YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/814
KARAR NO : 2023/1148
KARAR TARİHİ : 21.03.2023
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya(Kapatılan) 6. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic Mahk Sıf)
Taraflar arasındaki menfi tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket tarafından 2018/7041 İhale Kayıt numaralı Sakarya Büyükşehir Belediyesi Yol Bakım ve Alt Yapı Koordinasyon Dairesi Başkanlığı Sakarya Muhtelif İlçelere İdare Malı BSK ile Yama Yapım işi ile ilgili olarak sat idare nezdinde iş ve işlemlerin icra edilmesi adına …’ın vekil tayin edildiğini ancak … tarafından 3.kişiler ile müvekkil şirket adına müvekkil şirketin ilgi ve bilgisi dışında sözleşmelerin imzalanmış olduğunu, müvekkil şirket tarafından 3. Kişiler ile müvekkil şirket adına sözleşme imzalama ve taahhüt verme yetkisinin … isimli şahsa verilmediğini, sözleşmenin iki taraflı hukuki bir işlem olduğunu, müvekkil şirketin 27/03/2018 tarihli sözleşme ile sözleşmenin konu edildiği Sakarya 1. İcra Müdürlüğünün 2018/2804 Esas sayılı dosya kapsamında alacaklıya icra dosya kapak hesabında belirtilen 529.012,76-TL bedelle borçlu olmadığının tespitini, davalıların haksız ve kötü niyetli olmaları sebebiyle %20’den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin karşı davalı uhdesinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmede işveren durumunda olan davacı şirketin sözleşme gereği borcunu ödemeyerek borcunu yerine getirmemek için gerçeğe aykırı beyanlarda bulunduğu ve müvekkil şirketin alacağını sürüncemede bırakmış olduğunu, Sakarya Büyükşehir Belediyesi Yol Yapım Şube Müdürlüğü’ne asfalt yol yapım onarım çalışmalarını hangi şirkete ihale edildiğinin, fiilen hangi şirket tarafından çalışmaların yapıldığının sübutu bulması açısından müzekkere yazılmasını talep ettiklerini, tüm bu nedenlerle, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini, davacı borçlunun %20’den az olmamak şartı ile icra inkar tazminatına mahkum edilmesini ve davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Batman 2.Noterliğinin 23/02/2018 tarihli 02611 yevmiye numaralı vekaletnamesi birlikte değerlendirildiğinde; tanzim edilen faturanın davalı şirket ticari defterinde kayıtlı olmadığı, davacı şirketin faturayı Batman 2.Noterliğinin 11.12.2018 tarih ve 17338 numaralı ihtarnamesi ile iade ettiği, iade üzerine faturanın davalı şirket tarafından iptal edilerek kayıtlara alınmadığı, belediyeden gelen yazı cevabında bildirildiği üzere sahada … Asfalt Firması adına çalışmaların yapılarak fiilen tamamlandığı, Batman 2.Noterliğinin 23/02/2018 tarihli 02611 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile dava dışı …’a sözleşme imzalama yetkisi verildiği açık olup, taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında davacının borçlu olduğu anlaşılmakla davanın reddine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin; mahkememizce 26/09/2019 tarihli ara karar ile Sakarya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/184 D. İş- 2019/118 Karar sayılı dosyasında verilen 03/09/2019 tarihinde verilen ihtiyati tedbirin devamına karar verildiğinden davalının kötüniyet tazminatı talebi kabul edilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 27.03.2018 tarihli Sözleşmenin … isimli şahısla imzalanmasının müvekkili şirketi bağlamadığını, müvekkili şirket tarafından 3.kişiler ile müvekkili şirket adına sözleşme imzalama ve taahhüt verme yetkisinin … isimli şahsa verilmediğini, yerel mahkemece …’a verilen yetkiler hususunda yeterli gerekçe ve inceleme yapılmadan hüküm kurma yoluna gidildiğini, yerel mahkemenin gerekçesinde sadece …’a 3.kişilerle sözleşme imzalama yetkisinin açık olduğu şeklinde değerlendirme yapmak suretiyle sonuca gittiğini, davalının 