YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/826
KARAR NO : 2023/431
KARAR TARİHİ : 06.02.2023
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/2839 E., 2021/1669 K.
DAVA TARİHİ : 03.01.2017
HÜKÜM : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak (eser sözleşmesinden kaynaklanan) davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin de aralarında bulunduğu arsa sahipleri ile davalı yüklenici arasında imzalanan kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre bağımsız bölümlerin zamanında teslim edilmediğini, sözleşmeye göre 1 no.lu, tapu sicilinde ise 2 no.lu olan zemin kattaki dairenin diğer dairelere göre daha küçük olduğunu, ayrıca bağımsız bölümlerde sözleşmede kararlaştırılandan farklı malzeme kullanıldığını, eksik ve ayıplı işler bulunduğunu, geç teslim, eksik m² ve eksik ayıplı işten kaynaklanan alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan kat karşılığı inşaat sözleşmesinden sonra imzalanan ek protokole göre davacının ödemesi gereken nakit bedeli müvekkiline ödemediğini, inşaata başlanabilmesi için mevcut binanın arsa sahipleri tarafından tahliye edilmesi gerektiğini ancak tahliye ve yer tesliminin çok sonradan yapıldığını, gecikmede müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını, dava konusu inşaatın ise projeye uygun yapıldığını, arsa sahiplerinin ısrarı üzerine binaya otopark yapıldığını, bu nedenle hissede azalma meydana gelmiş ise de bu otoparktan tüm hissedarların yararlandığını, davacıya düşen bağımsız bölümlerin fiilen teslim edilmesi nedeni ile gecikme tazminatı isteyemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait olacak bağımsız bölümün metrajı konusunda sözleşmede bir düzenleme olmadığı, davacıya ait dairenin zemin katta olup, bina girişi nedeniyle daha küçük olmasının fiilen zorunlu olduğu, hatta davacıya teslim edilen dairenin diğer zemin daireye göre 13.77 m² daha büyük olup, birinci kattaki daireye göre 2.35 m² daha küçük olduğu bu durumda davacının aldığı bağımsız bölümün daha küçük olmasından kaynaklanan bir alacağının bulunmadığı, inşaatın ruhsat tarihinin 13/01/2017 olup, tamamlanma süresinin 13/01/2018 olması gerektiği, yapı kullanma izin belgesinin 21/08/2017 tarihinde alındığından geç teslim iddiasının sübut bulmadığı, davalı yüklenici tarafından eksik ve hatalı olarak imal edilen mutfak lavabo bataryası, banyoda duş teknesi ve duş bataryası, kombi, banyo lavabo bataryası, iç kapı imalat farkı, kalorifer peteği, otoparkta güvenlik kamerası, ebeveyn banyosu duş bataryası ve ebeveyn banyosu lavabo bataryası nedeniyle sözleşmeye ve teknik şartnameye aykırı ve eksik imalat bedelinin 5.240 TL olduğu anlaşıldığından bu yöndeki talebin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; davalı yüklenicinin yapı ruhsatı için geç başvuru yaptığını, geç başvuru nedeniyle müspet zararın hesaplanmadığını, arsa sahiplerinin eksiklikleri kendisinin tamamladıklarını, oturma ruhsatını kendilerinin aldığını, zararın bilirkişilerce hesaplanmadığını, davacıya verilen dairelerin m² olarak küçük olup bilirkişilerce keşif arasında ölçüm yapılmadığını, diğer daireler ile aradaki farkın tespit edilmediğini, eksik işler konusunda itirazların dikkate alınmadığını, bilirkişi raporuna yaptıkları itirazların mahkemece değerlendirilmediğini, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ortadan kaldırılmasına karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve taraflar arasındaki sözleşmenin 18/03/2014 tarihli olduğunu ve müvekkilinin 07/08/2014 tarihinde taşınmazı tahliye ederek davalı yükleniciye teslim ettiğini, ancak yerel mahkemece 07/08/2014 tarihinden , yapı ruhsatı tarihi olan 13/01/2017 tarihine kadar geçen sürede müvekkilinin uğradığı zararın hesaplanmadığını, sunulan yapı ruhsatının tarihinin dava tarihinden sonra olduğunu, müvekkilinin yapı kullanma izin belgesini diğer arsa sahipleri ile birlikte kendilerinin masraf yaparak aldıklarını, yüklenicinin yapı kullanma izin belgesi almadan inşaattan ayrıldığını, müvekkilinin arsa payına göre daha küçük bağımsız bölümler aldığını, müvekkilinin zemin kattaki dairesinin karşı daireye, diğer dairesinin de katlardaki dairelere göre daha küçük olduğunun beyan edilmesine karşın keşifte bir ölçüm yapılmadığını, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan gecikme tazminatı, eksik m², eksik ve ayıplı iş alacağının bulunup bulunmadığı hususundadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı TBK’nın 470-486. maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK’nın 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışına kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
3.Davacının da aralarında bulunduğu arsa sahipleri ile davalı yüklenici arasında Karşıyaka 2. Noterliğinin 18/03/2014 t. ve 9959 yevmiye numaralı kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalanmıştır. İnşaat teslim sürtesi ruhsattan itibaren 12 ay olarak kararlaştırılmıştır. Davacı, sözleşmeye göre zemin kattaki 1 no.lu daire ve 1. kattaki 3 no.lu daire olmak üzer toplam iki daire alacaktır.
