YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/823
KARAR NO : 2023/2225
KARAR TARİHİ : 06.06.2023
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/794 E., 2021/1191 K.
DAVALILAR : 1-… 2- … vekili Avukat … 3-… vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 06.04.2017
HÜKÜM/KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/168 E., 2019/366 K.
Taraflar arasındaki istirdat ve alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalılardan … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan … vekili tarafından duruşma istemli temyiz, davacı vekili tarafından temyiz ve davalılardan … ve … İnşaat A.Ş. vekili tarafından katılma yoluyla temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.05.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davalı … vekili Avukat … ile davacı vekili Avukat … gelmiş tebligata rağmen başka gelen olmadığından onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili üniversite tarafından yapılan ihale sonucunda davalı şirket ile 10.04.2014 tarihinde Merkez Kampüsü Yurt Yapıları İnşaatı; 26.02.2015 tarihinde ise Merkez Kampüsü Spor Kompleksi Yapımı İnşaatı için sözleşme imzalandığını, davalı yükleniciye süre uzatımı da verilmesine rağmen, verilen süre içinde işleri tamamlayamadığını, bu nedenle Durum Tespit Tutanakları ile Eksik İşler ve Gerçekleşen İşleri Gösteren Keşif İcmalleri düzenlenerek; Merkez Kampüsü Yurt Yapıları İnşaatı işinin 19.01.2016 tarihli olurla, Merkez Kampüsü Spor Kompleksi Yapımı İnşaatı işinin ise 27.01.2016 tarihli olurla feshedildiğini, sözleşmelerin feshi tarihine kadar yüklenicinin yapılan işlerdeki gecikmeleri nedeniyle Merkez Kampüsü Spor Kompleksi Yapımı İnşaatı yönünden 31.12.2015 – 27.01.2016 tarihleri arası için 84.712,50 TL, Merkez Kampüsü Yurt Yapıları İnşaatı yönünden ise 30.11.2015 – 19.01.2016 tarihleri arası için 171.700,46 TL gecikme cezası tahakkuk ettiğini, her iki iş yönünden kaba inşaatta olması gerekenden yüksek oranlarda pursantaj belirlenmesi nedeniyle Merkez Kampüsü Spor Kompleksi Yapımı İnşaatı yönünden 752.630,46 TL + KDV = 861.009,24 TL, Merkez Kampüsü Yurt Yapıları İnşaatı yönünden ise 58.064,58 TL + KDV = 66.425,88 TL fazla ödeme yapıldığını, sözleşmeler feshedilmeden önce müvekkili üniversite tarafından hakkedişler dışında nakit avanslar da verildiğini, hakkedişler haricinde nakit para ödenirken, müvekkilince talep edildiğinde derhal geri ödenmek üzere vade kaydı içermeyen bonolar tanzim edilmiş olup, bu bonoların bir kısmının, bonoların düzenlendiği tarihlerde şirket yetkilisi olan gerçek kişi diğer davalılar tarafından, şirket kaşesi dışında, açığa imza atılmak suretiyle aval verildiğini, verilen avanslar düzenlenen hakkedişlerden kesilmekte iken, sözleşmelerin feshedilmesi nedeniyle, Merkez Kampüsü Spor Kompleksi Yapımı İnşaatı yönünden 2.367.953,32 TL avans ödemesinin, Merkez Kampüsü Yurt Yapıları İnşaatı yönünden ise 821.756,55 TL avans ödemesinin davalı yüklenici üzerinde kaldığını, davalı yüklenici şirketin müvekkili üniversiteye Merkez Kampüsü Spor Kompleksi Yapımı İnşaatı işinden 3.313.675,06 TL, Merkez Kampüsü Yurt Yapıları İnşaatı işinden ise 1.059.882,89 TL borçlu olup, davalılar … ve …’nın da verilmiş olan bonolardaki aval veren olarak müvekkiline karşı sorumlu olduklarını ileri sürerek, şimdilik Merkez Kampüsü Yurt Yapıları İnşaatı işinden 1.059.882,89TL ile Merkez Kampüsü Spor Kompleksi Yapımı İnşaatı işinden 3.313.675,06 TL olmak üzere toplam 4.373.557,95 TL’nin dava öncesi vazgeçilen takip tarihi olan 21.