıdır.
Açıklanan nedenlerle, taraflar arasında düzenlenen 29.04.2015 tarihli taahhütname noterlikçe düzenleme şeklinde yapılmadığından geçersiz olup, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak Yargıtaydaki duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
21.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.