3.1. Dosya kapsamındaki tapu kayıtlarına göre zemin kat 2 no.lu bağımsız bölüm davacı adına kayıtlıdır. Davacının eksik m² iddiası sözleşmeye göre 1 no.lu ancak tapu kayıtlarında 2 no.lu olarak görünen bağımsız bölüme ilişkindir. Ancak; eksik m² bulunmadığına ilişkin hükme esas alınan 29/07/2019 tarihli bilirkişi raporunda tapu kayıtlarında 1 no.lu bağımsız bölüm olarak yer alan kısım incelenmiş olup her ne kadar sözleşmeye göre davacıya devredilmesi gereken bağımsız bölümün 1 no.lu bağımsız bölüm olsa da tapu kayıtlarında bu bağımsız bölümün 2 no.lu bağımsız bölüm olarak tescil edildiği, sözleşemde belirtilen bağımsız bölüm numarası ile tapu kayıtlarında yer alan numara arasında çelişki bulunduğu, mahkemece bu çelişkiye bir açıklık getirilmediği bu durumda söz konusu çelişkinin giderilerek alanında uzman teknik bilirkişiler ile sözleşme eki kroki, ruhsat eki projelerin değerlendirilerek yerinde keşif icra edilmesi ile eksik m² iddiasının incelenmesi gerekirken yazılı gerekçeler ile bu talebin reddi de doğru olmamıştır.
3.2. Taraflar arasındaki sözleşmenin 18/03/2014 tarihli olduğu, dosya kapsamındaki yapı ruhsatının ise dava tarihinden sonraki 13/01/2017 tarihli olduğu anlaşılmıştır. İnşaatın teslim tarihi ruhsat tarihinden itibaren 12 ay olarak kararlaştırılmış ise de yapı ruhsatının keyfiyete mahal vermeyecek şekilde makul sürede alınıp inşaata başlanması gerektiği kuşkusuzdur. Anılan nedenlerle davacının gecikme tazminatı istemine ilişkin olarak, alanında uzman bilirkişiler vasıtası ile sözleşme imzalandıktan sonra makul yapı ruhsatı alınacak sürenin tespit edilip, davalının geç tahliye ve fiili teslime ilişkin savunmalarının da değerlendirilerek belirlenecek olan teslim tarihi ile dava tarihi arasındaki gecikme tazminatının hesaplanması gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile bu talebin reddi de doğru olmamıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Yukarıda 1. paragrafta açıklanan nedenlerle davacı vekilinin 2. ve 3. paragraf kapsamı dışına kalan sair temyiz itirazlarının reddine, davacı vekilinin temyiz itirazlarının 2. ve 3. paragrafta açıklanan nedenlerle kabulüne, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca KALDIRILARAK İlk Derece Mahkemesi Kararının BOZULMASINA,
Dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesine gönderilmesine,
Temyiz harcı peşin yatırıldığından temyiz edene iadesine,
06/02/2023 gününde oy birliğiyle karar verildi.