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan … yönünden şimdilik 1.920.896,13 TL, … yönünden ise şimdilik 700.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere müştereken müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar … İnşaat A.Ş. ve … vekili cevap dilekçesinde; müvekkili davalı şirket ile davacı arasında sözleşmeler imzalandığını, gecikme ile yer teslimi yapılarak işe başlandığını, davacıdan kaynaklanan nedenlerle keşif artışı ve süre uzatımı verildiğini, bir kısım keşif artışlarına süre uzatımı verilmeyerek sözleşmenin davacı yanca haksız şekilde feshedildiğini, davacının sözleşmede kaba inşaata gerekenden yüksek oranlarda pursantaj belirlendiği, buna karşılık ince işlerde olması gerekenden düşük pursantaj belirlendiğinden bahisle fazla ödeme yapıldığı iddiasının sözleşmenin haksız feshinden sonra davacı yanın kötüniyetli yaklaşımı olduğunu, fazla bir ödemenin söz konusu olmadığını, ihalenin 2013 yılı birim fiyatları ile yapıldığını, 2015 yılı piyasa fiyatları ile işe devam etmenin imkansız hale geldiğini, fiyat farkından dolayı oluşan müvekkili şirket zararının giderileceğinin vaat edildiğini, ancak bunun yerine sözleşmelerin feshedildiğini, davacıya verilen bonoların verilme şekli ve taraflar arasındaki işin mahiyeti gereği esasen teminat hükmünde olduğunu, bonolar hakkında kambiyo senetlerine mahsup takip yapılıp vazgeçilmekle müvekkilinin sorumluluğunun son bulduğunu, bir yandan iş bu dava ile müvekkili şirket ile olan yapım sözleşmeleri kapsamında alacak talep edilirken, diğer yandan aynı sözleşmede hiçbir surette yer almayan ve üzerinde müvekkilinin avali bulunan ancak davacı yanca icra takibinden vazgeçilen bir takım bonolar üzerindeki müvekkilinin avali üzerinden …’yı da sözleşmeye dayalı alacak talebinden müteselsil sorumlu ilan etmenin hukuken mümkün olmadığını, üzerine yazılı alacaktan vazgeçilen bir bonodaki aval nedeniyle müvekkili Ali Kotancı’nın sözleşmeden doğan sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, esasen müvekkili şirketin fiyat farkı nedeniyle davacı üniversiteden alacağının olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili cevap dilekçesinde; davacı ile davalılardan … İnşaat A.Ş. arasında düzenlenen sözleşmeler incelendiğinde, sözleşmelerde müvekkilinin şahsi bir sorumluluğunun olmadığının görüleceğini, müvekkilinin sorumlu tutulduğu bonoların ise davalı şirkete verilen avanslar karşılığında tanzim edildiği açıkça beyan edilmiş olup, işbu davanın ise davacının sözleşmelerden kaynaklı olarak davalı şirketten olan alacağının tahsili için açıldığını, sözleşme hükümleri dikkate alındığında, davacının davalı şirketten olan alacağından bonolara dayalı olarak müvekkilinin de şahsen sorumlu olduğunun iddia edilmesinin sözleşme hükümlerine aykırı olduğunu, davacının dayandığı senetlerde müvekkili tarafından atılan imzaların tamamının şirket ünvanı altına atılmış olup, anılan senetlerde açığa atılan imzası bulunmadığından, avalist olarak sorumluluğuna gidilemeyeceğini ve talepte bulunulamayacağını, her halükarda, aval ilişkisi sadece kambiyo hukuku kapsamında ileri sürülebilecek bir husus olup, işbu alacak davasında aval ilişkisinden kaynaklı şahsi sorumluluğa gidilmesinin hukuken mümkün olmadığını, gerek davacının dava dilekçesindeki açıklamaları gerekse davacı ile davalı şirket arasındaki sözleşmelerin 14. ve İdari Şartname’nin 47. maddesi uyarınca verilen avanslara karşılık teminat mektubu alınması gerekli iken, yine İdari