Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/857 E. 2023/647 K. 20.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/857
KARAR NO : 2023/647
KARAR TARİHİ : 20.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/8 E., 2021/408 K.
DAVA TARİHİ : 24.07.2017
HÜKÜM : Red

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen alacak (eser sözleşmesinden kaynaklanan) davasında bozma ilamına uyularak verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında Altındağ 4. Noterliği’nin 28.04.2006 tarih ve 11137 yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde … Satış Vaadi ve Daire Karşılığı İnşaat Sözleşmesi ve Altındağ 4. Noterliği’nin 11.05.2007 tarih ve 13111 yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde … Satış Vaadi ve Daire Karşılığı İnşaat Ek Sözleşmesi’ne Muvafakat ve Devir Senedi düzenlendiğini, sözleşme gereğince müvekkili tarafından Ankara Keçiören Bağlum Mahallesi 2601 ada, 2 parsel sayılı taşınmaz üzerinde inşa edilecek yapının 12 numaralı bağımsız bölümünün müvekkiline ait olacağını, buna karşın davalı arsa sahibinin belirtilen bağımsız bölümü dava dışı üçüncü bir şahsa sattığını, satış bedelini de müvekkiline vermediğini, bu konuda davalıya keşide edilen Ankara 9. Noterliği’nin 15.01.2016 tarih ve 01025 yevmiye numaralı ihtarnamesinden sonuç alınamadığını, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile Ankara Keçiören Bağlum Mahallesi 2601 ada, 2 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 12 numaralı bağımsız bölümün karşılık bedeli 5.000,00 TL’nin faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yasal 5 yıllık süre içinde açılmadığını, zaman aşımı def’inde bulunduklarını, esasa ilişkin olarak ise; davaya dayanak yapılan bağımsız bölümün yaklaşık 8 yıl önce yüklenicinin bilgisi ve talimatı doğrultusunda dava dışı üçüncü bir şahsa devredildiğini, müvekkilinin satıştan herhangi bir para almadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 15.11.2018 tarihli ve 2017/367 Esas, 2018/609 Karar sayılı kararıyla; dava konusu 12 numaralı bağımsız bölümün, davacı yüklenici tarafından, iş yaptırılan dava dışı bir taşerona, taşeronun alacağına karşılık olmak üzere verildiği, davalının da, davacı yüklenicinin bilgisi ve muvafakati doğrultusunda bağımsız bölümü dava dışı taşerona devir ve temlik ettiği, davalının yapılan satış işleminden herhangi bir para almadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi (kapatılan) 2019/3426 Esas, 2020/1917 Karar sayılı ve 29.06.2020 tarihli kararı ile;
mahkemece dinlenen tanık anlatımına göre, davaya konu bağımsız bölümün davacı yüklenici tarafından dava dışı taşerona haricen devredildiği, dava dışı taşerondan da tapu malikine haricen satılıp davacının, yüklenicinin talimatıyla tapunun arsa sahibi tarafından dava dışı 3. kişiye devredildiği gerekçesiyle dava reddedilmiş ise de, kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre yükleniciye ait olan diğer tüm bağımsız bölümlerin içinde aynı şekilde devir yapılıp yapılmadığının, bunun dışında yüklenicinin arsa sahibine 12 no.lu bağımsız bölümün tapusunu 3. kişiye devrine dair talimatı ile ilgili adi de olsa düzenlenmiş bir belgenin bulunup bulunmadığının araştırılıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamış, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dinlenen davalı tanıklarının ve Yargıtay bozma ilamı gereğince dinlenen tanıkların beyanlarından açıkça anlaşılacağı üzere, davaya dayanak yapılan Ankara Keçiören Bağlum Mahallesi 2601 ada 2 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 12 numaralı bağımsız bölümün, davacı yüklenici tarafından, iş yaptırılan dava dışı bir taşerona, taşeronun alacağına karşılık olmak üzere verildiği, davalının da, davacı yüklenicinin bilgisi ve muvafakati doğrultusunda bağımsız bölümü dava dışı taşerona devir ve temlik ettiği, davalının yapılan satış işleminden herhangi bir para almadığı, davacı yüklenicinin benzer şekilde sözleşme gereğince kendisine bırakılması gereken bir çok bağımsız bölümü de, alıcıları ile pazarlık yapmak suretiyle arsa sahiplerine sattırdığı, satış bedellerinin tamamını davacı yüklenicinin aldığı dikkate alınarak davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; yalnızca davacının tanıklarının beyanları üzerinden davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, sözleşmeye göre dava konusu 12 no.lu bağımsız bölümün müvekkili davacıya ait olduğunun tarafların kabulünde olduğunu, ancak dosya kapsamında davacı müvekkilinin yazılı talimatı bulunmadan söz konusu bağımsız bölümün davalı tarafından satıldığını, yazılı delil aranması gereken bir hususun tanık beyanları ile ispat edilemeyeceğini, dinlenen tanıkların da müvekkiline düşen bağımsız bölümleri satın alan kişiler olduğunu ve bu bağımsız bölümler için bir uyuşmazlık bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesi niteliğinde olan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan, yüklenici tarafından arsa sahibine karşı açılmış alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 436, 437. maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 353-370 . maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun’un 437 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Taraflar arasındaki sözleşmeye göre davacı yükleniciye 1,2,3,4,5,8,9,10,12,13,15,16,17,20,21 numaralı bağımsız bölümlerin devri kararlaştırılmıştır. 3,8,10,13,15 ve 16 numaralı bağımsız bölümler 17.6.2008 tarihinde … tarafından doğrudan yüklenici firmaya devredilmiştir. 21 numaralı bağımsız bölüm 17.6.2008 tarihi itibariyle yapı kullanma izin belgesi (iskan ruhsatı) alınmadığı için devredilememiştir. Kalan bağımsız bölümlerin ise çeşitli tarihlerde dava dışı üçüncü kişilere devredildiği anlaşılmıştır.

