Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/776 E. 2023/1079 K. 15.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/776
KARAR NO : 2023/1079
KARAR TARİHİ : 15.03.2023

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki yapı alacağı ipoteği davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı TOSB’a ait sanayi bölgesinde, dava dışı … firmasının kullanacağı fabrika binasının yüklenici dava dışı … firmasının yapmakta olduğunu, davacının, bu inşaatta alt yüklenici olarak epoksi zemin kaplama işini yaptığını, müvekkili davacı alt yüklenicinin sözleşmede gereği üstlendiği işleri ifa ettiğini, ilk yüklenici … firmasından alacakları 19.707,62 Euro ‘nun ödenmediğini, yine müvekkili şirketin sözleşme uyarınca hak edişlerine mahsuben kestiği 88.551,44-Euro ve 80.815,90-Euro bedelli iki adet fatura bedellerinin de müvekkile ödenmediğini, bu alacaklarının ödenmemesi üzerine, yüklenici … firması aleyhine taraflarınca icra takibi başlattıklarını, borçlu yüklenicinin itiraz etmemesi üzerine takibin kesinleştiğini, hacze gidildiğinde adresin boşaltıldığı, haczi kabil mal bulunmadığından müvekkilin alacağını tahsil etmesinin mümkün olmadığını, müvekkili davacının sözleşme konusu işe devam edip, işi bitirdiğini, ancak ikinci yüklenici A4 firması, bu firma adına yaptıkları işlerden bakiye 44.921,17 Euro alacaklarını da ödemediğini, sonuç itibariyle her iki yükleniciden ödenmeyen alacaklarının toplam 235.628,79 EURO olduğunu, yapı alacaklısı olan müvekkili davacı alt yüklenicinin, kanuni ipotek hakkına sahip olup, somut olayda yapı ipoteğinin tüm yasal koşullarının oluştuğunu beyanla davalarının kabulü ile müvekkili davacının alacaklarının tamamı ödeninceye kadar şimdilik 235.628,79 Euro ve işleyecek faizi için kanuni ipotek hakkının tesisine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin, davalı müvekkili arasında gerçekleştirilecek proje kapsamında iş gören alt yüklenici bir şirket olup, davalı müvekkilinin tüm hakediş ödemelerini yüklenici şirkete yaptığını beyanla haksız davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yapı ipoteğinin şartlarına ilişkin Türk Medeni Kanununun 895/3. maddesinde belirtilen, alacağın taşınmaz maliki tarafından kabul edilmiş veya mahkemece karara bağlanmış olmasına ilişkin özel dava şartının somut olayda gerçekleşmediği anlaşıldığından, 6100 sayılı HMK’nın 114/2 ve 115/2. Maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı taşeron vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle ; müvekkil şirket tarafından yapılan işlerin varlığı düzenlenen hakedişler ile sabit olduğunu, müvekkil davacı alt yüklenicinin davalıya ait taşınmaz üzerinde kalıcı nitelikte katkısının bulunması, bu katkıyı hem emek hem de malzeme vererek yapması, yaptığı iş karşılığında ödemenin yapılmaması ve yapı alacağının bulunması sebepleri ile kanuni ipotek hakkının bulunduğu ortada olduğunu, mahallinde yapılacak keşif ile yapılan işler tespit olunabilecek iken mahkeme tarafından eksik inceleme ile usulden red kararı verildiğini,
alt yüklenicinin kanuni ipotek hakkı asıl yüklenicinin arsa malikinden olan alacağından bağımsız olduğunu, davalının bu iş için ilk yükleniciden teminat almadığını, dava açılmadan önce müvekkil davacının yaptığı her iş sonrası hak edişleri düzenlenmiş ve yaptığı işler davalı tarafından kabul edildiğini beyan ederek, mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; TMK nın 893/3. Maddesine göre yapı ipoteğinin yasal koşullarında, alacağın çekişmeli olmaması, yani alacağın taşınmaz maliki tarafından kabul edilmiş veya mahkemece karara bağlanmış olması şartı olup, somut dosyada; davacının alacağı davalı tarafından kabul edilmediği gibi mahkemece kesin olarak karara da bağlanmadığından, mahkemece davanın usulden reddine dair verilen karar yerinde olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı taşeron vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüşlerdir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalı fabrikasında yaptığı imalat bedellerinin yüklenici tarafından ödenmemesi sebebiyle, ana taşınmaz üzerinde inşaatçı ipoteği kurulması taleplerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 893 ve 895.madde hükümleri, Türk Borçlar Kanununun 470. vd. madde hükümleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Yüklenici ipoteği, tescile tabi kanuni ipoteklerden olup, yüklenici ipoteklerinin tescilinde tapu kütüğünün rehin haklarına ait düşünceler kısmında “inşaatçı ipoteği” olduğu belirtilmektedir (TST md. 35). Yüklenicinin kanunî ipotek hakları, eser sözleşmesine bağlı olarak çalışmayı veya malzeme vermeyi üstlendiği andan başlayarak tapu kütüğüne tescil olunabilir. Tescilin de yüklenilen işin tamamlanmasından başlayarak üç ay içinde yapılmış olması gerekir (TMK. m. 895/I,II). Bu süre, hak düşürücü nitelikte olup, üç ayın sonunda tescil isteme hakkı düşer. Ancak, tescilin yapılması için alacağın taşınmaz maliki tarafından kabul edilmiş veya mahkemece karara bağlanmış olması şarttır (TMK.m.895/III).

3. Davacı taşeronun alacağı, davalıya ait taşınmazı kiralayan dava dışı … …A.Ş. İle yüklenici olarak sözleşme imzalayan ……Ltd.Şti. ile imzaladığı alt yüklenicilik sözleşmesi uyarınca yapılan imalâtlardan kaynaklanmaktadır. Alt yüklenicinin kanuni ipotek hakkını kullanması için, inşaat nedeniyle alacaklı olduğunun, malik tarafından kabul edilmesi veya bu hususun bir mahkeme ilamına bağlanmış olması gerekmektedir. Dosya kapsamında alacağın kabulüne ilişkin beyan veya mahkeme ilamı bulunmadığından mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı ve feri müdahil vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı harcın temyiz edenden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.