Şartnamelerin 28.1. maddesi uyarınca dava konusu teminat senetlerinin alındığının açık olduğunu, her ne kadar dava konusu bonolarda vade bulunmasa da, keşide tarihinden itibaren 1 yıl içinde ödenmek üzere keşideciye ibrazı gerekli olup, bu süre içinde ibraz edilmemesi vadenin geçirilmesi hükmünü haiz olup, bonolar bu sürede ibraz edilmediğinden artık müvekkilinin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, ayrıca, dava konusu bonolarda vade olmamasına karşın, keşide tarihi bulunduğu dikkate alındığında, keşide tarihlerinden itibaren 1 yıl sonra bonoların vadesinin gelmiş olup, TBK’nın 102. maddesine göre mahsup işleminin ilk keşide tarihli senetten başlayarak yapılması, ilk vadesi gelen senede ilişkin mahsup işlemi tamamlandıktan sonra, mahsup işlemine keşide tarihleri dikkate alınarak diğer senetlerle aynı şekilde devam edilmesi gerektiğini, davacı tarafça bu hüküm dikkate alınmadan mahsup hesaplaması yapılmış olup, hesaplamanın da hatalı olduğunu, yine davacının kabulünün aksine 10.03.2015 tarihinde davalı şirkete verilen 800.000,00 TL avansın Merkez Kampüsü Spor Kompleksi Yapımı İnşaatı için değil, Merkez Kampüsü Yurt Yapıları İnşaatı için verildiğini, bu nedenle hesaplamanın da buna uygun yapılması gerektiğini, avans damga vergisinin davalı şirkete ait olacağına dair sözleşme hükmü bulunmadığını, verilen avanslara ilişkin tüm damga vergisinin davalı şirkete yüklenmesi ve bonolar kapsamında dolaylı olarak müvekkiline yüklenmeye çalışılmasının da hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, götürü bedel işte kesin hesap ihaleden önce yapılarak buna göre pursantaj cetvelleri düzenlendiği, keşifteki imalat miktarlarının fiziki yüzde ile ifade edilecek şekilde hesaplandığı, götürü işin sonradan kesin hesabının yapılamayacağı, bazı kalemlerin yapımından idarenin vazgeçmesi halinde yapılmayan kalemin pursantajdan çıkarılacağı, yüklenicinin idarenin hilafına listedeki işi yapmaması halinde bu kalemin giderim bedelinin yüklenicinin hakediş bedelinden düşüleceği, götürü bedel işte fiziki yüzdeye göre değerlendirme yapılacağı, iş sahibinin ihtiyaren keşfi genişletemeyeceği, daraltamayacağı ve pursantaj oranlarını değiştiremeyeceği, spor kompleksi inşaatı ile ilgili olarak, sözleşme bedelinin 6.275.000,00 TL, sözleşme tarihinin 26.02.2015, işyeri teslim tarihinin 02.03.2015, işe başlama tarihinin 02.03.2015, sözleşmeye göre iş bitim tarihinin 04.11.2015 olduğu, 57 takvim günü süre uzatımı verilerek işin bitim tarihinin 31.12.2015 tarihine ötelendiği, 30.11.2015 tarihine kadar yapılan işlerin 8 no’lu hak ediş raporu ile ödeme emrine bağlandığı, buna göre; 30.11.2015 tarihine kadar yapılan imalatların tutarının (KDV hariç) 3.126.443,82 TL olduğu, bununla birlikte daha sonra hesap kesim hak ediş raporu düzenlenerek yüklenicinin yaptığı imalatların tutarının 752.630,46 TL azaltılarak 2.373.813,36TL’sine düşürüldüğü, yurt yapıları inşaatı ile ilgili olarak, sözleşme bedelinin 5.665.000,00 TL, sözleşme tarihinin 10.04.2014, işyeri teslim tarihinin 04.08.2014, işe başlama tarihinin 02.10.2014, sözleşmeye göre iş bitim tarihinin 31.01.2015 olduğu, 250 takvim günü süre uzatımı verilerek işin bitim tarihinin 30.11.2015 tarihine ötelendiği, 23.11.2015 tarihine kadar yapılan işlerin 12 no’lu hak ediş raporu ile ödeme emrine bağlandığı, buna göre; 23.11.2015 tarihine kadar yapılan imalatların tutarının (KDV hariç) 6.141.370,12 TL olduğu, daha sonra pursantaj oranlarında düzenleme yapılarak yüklenicinin yaptığı imalat