Dava konusu 12 no.lu bağımsız bölüme ilişkin tapu kaydı incelendiğinde; söz konusu taşınmazın davalı … adına kayıtlı iken 25.01.2008 tarihinde dava dışı …’a satıldığı, …’ın davaya bağımsız bölümü 27.01.2015 tarihinde dava dışı Münibe Düzel’e sattığı anlaşılmıştır.

Dosya kapsamında tanık olarak dinlenen … beyanında, bağımsız bölümü satın aldıkları kişinin yüklenicinin bir kısım işini yapan taşeron olduğunu ve bağımsız bölümü iş karşılığı aldığını bildiğini, arsa sahibi …’i sadece tapuda gördüklerini ve satış bedelini taşerona ödediğini ifade etmiştir.
Dosya kapsamında dinlenen 17 numaralı bağımsız bölüm sahibi Vehbi Yalçın yüklenici firmanın dava konusu 12 no.lu bağımsız bölümü taşerona iş karşılığı verdiğini, eski malik …’ın ağabeyi … dava konusu bağımsız bölümü …’ın beyanını doğrular şekilde birlikte satın aldıklarını, söz konusu inşaatta taşeron olarak çalışan ve iş karşılığı 9 numaralı bağımsız bölümü alan …’in dava konusu bağımsız bölümün başka bir taşerona iş karşılığı olarak verildiğini bildiğini beyan ettiği, bozma sonrası dinlenen ve 1 numaralı bağımsız bölümün maliki olan …’in beyanına göre kendisinin de bağımsız bölümü, bedelini yükleniciye ödeyerek arsa sahibinden devraldığını, 2 numaralı bağımsız bölüm maliki olan …’ın da beyanında söz konusu bağımsız bölümün satış bedelini yükleniciye ödediğini, tapuda devri ise davalı arsa sahibi …’in yaptığını beyan ettiği anlaşılmıştır. Bunlarla birlikte 4 ve 5 numaralı bağımsız bölümün de tapu kayıtlarının incelenmesinde, yükleniciye düşen bu bağımsız bölümlerin de maliklerine davalı arsa sahibi … tarafından devredildiği anlaşılmıştır.

Anılan nedenlerle, kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre, yükleniciye ait olan diğer bağımsız bölümler için de benzer şekilde devirlerin yapıldığı ve taraflar arasında güvene dayalı olarak yazılı belge aranmaksızın bir çok satışın yapıldığı, bu hali ile dava konusu bağımsız bölümün de diğer satışlar gibi yüklenici talimatı ile yapıldığı kanaati hasıl olmuştur.

3. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma ilamı gereğince inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,

Karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine,

20/02/2023 gününde oy birliği ile karar verildi.