27.03.2018 tarihli sözleşmeye dayanarak müvekkili şirket aleyhine icra takibi başlattığını, davalı vekilince tanık deliline dayanıldığını, tanık deliline muvafakat etmediklerini beyan etmelerine rağmen mahkemece tanıkların dinlenildiğini ve tanık beyanları ile gerekçe oluşturulduğunu, parasal sınırın 2.500,00 TL’yi aşması durumunda tarafların senetle ispat zorunluluğu bulunduğunu, yerel mahkemece aleyhlerine kötü niyet tazminatına hükmedildiğini, ancak dosya kapsamında yapılacak incelemede de görüleceği üzere icra dosyası itirazen değil, ihtiyati tedbir kararına istinaden teminat karşılığında icra takibinin durdurulduğunu, hal böyle iken yasal şartları oluşmayan kötü niyet tazminatının reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yönünde hüküm tesis edilmesinde hukuki isabet bulunmadığını, yerel mahkeme gerekçesinin başında menfi tespit davasında ispat yükünün davacıda olduğunun belirtildiğini ancak bilirkişi raporları ile davayı ispat ettiklerinin göz ardı edildiğini ileri sürerek; izah edilen nedenler uyarınca yerel mahkemece tesis edilen hükmün itirazları uyarınca ortadan kaldırılarak davanın kabulüne dair hüküm tesis edilmesini talep etmiştir.
2.Davalı vekili istinaf ve istinafa cevap dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin 08.03.2021 tarihli gerekçeli kararında yer alan 8 ve 9 numaralı kararlar yönünden istinaf kanun yoluna başvurduklarını, yerel mahkemenin 08.03.2021 tarihli gerekçeli kararında yer alan 8 ve 9 numaralı kararlar yönünden, usule ve yasaya aykırı mezkur kararların kaldırılarak, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafın karara yönelik itirazlarının ve kararın kaldırılmasına yönelik istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Eser sözleşmesinin varlığı davalı alacaklı tarafından, taraflar arasında aktedilen 27/03/2018 tarihli sözleşme uyarınca yazılı belge ile kanıtlanmış olup, yine Belediye yazı cevabı ile davacının almış olduğu ihale işlerinde … ve …’ın işçi ekibi ile birlikte … LTD. ŞTİ adına sahada çalışmalarının olduğu bildirilmekle taraflar arasında eser sözleşmesine konu alt taşeronluk ilişkisinin kabulü isabetlidir. Bu kabule göre de, davacı talebinde sözleşme yapan …’ın sözleşme yapma yetkisi olmadığından borçlu olmadığına karar verilmesi gerektiğini belirtip, dosya içinde yer alan vekaletnamede anılan iş ile ilgili sözleşme yapma yetkisinin bulunduğunun tespiti ve kabulü karşısında, davaya konu sözleşmedeki imzanın şirket yetkililerine ait olmadığından imza incelemesi yapılması gerektiği yönündeki davacının istinaf talebi yerinde görülmediği, davalının hükmün 8. ve 9. Bentlerine yönelik istinafı ise, HMK’nın ihtiyadi tedbire ilişkin düzenlemeleri uyarınca, tedbir kararının, aksi bir düzenleme olmadıkça kararın kesinleşmesine kadar devam olunacağı açık olup, mahkeme tedbirin kararın kesinleşmesine kadar devamına ve dosyaların da aynı şartla iadesine yönelik hükümlerinde de bir isabetsizlik bulunmadığı, açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, bu nedenle inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacının yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine; davalının istinafı kabil olmayan kararı karşı yaptığı istinaf isteminin usulden reddine” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri,
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 470 ilâ 486 ncı maddeleri,
2004 sayı İcra İflas Kanununun 72 nci maddesinin dördüncü fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı şirketin …’a verdiği vekaletname incelendiğinde davalı ile imzalanan sözleşmeyi kapsadığı, vekaletnameye aykırı bir sözleşmenin imzalanmadığı ve davalı lehine hükmedilen tazminatın İİK’nın 72/4 maddesi gereği hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.