bedelinin 6.083.305,54 TL ‘ye düşürülerek 58.064,58 TL kesinti yapıldığı, bütün bu hususlar gözönüne alındığında, davacı iş sahibinin davalı şirkete yönelik olarak kapatılmayan avans bedelleri ile usulüne uygun olarak hesaplanmış olan gecikme cezaları dışında fazla ödenen hak ediş isteminde bulunamayacağı, davacı iş sahibinin talebine konu gecikme tazminatı ve avans tutarının; spor kompleksi inşaatı ile ilgili olarak 84.712,50 TL gecikme cezası, 2.367.953,32 TL kapatılmayan avans bedeli, yurt yapıları inşaatı ile ilgili olarak 141.625,00 TL gecikme cezası, kapatılmayan avans bedelinin ise 821.756,55 TL olduğu, diğer davalılar … ve …’nın davacıya verilen bonolar nedeniyle davalı şirketle birlikte kefil olabilecekleri miktarın ise, … yönünden 560.528,70 TL, … yönünden 1.100.000,00 TL olarak hesaplanmış ise de taleple bağlı kalınarak 700.000,00 TL üzerinden davanın sonuçlandırıldığı, senetlerde şirket kaşesi ve yazılı şirket ünvanı dışında açığa atılan imzalar olup, Türk Ticaret Kanunu hükümleri ile Yargıtay uygulamalarına göre davalı gerçek kişilerin avalist sıfatıyla avans kesintileri de dikkate alınarak davacı alacağından sorumlu olmaları gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 3.416.047,37 TL’nin tamamından … İnş. A.Ş. sorumlu olmak, 560.528,70 TL’sinden davalılardan …’nün, taleple bağlı kalınarak 700.000,00 TL’sinden davalılardan …’nın sorumlu olmaları kaydı ile 21.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılardan … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde;hükme esas alınan asıl ve ek bilirkişi raporunda davalılardan …’nün sorumlu olduğu miktarın düşük tespit edilmesine yol açacak şekilde TBK’nın 102. maddesi ve TTK’nın 777. maddesi hükümlerinin hatalı uygulandığını, bonoların hangi iş nedeniyle alındıkları dikkate alınmaksızın hatalı mahsup işlemi yapıldığını, TBK’nın 102. maddesinin “borçlardan hiçbirinin vadesi gelmemişse ödeme, güvencesi en az olan borç için yapılmış sayılır” şeklindeki hükmünün, yani bonoların kefalet içerip içermediğinin dikkate alınmadan mahsup işlemi yapılmasının da yasaya aykırı olduğunu, Yapım İşleri Genel Şartnamesi 40. maddesi hükmü gereği davalı şirkete yapılan fazla ödemelerin şirket yönünden kazanılmış hak olamayacağını, Merkez Kampüsü Yurt Yapıları İnşaatına ilişkin gecikme cezası belirlenirken, kesilmesi gereken günlük cezanın, iş bedelinin keşif artışı ilave işler nedeniyle 6.868.018,35 TL’ye yükseldiği dikkate alınmaksızın, sözleşme bedeli olan 5.665.000,00 TL’nin 0,0005’i üzerinden hesaplanmasının da hatalı olduğunu, vekalet ücretinin hatalı olarak düşük düzeyde tespit edildiğini, hüküm fıkrasında vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil ile davacıya verilmesi şeklinde hüküm kurulmasına rağmen hüküm fıkrası 1. maddesindeki asıl alacak yönünden davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ibaresinin ardından davacıya verilmesi şeklinde ibareye yer verilmemesinin de hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı … vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin sorumlu tutulduğu bonolarda, müvekkilinin açığa atılmış bir imzası bulunmadığını, atmış olduğu imzaların diğer davalı yüklenici şirketin temsilcisi olarak atılmış olup, şahsi sorumluluğuna gidilemeyeceğini, müvekkili tarafından el yazısı ile davalı şirketin ünvanı ve vergi numarası yazılmak suretiyle dava konusu bonoların davacıya teslim edildiğini, daha sonra davacı bonoda kaşe bulunmadığını ve imzaların huzurunda atılmadığını gerekçe göstermek suretiyle şirket kaşesi ile müvekkiline dava konusu bonoların tamamını tekrar imzalattığını, sözleşmelerde müvekkilinin şahsi sorumluluğunun da bulunmadığını, davacı tarafın, dava dilekçesi ile müvekkilini sorumlu tutuğu bonoların davalı şirkete verilen avanslar karşılığında tanzim edildiğini açıkça beyan etmiş olup, işbu davanın ise davacının sözleşmelerden kaynaklı olarak davalı şirketten olan alacağının tahsili için açıldığını, bu açıklamalara göre davacının müvekkilinin avalist sıfatına haiz olduğundan bahisle yapmış olduğu talebin reddine karar verilmesi gerekli iken, kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkeme tarafından davalılardan … İnşaat A.Ş. ve müvekkili … yönünden davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verildiğini, diğer davalı … yönünden ise davanın tamamen kabulüne karar verildiğini, dolayısıyla, davalılardan … lehine davacı talebinin tamamen kabul edilmesi nedeniyle vekalet ücreti takdir edilmemesi gerektiğini, mahkeme tarafından hiçbir ayrım yapılmaksızın tüm davalılar yararına vekalet ücreti takdir edilmesinin hatalı olduğunu, yine ret sebebi farklı olması nedeniyle ayrı ayrı vekalet ücretlerine hükmedilmesi gerekirken tüm davalılar lehine tek bir vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, mahkeme tarafından hükmedilen vekalet ücretinin eksik olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, götürü işin sonradan kesin hesabının yapılamayacağı, bu nedenle kaba inşaat ile ince işler ile ilgili olarak sonradan pursantaj tablosunda değişiklik yapılmasının hiçbir dayanağının bulunmadığı, davacı iş sahibinin davalı şirkete yönelik olarak kapatılmayan avans bedelleri ve her iki iş yönünden talep edilebileceği gecikme cezaları sözleşme hükümlerine uygun olarak hesaplandığı, davalı avalistlerin dava konusu senetler yönünden sorumlu oldukları bedellerin TBK’nın 102. maddesine göre belirlendiği gerekçesiyle davacı vekili ve davalılardan … vekilinin istinaf başvurularının HMK’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı … vekili ve katılma yoluyla … ve … İnşaat A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili ve davalı … vekilinde istinaf dilekçelerinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalılar … ve … İnşaat A.Ş. vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacak nitelikte olduğunu, yeni bir bilirkişi raporu alınarak, tüm hak ediş, iş kapsamı, ödemelerin incelenerek kesin hesabın çıkarılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmelerinden kaynaklanan istirdat ve alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 470 ve devamı maddeleri
3. Değerlendirme
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 361 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca bölge adliye mahkemesince verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalılardan … ve … İnşaat A.Ş. vekili vekilince istinaf edilmediğinden, kararı istinaf etmeyen tarafın temyiz etme hakkı bulunmamaktadır.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince ve davalılardan … vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalılardan … ve … İnşaat A.Ş. vekilinin katılma yoluyla temyiz isteminin reddine,
2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacı ve davalılardan …’den karşılıklı alınarak Yargıtaydaki duruşmada vekille temsil olunan taraflara verilmesine,
Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Aşağıda yazılı harcın temyiz eden davalı …’den alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.